Sayfa yolu
İzmir'de iki kişinin hayatını kaybettiği elektrik faciası: Yeni bilirkişi raporu talebi
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 14.11.2024 , 19:41
İzmir’in Konak ilçesine bağlı Alsancak’ta 12 Temmuz tarihinde birikmiş yağmur suyuna temas etmeleri sonucunda elektrik akımına kapılan Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay yaşamını yitirdi.
İki kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin haklarında dava açılan 13'ü tutuklu 42 sanığın yargılandığı davaya İzmir 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Davanın dün görülen ikinci duruşmasına bugün devam edildi.
Mahkemeye mütalaasını sunan duruşma savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamını, adli kontrol şartının sürmesini ve olay yerinde keşif yapılıp, yeni bilirkişi incelemesi yapılmasını istedi.
'Yaptığım sözleşmeyi sonradan hatırladım'
İkinci gün oturumunda, tutuklu sanıklarla bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Bazı tutuksuz sanıklar ise SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.
Duruşmada savunma yapan sanıklardan Gdz Elektrik'in taşeron firması yetkilisi Halit Özpelit, Demircan A.Ş. ile sözleşmeyi sözlü olarak sonlandırdıklarını söyledi. Özpelit, "Yaptığım sözleşmeyi sonradan hatırladım. Kısa süreli bir çalışmamız odu. Sonra sözleşmenin iptal olduğunu düşünerek geçen celsede 'Sözleşmem yok' dedim. Olay yerinde çalışmadım. Konak'ta başka yerde, Güzelyalı ve Karabağlar'da çalıştık. Demircan A.Ş., alt taşeron olarak bizle başka yerler için anlaştı. Sonradan para konusunda anlaşmazlık yaşayınca sözleşmeyi sonlandırdık. Demircanlar'ın cevabı, doğrudur. Ahmet Çelik'in beyanından bellidir. Onların işlerini bu dönemde takip eden Ahmet Çelik'tir. Aleyhimdeki iddiaları kabul etmiyorum" diye konuştu. Özpelit, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek beraatini istedi.
Tanıklar sorunun uzun zamandır devam ettiğini söyledi
Özpelit'in ardından tanıklar dinlenmeye başlandı.
Olay yerinde esnaf olan tanık Fatih Ufak, defalarca Gediz Elektrik'e ihbarda bulunduklarını söyledi. Özge Ceren Deniz'in ailesinin avukatı, tanığa sorunun olay yerinde 5-6 yıldır sürdüğü yönünde polise verdiği ifadeyi sordu. Tanık Ufak, "Ocak ayında yoğun duman çıkınca Gediz Elektrik'i aradım. Geldiler, sorunu çözdüler. Isınma mazgaldan önce de oluyordu. Ama yoğun duman mazgaldan sonra yaşandı. Duman çıkınca insanların başına bir şey gelmesin diye yetkililere ihbarda bulundum. Hayvanlar, oradan geçerken irkilerek kaçıyordu. Ancak ölen hayvan görmedim. Hayvanların oradan kaçtığını görüp, merak ederek dokundum ve ısındığını fark ettim" diye konuştu.
Bir diğer tanık Kamil Alan ise "Ocak ayında dumanların yükseldiğini gördük, şikayet ettik. Yıllardır, asfaltta kaynama olduğunu biliyorduk. Mazgaldan sonra duman da çıkmaya başladı" dedi. Alan, mazgaldan sonra bölgedeki sorununu çözülüp çözülmediği yönündeki soruya, "Değişen bir şey olmadı. Su taşması olunca belediye aranıyor. Elektrik sorununda yine ilgili kurum aranıyor. Olay günü oradan çok sayıda insan geçti. Sanırım bir noktada sorun vardı. Çünkü İnanç Öktemay önden gidiyordu ve bir şey olmamıştı. Orası insanların yoğun geçtiği bir güzergahtı" cevabını verdi.
Dinlenen tanık Murat Sarıçiçek de "Olay yerine yakın çalışıyorum. Mazgal yapıldıktan sonra da sorunlar sürdü. 186'yı aradım ama gelen olmadı" dedi. Avukatın 186 ihbar kaydının 2023 yılı olduğunu sorması üzerine Sarıçiçek, "5 yaşında bir oğlum var, yakınlardaki parka giderken o bölgede düşüp, irkildi. Esnaf arkadaşlarıma da elektrik şirketi yetkililerine de orada bir sorun olduğunu sözel olarak aktardım, uyardım" diye konuştu. Murat Sarıçiçek, mağdur avukatı Ayşe Sarıçiçek'in mazgal yapıldıktan sonra da aynı sorunların devam edip etmediği yönündeki sorusuna, "Birkaç defa uyardık, gelip yaptılar. Mazgallar yapıldıktan sonra da sorunlar sürdü" yanıtını verdi.
Dinlenen bir diğer tanık Nurullah Özel, "O bölgeden daha önce de duman çıkıyordu" diye konuştu. Sanık avukatlardan biri ocak ayında bölgede yapıldığı belirtilen asfalt çalışmaları sonrası sorunların devam edip, etmediğini sordu. Özel, bilgisi olmadığını dile getirip, nisan, mayıs ve mart ayı civarında o bölgeden duman çıktığını gördüğünü söyledi.
'Herkes 'görmedim', 'duymadım' diyor'
Tanıklar dinlendikten sonra Cumhuriyet savcısı, Deniz ile Öktemay'ın, suyun içerisinde ne kadar kaldığı ve elektriğin ne zaman kesildiği sorusunun tek tek sorulmasını istedi.
Bazı tanıklar olaydan 15-20 dakika sonra gelen elektrik personelinin kontrol kalemiyle suyu kontrol ettiğini ve suda elektriğin bulunduğunu söylediğini anlattı.
Duruşmada güvenlik kamerası görüntüleri izlenerek olayın detaylarına ilişkin tanıklara sorular soruldu.
Müştekilere söz verilmesiyle devam eden duruşmada konuşan Özge Ceren Deniz'in babası Ahmet Abi, "Herkes 'görmedim', 'duymadım' diyor. Sizleri vicdana davet ediyorum" diye konuştu.
Tutukluluğun devamını istedi, yeni bilirkişi raporu talep etti
Duruşma savcısı, mahkemeye mütalaasını sundu. Tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamını, adli kontrol şartının sürmesini ve olay yerinde keşif yapılıp, yeni bilirkişi incelemesi yapılmasını istedi.
Cumhuriyet savcısı dinlenmeyen bir tanığın kaldığını ifade ederek taşeron firma Demircan A.Ş. ile sanık Halit Özpelit arasındaki sözleşmede, Cenan Demircan'ın imzasının bulunduğunu, bu kişi hakkında dava açılıp yargılamaya dahil edilmesini istedi.
Ardından tutuklu sanıklar, mütalaa karşısında avukatları ile savunma yapmaya başladı. Mahkeme başkanı, duruşmaya ara verdi.
Ne olmuştu?
12 Temmuz tarihinde İzmir’in Konak ilçesine bağlı Alsancak’ta birikmiş yağmur suyuna temas etmeleri sonucunda elektrik akımına kapılan Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay yaşamını yitirdi.
Aralarında İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, GDZ Elektrik Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Gediz Elektrik'ten Dağıtım Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım ve Yapım İşleri Sorumlusu Uzmanı Alper Doğan'ın da bulunduğu 13'ü tutuklu 42 kişi hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan” 22,5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
İddianamede yer alan bilirkişi raporlarında, olayın yaşandığı gün ızgaraların yağmur suyunu tahliye edemediği, ızgaraların rutin bakım ve temizliğinin olması gerektiği şekilde yapılmadığı kanaatine varıldığı kaydedildi.
Raporda, olayın asli kusurlularının Gdz Elektrik ve İZSU Genel Müdürlüğü olduğu, olayın gerçekleşmesinde öngörülemeyecek ve önlenemeyecek herhangi olağanüstü doğa olayının bulunmadığı, hayatını kaybeden kişilerin olayın gerçekleşmesini tetikleyecek herhangi bir tehlikeli hareketlerinin ve kişisel kusurlarının olmadığı görüşüne yer verildi.
Raporda, Gdz Elektrik'in kabloları yeterli derinliğe gömmediği, İZSU'nun da mazgal yapımı sırasında kabloları yüzeye yaklaştırdığı, kablo koruyucu boruyu iptal ettiği ve iki kurum arasındaki koordinasyon eksikliğinin arızanın ortaya çıkmasında etkili olduğu ifade edildi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
