Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kartalkaya yangını davası: Otel patronundan 'Yanılma nedenim bakanlık raporu' savunması

Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de çıkan yangına ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. Tutuklu otel sahibi Halit Ergül'ün “Ben yanıldım. Yanılma nedenim de oteli denetleyen Turizm Bakanlığı’nın raporu ve enerji şirketinin yeterli denetim yapmaması” savunması dikkat çekti.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 22.09.2025 , 23:59 Güncelleme Tarihi: 23.09.2025 , 00:18

Bolu Kartalkaya’da bulunan Grand Kartal Otel’de, 21 Ocak’ta meydana gelen yangın faciasına ilişkin, 19’u tutuklu toplam 32 sanığın yargılanmasına Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce devam ediliyor.

78 kişinin yaşamını yitirdiği, 133 kişinin yaralandığı yangına ilişkin davanın ikinci duruşması başladı. Taraf ve izleyicilerin fazla olması nedeniyle duruşma, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi spor salonunda hazırlanan duruşma salonunda yapıldı.

Sanıkların dinlendiği duruşmada, tutuklu otel sahibi Halit Ergül'ün “Ben yanıldım. Yanılma nedenim de oteli denetleyen Turizm Bakanlığı’nın raporu ve enerji şirketinin yeterli denetim yapmaması” savunması dikkat çekti.

Duruşmaya yarın saat 09.00'a kadar ara verildi.

Dosyalar birleştirildi, sanıklar savunma yaptı

ANKA'dan Esra Tokat'ın aktardığına göre Mahkeme Başkanı, dört yaralı için hazırlanan iddianamenin ana dosya ile birleştirildiğini bildirdi. Ardından birleştirilen ek dosyaya ilişkin sanıkların savunmalarına geçildi.

Gazelle Otel Müdürü Ahmet Demir, “Savcılık beni kurban olarak seçmiştir. Ben Gazelle otelin genel müdürüyüm. Adalet makamı eksik bilgilerle kimseyi suçlu ilan etmemelidir. Benim yanan Grand Kartal Otel’de bir sorumluluğum olmadığı ortaya çıkmıştır” dedi.

FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi çalışanı tutuksuz sanık Aleyna Beşinci, ek beyanı olmadığını bildirdi. FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi sanık Ali Ağaoğlu ise savunmasında, “Bizim bir sorumluluğumuz yok. Sürdürülebilir turizm sertifikası veriyoruz, yangına ilişkin bir denetim yapmıyoruz. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi istiyorum” ifadelerini kullandı.

Tutuksuz sanık otelin teknik görevlilerinden Bayram Ütkü de “Yangının çıkmasına ilişkin hiçbir sorumluluğum yoktur. Herkesi kurtarmaya çalıştım. Ben de yaralandım, yoğun bakımda tedavi gördüm. Üstüme atılı suçlamayı kabul etmiyorum” şeklinde savunma yaptı.

Mahkeme Başkanı’nın “Elektriği kesmene yönelik bir talimat geldi mi?” şeklindeki sorusuna Ütkü, “O gün zaten çok kalabalıktı. AFAD ya da İtfaiye ‘elektriği kesin, müdahale edeceğiz’ dedi” yanıtını verdi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Bu kurumlardan yanıt geldi, böyle bir talimat vermediklerini bildirdiler” dedi.

'İhmal ettiğim bir görev dahi bulunmamaktadır'

Hakkında denetimlerde dikkatsiz ve tedbirsiz davrandıkları gerekçesiyle taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan ceza istenen tutuklu sanık Bolu İl Özel İdaresi personeli Bünyamin Bal, “Yapılan denetimler neticesinde tarafıma sunulmuş bir resmi yazı, yaptırım içeren bir teklif sunulmamıştır. Dolayısıyla tarafıma sunulmayan ve haberim olmayan bir şeyden sorumlu tutulmam mümkün değildir. Grand Kartal Otel yangını ile ilgili illiyet bulunduracak hiçbir eylemim bulunmamaktadır. Personel alma konusunda da hiçbir yetkiye haiz değilim. Sıfır illiyet mertebesinde bir insanım ve 8 aydır da hapis yatmaktayım. Bırakın taksiri, ihmal ettiğim bir görev dahi bulunmamaktadır. Bu yüzden tahliyemi ve beraatimi istiyorum” şeklinde savunma yaptı.

Tutuklu sanık muhasebe müdürü yardımcısı Cemal Özer, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini ifade ederek, tahliyesini ve beraatini talep etti. Tutuklu sanık Özer’in avukatı savunmasında, “Mehmet Salun’a itfaiye eksiklikleri tespitlerini İsmail Karagöz’e verip vermediğinin sorulmasını talep ediyorum” dedi. Bunun üzerine tutuklu sanık muhasebe müdürü yardımcısı Mehmet Salun, “Belediyenin tespit ettiği eksiklikleri ben bildirdim, dedim. İsmail Karagöz’e verdim. Ancak bunun kanıtlanacağını düşünmediğim için mahkemede ‘vermedim’ dedim” şeklinde konuştu.

'Hiçbir sorumluluğum yoktur' sözlerine ailelerden tepki: 'Utanmıyor musun?'

Tutuklu sanıklardan otelin yönetim kurulu üyesi ve tutuklu otel sahiplerinin kızı Ceyda Hacıbekiroğlu, yangından 3 gün sonra kurulan “İş güvenlik acil yapılacak durumlar” WhatsApp grubunda otel çalışanlarına talimatlar verdiğinin ortaya çıktığı haberler hakkında savunma yaptı.

Hacıbekiroğlu, “Olaydan sonra babam tutuklanınca bana haber gönderdi. İş başa düştü ne yapılması gerekiyorsa yapılsın denildi. Depremden sonra nasıl binaların sağlamlığı kontrol ettiriliyorsa bizde de yangından sonra da kontrol yapıldı. Babam da olmadığı için bir WhatApp grubu kurdum ve mecburen gruba katılmış oldum. Diğer otelle ilgili yapılması gereken ne varsa yapılsın dedim. Grand Kartal otel ile ilgili benim hiçbir sorumluluğum yoktur bu yüzden tahliyemi istiyorum” şeklinde savunma yaptı.

Ardından müştekiler, Hacıbekiroğlu'na, “Utanmıyor musun, hala nasıl sorumluluğum yok diyorsun” diyerek tepki gösterdi.

'Ses çıkartsanız bizim canlarımız yaşayacaktı'

Grand Kartal Otel’in sahibi Halit Ergül’ün damadı ve otelin yönetim kurulu üyesi tutuklu sanık Emir Aras, “Ben bu otelde yangının hızla yayılacağını bilsem kendi çocuğumu, eşimi otelde kaldırır mıyım? Ben kendim kalır mıyım? Görüntülerin çıkacağını biliyorum, ben bağırdım sandım, öyle hatırlıyorum. Çıkarken ‘yangın var’ diye bağırdım. Kamera bizi arkadan çekiyor. Koridorun sonunda duman var ben o dumana odaklanmışım. Hatta konuşma kayıtlarında çıktı ben ‘alarmı öttürün’ demişim. Bunu hatırlamadığım için mahkeme huzurunda dememiştim ama kayıtlarda çıktı” dedi. Aras'ın sözlerine müştekiler, “Ses çıkartsanız bizim canlarımız yaşayacaktı. Katiller” diyerek tepki gösterdi.

Tutuklu sanık Emir Aras, “Mutfakla ilgili eksiklikler vardı. Bunu çıkarttık. Hatta Reşat Usta’nın istediklerinden fazlasını almıştık. Gümrükteydi. Ödemeleri de yapıldı, hepsi bu yıl değişecekti” dedi.

'Müvekkilim fiilen karar alma mercisi değildir'

Aras’ın avukatı ise “Müvekkilimin ne denetim başvurusunda ne de geri çekilmesinde bir dahli yoktur. Karar aşamasında da bir dahli yoktur. Kaldı ki oteldeki eksikliklerin sonradan giderilebilmesi müvekkilimin olduğu aşamalarda değil. LPG tesisatı otelin inşa aşamasında yapılmıştır. Dolayısıyla müvekkilim sorumlu tutulmamalıdır. Müvekkil çatı şirketin müdürüdür. Yangının gerçekleştiği şubenin genel müdürü ise Halit Ergül’dür. Fiilen de karar alma mercisi değildir. Olası kast, bilerek ve bir sonucu öngörerek bir olaya kayıtsız kalmayı ifade eder. Müvekkilimin olası kastı yoktur” dedi. Avukat, esas hakkındaki savunmalarına hazırlanmak için süre istedi.

'Yanılma nedenim Turizm Bakanlığı'nın raporu ve enerji şirketinin yeterli denetim yapmaması'

Tutuklu sanık otelin yönetim kurulu üyesi ve otel sahibi Halit Ergül’ün eşi Emine Mürtezaoğlu, “Diyecek ek bir şeyim yoktur. Önceki beyanlarımı tekrarlarım” dedi. 

Duruşmada söz alan yangında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, “Bu otelin gerçek sahibinin Emine hanım olduğunu Bolu’daki sağır sultan bile bilir ama Sayın Savcılık bilmemiş. Olası kastla yargılanacak olan tek bir sanık varsa bu dosyada Emine Hanım’dır. Emine Hanım otelin asıl sahibidir. Halit Ergül garsondur” diye konuştu.

Tutuklu sanık otel sahibi Halit Ergül daha önceki beyanlarını tekrar ettiğini bildirdi ve “Eğer ben bu olayın olabileceğini bilseydim ne otelde konaklayan misafirleri ne eşimi ne de çocuğumu kaldırırdım. Ben bu oteli kendim kapatırdım. Ben yanıldım. Yanılma nedenim de oteli denetleyen Turizm Bakanlığı’nın raporu ve enerji şirketinin yeterli denetim yapmaması” savunmasını yaptı. Ergül’ün sözlerine müştekiler, “Katilsiniz siz” diyerek tepki gösterdi.

'Bakanlık yetkilileri denetime gelmeden haberdar ediliyor musunuz?'

Müşteki avukatının “Otelinizde kalan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerinden hesap alınmaması yönünde talimatınız var mı?” şeklindeki soruya Ergül, “Hatırlamıyorum” yanıtını verdi.

“Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri denetime gelmeden haberdar ediliyor musunuz?” sorusuna, “Hayır, geldiklerinde öğreniyorum” şeklinde yanıt veren Ergül, müşteki avukatının, “Ancak WhatsApp grubunda ‘denetim için yola çıkmışlar geliyorlar’ şeklinde mesaj var. O halde nereden haber alıyorsunuz yola çıktıklarını” şeklindeki sorusunu ise yanıtsız bıraktı.

'Neden tutukluyum bilmiyorum'

Tutuklu sanıklardan Eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, “62 yıllık ömrümde, 39 yıllık memurluk hayatımda tek bir hatam yoktur. Burada da suçum nedir, neden tutukluyum bilmiyorum” dedi. Tutuklu sanık Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli de önceki ifadelerini tekrar ettiğini ifade etti.

Bolu Belediyesi İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun, “Avukatımın araştırmaları sonucunda yangın uygunluk belgesi başvuru iptal sürecinin sadece olaya konu otelde olmadığı saptanmıştır. Ben bu iptal sürecinde anneannem vefat ettiği için izinde olduğum sürece denk gelmiştir” dedi.

'Maddi gerçeğe ulaşmadan alelacele bu yargılamanın bitirilmesi tepki çekecektir'

Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, “Görmediğim ve bilmediğim eksikliklerin risk değerlendirmesini yapmam mümkün değildir. Tarafıma bir bilgi verilmemiştir” savunmasını yaptı. 

Sanık Gülener’in avukatı Devrim Güngör ise “Dosyaya yeni giren belgeler ve bilgiler daha tartışılmamışken esas hakkındaki mütalaanın bu kadar hızlı verilmesi mahkemenin zaten kararını verdiğinin göstergesidir. Burada şekli yargılamadan bile söz edilemez. Bu acelenin sebebi ne olabilir diye düşünüyoruz. Maddi gerçeğe ulaşmadan alelacele bu yargılamanın bitirilmesi kamuoyunda da tepki çekecektir. Öte yandan arama kararı çıkartılmadan müvekkilimin evinde arama yapılması ve elektronik eşyalarına el konulması usulen hatalıdır. Öte yandan mütalaa idarenin adli para cezası ile kurtulmasına yol açacak niteliktedir” beyanında bulundu. 

Emir Aras'ın evinin aranmasına bir başka sanık avukatı dahil olmuş

Müşteki avukatı Onur Fırat Kaynun, “Otelin teknik görevlilerinden Tahsin Pekcan’ın avukatı Özge Okan, Emir Aras’ın 30 Temmuz’daki ev aramasına katılmıştır. Biz burada çıkar çatışması ya da kolektif bir savunmanın örüldüğünü düşünüyoruz. Mahkemenin bu durumu değerlendirmesini istiyoruz” dedi. 

Ardından söz alan avukat Okan, "İddia edildiği gibi ben arama esnasında fiili olarak orada değildim. İmza atılacaktı, sadece onu attım. Bu bir arama kararı değildir. Meslektaşım olan avukatının rahatsız olması ve benden rica etmesi nedeniyle orada bulundum” dedi.

Söz konusu tutanakta, “Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yazısına istinaden ekip aracı ile mahkeme evrakındaki adrese gidildiğinde adresin kapalı olduğu görülmüş, site yönetimi ile yapılan görüşmede bahse konu ikamette Emir Aras’ın eşi ve bir çocuğu ile beraber oturduğu fakat Emir Aras’ın ve eşinin cezaevinde olduğu, çocuklarının ise Emir Aras’ın ablasında kaldığı bilgisi edinilmiş, akabinde adrese gelen ve ikamet adresinin anahtarına hamil olan Avukat Özge Okan evde Emir Aras’a ait herhangi bir telefon olmadığını beyan etmiş ve tarafımıza teslim yapılmamıştır” ifadelerine yer verildiği görüldü.

Emir Aras'ın ev aramasında olan avukat davadan azledildi

Mahkeme Başkanı ise söz konusu durumda menfaat çatışmasının olduğu ihtimaline karşı sanık Tahsin Pekcan’a bir başka avukatın atanmasına ilişkin ara kararı okudu.

Tutuklu sanık Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan, “İtfaiye ve ilgili bakanlıklara verilir yangına ilişkin denetim. Benim denetimimde değildir” savunmasını yaptı.

Duruşmaya yarın saat 09.00'a kadar ara verildi.

Soruşturma taleplerine yanıt vermiyorlardı: Kartalkaya yangınında iki bakanlık için yargı yolu açıldı
bolu

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.