Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Karabulut ailesinin avukatı duyurdu: Cem Garipoğlu'nun mezarı açılacak

17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver Karabulut'u vahşice katleden Cem Garipoğlu'nun mezarı açılacak. Karabulut ailesi Garipoğlu'nun cezaevinden kaçırıldığına inanıyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 26.09.2024 , 14:45 Güncelleme Tarihi: 03.10.2024 , 16:07

2009 yılında 17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver Karabulut'u Garipoğlu ailesine ait İstanbul Bahçeşehir'deki villada vahşice katleden ardından cezaevinde intihar ettiği açıklanan Cem Garipoğlu'nun mezarının açılacağı duyuruldu.

Mezarın açılmasını Garipoğlu'nun yurtdışına kaçırıldığı iddiaları üzerine Münevver Karabulut'un ailesi talep etmişti.

Haberi sosyal medya hesabından paylaşan Karabulut Ailesi'nin avukatı Rezan Epözdemir, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın taleplerini kabul ettiğini, fethi kabir işleminin yapılmasına karar verdiğini belirtti. Epözdemir, konuyla ilgili Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na talimat yazıldığını ifade etti.

"Halkımızın önemli ölçüde ikna olmadığı bu muamma bu suretle giderilmiş olacak" diyen Epözdemir şunları kaydetti:

"Münevver Karabulut cinayeti, Türkiye'de kadına şiddet ve kadın cinayetleri bakımından toplumsal farkındalık ve fikri takip oluşması açısından son derece önemli ve emsal mahiyette bir cinayettir.

Yıllardır devam eden hukuki mücadelemiz neticesinde, Sayın Başsavcılığın vermiş olduğu bu karar son derece önemli önemli ve sevindiricidir. Sayın Başsavcılığa müvekkil aile adına teşekkür ediyorum. Kamu vicdanının rahatlaması ve maddi gerçeğin ortaya çıkması için fethi kabir işlemi ve hukuki süreç tarafımızca etkili bir şekilde takip edilecektir."

Ne olmuştu?

2009'da Bahçeşehir'de Garipoğlu ailesine ait villada öldürülen Münevver Karabulut'un parçalanmış cesedi Etiler'de bir çöp konteynerinde bulunmuştu.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Kasım 2011'de Münevver Karabulut'u öldürdüğü gerekçesiyle Cem Garipoğlu'nu 24 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Garipoğlu'nun 10 Ekim 2014'te kaldığı Silivri 5 No'lu Cezaevi'nde intihar ettiği ifade edilmişti.

Yapılan otopsinin ardından Garipoğlu toprağa verilirken, aileden alınan DNA örneklerinin de bu kişiyle uyuştuğu kaydedilmişti.

Ancak Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut Cem Garipoğlu'nun cezaevinde intihar etmediğini, kaçtığını veya kaçırıldığını iddia ederek avukatı Dr. Rezan Epözdemir aracılığıyla Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu.

Süreyya Karabulut, kızının "Garipoğlu ailesinin bir sırrını öğrendiği için öldürüldüğünü düşündüğünü" söylemiş cinayetin aydınlatılmasının ülkede pek çok zenginin işine gelmeyeceğine dikkat çekmiş ve suçun kesinlikle yalnızca Cem Garipoğlu tarafından işlenmediğini, organize bir suç olduğunu ve Cem'in de bu organize suçun bir parçası olarak saklanıyor olduğunu dile getirmişti.

Garipoğlu ailesinin öyküsü

Garipoğlu ailesinin işçi düşmanlığı Türkiye çapında nam salmış durumda. Handan, Hayyam, Nizam ve katil zanlısı Cem'in babası Nida olmak üzere dört kardeş olan Garipoğulları'nın babası Kasım, ailenin tekstil sektöründeki fabrikalarında sendikayla anlaşmazlıklarda takındığı tavizsiz tavırla dikkat çekiyor. Öyle ki, Kasım Garipoğlu hakkında, gazetelerde, işçilerle uzlaşmak yerine "gerektiğinde şalter indirip fabrikayı kapatır" gibi tanımlar yazılıyor.

Kasım Garipoğlu aynı zamanda hakim. Kendisi hukuk fakültesinden mezuniyeti konusunda "diplomamı yırtsalar kimseyi dava etmem çünkü sınavdan sınava giderdim okula" diyor ama mezun olduktan sonra önce hakimlik, sonra avukatlık yapıyor. Ailenin kanunla başı her belaya girdiğinde işin hukuki boyutuyla ilgilenmekten ibaret değil Kasım Bey'in hukukçuluğu. Hukuki boşlukları kullanma, kanundışı işler ve ilişkiler konusunda benzerlerinden daha cesur davranmak gibi ek getirileri de var.

Babası tarafından "İstanbul'u ver, İzmit'i de ister. İzmit'i ver, 'Bilecik de benim olsun' der. Hep büyüme isteği vardır..." diye anlatılan Hayyam Garipoğlu ise direnişteki işçilerin üzerine parayla tutulmuş adam saldırtacak kadar işçi düşmanı. 2006 yılında, önceden Rabak tesislerinin bir parçası olan AL-CO Alüminyum Bakır ve Madencilik San. Tic. A.Ş.'de (AL-CO Tencere) Birleşik Metal-İş Sendikası'na üye olan işçilere, önce sendikadan istifa etmek için zor kullanarak baskı yapan, sonra da işten atan Hayyam Garipoğlu, aileye ait Adana ve Lüleburgaz'daki fabrikalardan getirdiği kişileri de fabrikada direnişte olan sendikalı işçilerin üzerine saldırtmıştı.

POAŞ, Sümerbank ve Nesim Malki cinayeti

Garipoğlu ailesinin en büyük patronlar arasına katılma konusundaki en önemli hamlesi, Hayyam Garipoğlu'nun 1998 yılında Petrol Ofisi A.Ş.'nin (POAŞ) özelleştirme ihalesine girmesiyle oldu. Daha sonra iptal edilen ihalede Garipoğlu en yüksek teklifi vermiş, ancak ihale üçüncü gelen Çörtük-Ciner grubuna verilmişti. Garipoğlu yıllar sonra TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nda Mesut Yılmaz'ın yeğeni ve Global Menkul Kıymetler Şirketi'nin sahibi Mehmet Kutman'ın kendisini ihale öncesinde arayıp ihaleye girmemesi yönünde uyardığını iddia etmiş, "ANAP lideri ve ekibinin hedefi haline geldim. POAŞ'ı 570 milyon dolara kapatmak istiyorlardı. Fiyatı 1 milyar 10 milyon dolara çekince aradaki fark bana ödettirildi. Türkiye hukukun egemen olduğunu biliyordum ama bu süreçte mafyanın egemenliğine tanık oldum" şeklinde konuşmuştu.

Daha sonra özelleştirilen Sümerbank'ı satın alan Hayyam Garipoğlu, Nesim Malki cinayetinde azmettiricilik suçlamasıyla tutuklanmış, bu sırada mudilerin hücumuna uğrayan Sümerbank'a da el konmuştu. Malki cinayetinden suçsuz bulunan Garipoğlu hakkında, Sümerbank'ı 320 milyon dolar hortumlamaktan ayrıca dava açılmış, Garipoğlu bu davadan 18 ay hapis yattıktan sonra 2002 yılının Nisan ayında tahliye olmuştu. Ayrıca öldürülen Nesim Malki'nin, Sümerbank'ın gizli ortağı olduğu iddia edilmişti. Garipoğlu'nun ismi ayrıca Türkbank davasına da karışmıştı.

Mesut Yılmaz ile Garipoğlu ailesi arasındaki düşmanlığı şiddetli bir iç rekabet olarak değerlendirenler de var. Yılmaz'ın yeğeni Mehmet Kutman İsrail'in ve aslında dünyadaki Yahudi sermayesinin en güçlü isimlerinden Ofer'in Türkiye temsilcisi gibi çalışıyor. Garipoğlu ailesinin ise daha sonra büyük olasılıkla baskılar nedeniyle ihtilafa düşseler de Nesim Malki'nin parasını dolaşıma soktuğu belirtiliyor. Tüm bu kirli ilişkiler yıllardır süren davalara rağmen tam olarak aydınlatılmış değil.

Bunca şaibenin ortasında 1998 yılında Garipoğlu ailesi bir kamu işletmesi olan Eti Holding ile birlikte Hidrojen Peroksit A.Ş.'yi kuruyor. Alıcısı hazır, Eti Holding, ağartıcı üretmek üzere. Ne o yıllarda ne de davaların sürdüğü 2000'li yıllarda kimse bu yatırımı ne sorguluyor ne de takibe alıyor.

2004 yılında TMSF ile yaklaşık 375 milyon dolarlık bir geri ödeme protokolü imzalayan Garipoğlu ailesi, bu ödemeyi sahip oldukları Burgaz Rakı üzerinden sağlama hesabını yapıyordu. Ancak daha sonra Burgaz Rakı'da da şişelerin yanlış bandrollenmesi yoluyla vergi kaçırıldığı tespit edildi.

Ailenin çürümüşlüğü Münevver'in öldürülmesinin ardından azalmak yerine arttı

Garipoğlu'nun yaşadıkları, hem çok kirli işlere bulaştıklarını, hem de patronlar arası çekişmeler sırasında bir tasfiye operasyonuna uğradıklarına işaret ediyor. Bilhassa Hayyam Garipoğlu için öteden beri "Her şeyi tam anlatsa kendisi için de faydalı olacak" deniyor ancak Garipoğlu'nun, kaleme aldığı ve mahkûmiyet sürecini anlatan "Sus Konuşma" isimli kitabında bile pek çok gerçeği dile getirmekten kaçındığı söyleniyor.

Sümerbank davasında Hayyam Garipoğlu ile birlikte baba Kasım ve katil zanlısı olarak aranan Cem'in babası Nida da dahil olmak üzere diğer kardeşler de yargılandı. Ayrıca ailenin tüm işlerinin ortak yürütüldüğü belirtiliyor.

İnsana değer vermeyen bir emek düşmanlığıyla bezeli bu öykü, Münevver Karabulut'un öldürülmesiyle "sapkın" bir hale geliyor. Ailenin çürümüşlüğü Karabulut’un katledildiği koltuğu atmak yerine temizlettirip, cinayetin her yıldönümünde hep birlikte o koltukta poz vermeye kadar varıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.