Sayfa yolu
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında ikinci dalga: Doktor, kameraman ve gazeteci dahil 9 gözaltı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 10.09.2026 , 14:03
MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin yıllar sonra yeniden başlatılan soruşturmada operasyonlar genişliyor.
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın incelemesi sonucunda takipsizlik kararının kaldırılmasının ardından, olay tarihinde cezaevinde görevli ve süreçle bağlantılı isimlere yönelik gözaltı dalgası sürüyor.
Milli İstihrat Teşkilatı'nda görevli Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında AKP-Cemaat ortaklığıyla yürütülen Ergenekon operasyonları sürecinde tutuklanmış ve savunmasına kısa süre kala 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmişti.
Kozinoğlu’nun ölüm nedeni resmi olarak kalp krizi şeklinde açıklanmış ancak zamanda doğru müdahale yapılıp yapılmadığı ve zehirlenme iddiaları kamuoyunda uzun süre tartışma konusu olmuştu. Olayla ilgili 2012 yılında kamera kayıtları ile tıbbi belgeler incelenmiş, cezaevi personeli ile koğuş arkadaşları ve eşinin ifadelerine başvurulmasının ardından takipsizlik kararı verilmişti.
Doktor, kemeraman, gazeteci, ambulans şoförü...
Geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyanın Adalet Bakanlığı’na bağlı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nca yeniden incelendiğini ve takipsizlik kararının bozulduğunu duyurmuştu. Bu gelişme üzerine yeniden soruşturma başlatılmış ve olay tarihinde cezaevinde görevli 11 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.
Soruşturmanın ikinci dalgasında bugün 9 kişi daha gözaltına alındı.
Şüpheliler arasında Doktor Turgay Tamer, kameraman İdris Tiftikci, gazeteci Selahattin Günday, ambulans şoförleri Ahmet Göksel Erdoğan ve Mahmut Arslan ile Adli Tıp Kurumu personelleri Özlem Uslu Öz, Emre Atmaca, Tuba Koç ve Nesrin Kaya Altınova yer aldı.
İktidarın sansür kararı sonrası açtığımız yeni X hesabımızı https://x.com/soLHaber2026 adresinden takip edebilirsiniz. Bu saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Yanımızda olmak, desteğinizi sunmak için soL'a abone olun.
'Gözaltı kararını anlamlandırmakta güçlük çekiyoruz'
Gözaltına alınan gazeteci Selahattin Günday’ın durumu avukatı Hüseyin Ersöz, gözaltı kararına itiraz edeceklerini belirterek, şu açıklamayı yaptı:
İsminin ‘Kaşif Kozinoğlu soruşturmasıyla’ anılmasını garipsediğimizi ifade etmek isteriz. Selahattin Günday, Kaşif Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği süreçte birçok gazeteci gibi haberlere imza atmış ve kamuoyunun yakından takip ettiği olay hakkında objektif gazetecilik örneği sergilemiştir. Bu konuya dair, Kaşif Kozinoğlu’nun Avukatı Hüseyin Derin Yarsuvat’a ulaşmış ve onun görüşlerini de haberleştiren ilk gazeteci olmuştur. Bir gazetecinin, sabahın ilk ışıklarıyla gözaltına alınmasını ve adının faili meçhul bir cinayet soruşturmasıyla yan yana getirilmesini gerçeklerin ortaya çıkmasına uygun bir yaklaşım olarak görmüyoruz.
Kozinoğlu'nun kayıp mektubunu haberleştirmişti
Uzun yıllar Doğan Haber Ajansı'nda adliye muhabirliği yapan gazeteci Selahattin Günday, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünün ardından süreci yakından takip ederek dönemin avukatı Hüseyin Derin Yarsuvat’ın görüşlerini kamuoyuna aktaran ilk gazeteci olmuştu.
Günday 2011 yılında yayımlanan haberinde, "Kaşif Kozinoğlu’nun ölmeden önce avukatı Hüseyin Derin Yarsuvat’a mektup yazdığı ortaya çıktı. Ölümünden sonra cezaevinden eşyaları alındı ancak mektup bulunamadı. Yarsuvat, 'Ölümünün ardından Kozinoğlu’nun bana yazdığı özel mektuba cezaevi savcılığı el koymuş' diye konuştu" ifadelerine yer vermişti.
Aynı haberde Yarsuvat’ın Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin değerlendirmeleri de yer almıştı.
Yarsuvat, "Kozinoğlu’nun kalp krizi geçirdiğine dair şüphem yok. Ancak kalp krizini geçirmesinde tetikleyici olan nedir? Kalp krizi geçiren kimse bu kadar bekletilmez" sözleriyle durumdaki soru işaretlerine dikkat çekmişti. O dönem Silivri Cumhuriyet Savcılığı, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin koğuş arkadaşlarının yanı sıra Silivri Devlet Hastanesi'nde müdahalede bulunan doktorların da ifadelerine başvurmuştu.
Mezarı açılacak
Yeniden ele alınan soruşturma dosyasında güvenlik kamerası kayıtlarına yönelik yeni iddialar da değerlendiriliyor. Kozinoğlu'nun fenalaşmasının ardından koğuştaki acil durum butonuna basıldığı, ancak dönemin infaz koruma memuru Ferhat Veysi Gül'ün alarma müdahale etmek yerine radyonun sesini yükselttiği öne sürülüyor.
Bu durum nedeniyle yardım çağrısının diğer görevliler tarafından geç fark edildiği iddiaları araştırılırken, 2013 yılında gardiyanlık görevinden istifa eden Gül'ün Gülen Cemaati'ne mensup olduğu ve 15 Temmuz darbe girişiminden 17 gün sonra Atatürk Havalimanı üzerinden Fransa'ya firar ettiği tespit edilmişti. Gül hakkında 2021 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklamaya yönelik kırmızı bülten çıkarıldığı biliniyor.
Öte yandan, 15 yıl sonra raflardan indirilen soruşturma dosyasında geçtiğimiz günlerde dikkat çeken bir diğer karar alınmış, Kozinoğlu’nun mezarının açılmasına (feth-i kabir) karar verildiği duyurulmuştu.
İktidara yakın Sabah gazetesinin aktardığı bilgilere göre, önümüzdeki günlerde İstanbul Ümraniye Hekimbaşı’ndaki mezar açılacak. Mezardan alınacak doku örnekleri üzerinde, cezaevinde farklı bir ilaç verilip verilmediği, ölümünden hemen önce talep ettiği coraspin ve vitamin hapına yönelik ayrıntılı toksikolojik ve kimyasal incelemeler gerçekleştirilecek.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.