Sayfa yolu
Kalkandelen: Sermaye sınıfı laikliği satmıştır
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 19.11.2023 , 21:34 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İstanbul Beyoğlu'nda bulunan Divriği Kültür Derneği’nde gazeteci-yazar Zülâl Kalkandelen’in “Cumhuriyet’in 100. yılında Laiklik ve Kadın Hakları” başlıklı söyleşisi gerçekleştirildi.
Kadınlar açısından çok karanlık bir dönemden geçildiğini söyleyen Kalkandelen, TBMM’nin yeniden gündemine giren anayasa değişikliği tartışmalarının hedefinde medeni kanunun olduğuna işaret etti.
Laiklik karşıtlığının yükselişe geçtiğini kaydeden Kalkandelen, bu yükselişin sebeplerinden birinin de 6’lı masanın bu alandaki sessizliği olduğunu belirtti.
6’lı masanın parçası olan siyasi partilerin “özgürlükçü laiklik” kavramını yeniden gündeme getirdiğini hatırlatan Kalkandelen, bu kavramın daha önce Erdoğan tarafından kullanıldığına dikkat çekti.
Kalkandelen ”Laiklik, bilime dayanır ve dogmaları reddeder. Benim laiklikten anladığım, inanmama özgürlüğünün de garanti altına alınması ve bu sayede egemenlerin baskısının kırılması... Bunlar söylenmeyince birileri çıkıp ekonomide nas diyor. Her yere dini referanslar sıkıştırılıyor. Son 20 yılda yapılan şey bu" dedi.
Sermayenin laikliğe yaklaşımına dair ise Kalkandelen şunları söyledi:
"Şirketler görkemli reklamlar yayımladı, alkışlandılar, şimdi o da bitti. Laikliğe en büyük ihaneti sermaye sınıfı yapmıştır. Yuvarlamadan bunu söylemek zorundayız. Sermaye sınıfı laikliği satmıştır. Neden siyasal islama destek verdi sermayedarlar? İşçi sınıfının önünde barikat kurmak için laikliğe karşılar.”
Kalkandelen, sermaye sınıfına karşı çıkarken tarikatlara da karşı durulması gerektiğini, holdinglerle tarikatların farksız olduklarını, ikisinin de laik devlete karşı olduğunu belirtti.
Muhalefetin bu alandaki tutumunu ise Erdoğan’la benzeştiren Kalkandelen “Cumhuriyetin ilanından hemen sonra tarikat ve cemaat yapıları kapatılmıştır. Bugün kendisi avukat olan bir milletvekili, ana muhalefet adına konuşurken, 'tekke ve zaviyeleri kaldıran devrim kanunu kadük olmuştur' dedi. Erdoğan'ın söyleyebileceği bir şey ana muhalefet tarafından söyleniyor" diye konuştu.
Zülâl Kalkandelen konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Kamuculuktan vazgeçemeyiz. Tam bağımsızlıktan vazgeçemeyiz. Laiklikten vazgeçemeyiz. Cumhuriyeti ayağa kaldırmanın yolu budur.”
THTM'ye katkı çağrısı
Aynı zamanda Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'nin (THTM) de ilk katılımcılarından olan Zülâl Kalkandelen THTM ile ilgili şunları söyledi:
"100 yıl sonra bize düşen cumhuriyeti hak ettiği yere taşımaktır. Bu da sosyalist değerlerle mümkün olabilir. Daha fazla bir şeyler yapmak zorundayım diye düşündüğüm bir anda bu oluşumla karşılaştım, THTM çok uzun zamandır düşündüğüm şeyleri söylüyordu. Uğur Mumcu'nun dediği gibi biz bu buluşmayı yaratmak durumundaydık. THTM'nin içinde yer alma kararı aldım. Halkın teşkilatının rantın teşkilatına dönüştüğü bir zamanda kuruldu bu örgütlenme, şimdi örgütlenmek gerekiyor. Örgütlü olmadan kazanamayız. Görüşlerinize yakınsa Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'ne katkınızı bekliyoruz.”
Söyleşinin ardından halk müziği sanatçısı Bedriye Alkan bir müzik dinletisi sundu.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
