Breadcrumb
İzmir'de 23 bin işçi grevde: İzBB'den grev kırıcılık ve üstü kapalı tehdit
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 29.05.2025 , 00:40 Güncelleme Tarihi: 29.05.2025 , 16:03
İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne (İzBB) ait İZELMAN, İZENERJİ ve Egeşehir ile DİSK Genel-İş Sendikası arasında 23 bin işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadı.
İşçiler 28 Mayıs gece yarısı itibariyle greve çıktı.
Belediye önünde meşale yakıp halay çeken işçiler, daha sonra "Bu iş yerinde grev var" yazılı pankart açtı. Sendikaların şube başkanları ve işçiler, pankartı büyükşehir belediye binasına astı.
Grevden dolayı başta ESHOT otobüsleri olmak üzere neredeyse tüm İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hizmetleri durdu.
Sendika bugün saat 10:00’da Basmane’de bulunan Genel-İş İzmir Şubesi önünde toplanma kararı aldı.
'Gerçek dışı söylemlerle bizleri İzmir halkıyla karşı karşıya getirmek istiyorlar'
Genel-İş İzmir 2 No'lu Şube Başkanı Ercan Gül dün yaptığı açıklamada, 2025-2026 yıllarını kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin üzerinden 5 ay geçmiş olmasına rağmen hâlâ sonuç alınamadığını ifade etti. Belediyenin sefalet ücreti dayattığını söyleyen Gül, şunları kaydetti:
"Belediye emekçileri kaymakam ve valilerden daha fazla ücret talep ediyor, şeklinde gerçek dışı söylemlerle bizleri İzmir halkıyla karşı karşıya getirmek istenmekte, emeğimiz ve onurumuz üzerinden algı yaratılmaktadır. Şayet çarşamba gecesine kadar bu toplu sözleşme imzalanmazsa sorumluluk biz çalışanlarda değil, emekçilerin alın teriyle dalga geçenlerdedir. Perşembe günü sabahtan başlayan ulaşım ve tüm hizmetler dahil olmak üzere grevde olacağız."
İzBB'den açıklama: Hukuki başvurularda bulunacağız
İşçilerin grev kararı sonrası İzBB'den de açıklama geldi.
Açıklamada, "Genel-İş Sendikası’nın toplu görüşmelerdeki uzlaşmama kararını ve grev ilânını haklı bulmadığımızı kamuoyumuzla paylaşmak durumundayız" denildi.
Genel-İş’in yıllık yüzde 184 artış istediği söylenirken, belediyenin "ikramiye dahil aylık en düşük ücret 59 bin TL" teklif ettiği belirtildi. "Böyle bir maliyetin belediyemizce karşılanması ne yazık ki mümkün değildir" ifadeleri kullanıldı. İşçilerin taleplerinin "ülke gerçekleriyle ve belediyenin sahip olduğu koşullarla bağdaşmadığı" öne sürüldü.
Daha önce bağlı şirketlerin işçileri haklarını aradığında "sorumlu olmadıklarını" öne süren belediye, bu kez "belediye şirketlerinin ‘patron şirketi’ olmadığını, sermayesiyle bütçesinin halka ve belediyeye emanet edildiğini" kaydetti. Açıklama şöyle sonlandırıldı: "Grev uygulamasında kanun nazarında himaye edilmeyecek eylemlerle karşılaşılması hâlinde hukukî başvurularda bulunacağız."
Cemil Tugay: Ben sonuçta patron değilim
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'sa Egedesonsöz’e yaptığı değerlendirmede "sendika ile doğrudan görüşme noktasında bir randevu durumunun olmadığını ve olası grev ile ilgili kriz masası oluşturduklarını" açıkladı. Tugay, “yüzde 20’leri falan hedeflediğimiz bir durum vardı. Bunu yüzde 30’lara çıkardık. Daha fazlası için bütçemiz yok" dedi.
"Ben sonuçta patron değilim yani. Cebimden çıkarıp da vermiyorum ya da işçilerden alıp da kendi kârımız olarak bir tarafa koyacak değiliz. Bütçe yönetiminde bunun karşılığı yok ve yani arkadaşlarımızın taleplerine ‘olur’ diyemiyoruz" ifadelerini kullandı.
Sendikadan yalanlama: Bahsi geçen rakamların konuyla hiçbir ilgisi yok
Belediyenin açıklaması sonrası sendika binasında açıklama yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde bahsi geçen rakamların "konuyla hiçbir ilgisinin olmadığı" belirtildi. Evrensel'deki habere göre, Genel-İş İzmir 2 No'lu Şube Başkanı Ercan Gül, "1 Ocak ile 31 Aralık 2025 arası yapılan teklif kölece çalıştırma düzeninden başka bir şey değildir" diye konuştu.
Gül, "Kamuoyunu yanıltıcı bilgilerle bu kentte ve kentliye hizmet ürettiğimiz mahalledeki komşumuzla, sokaktaki arkadaşımızla acısını, sevincini paylaştığımız İzmir halkıyla bizi karşı karşıya getirmenin bir anlam ve manası yoktur" dedi.
Belediyeden içeriye 'mesaj' adı altında üstü kapalı tehdit
İzBB, belediyenin kullandığı sistem üzerinden çalışanlara otomatik bir "bilgilendirme mesajı" gönderdi. Mesajda işçiler üstü kapalı tehdit edilirken adeta grev kırıcılık yapıldı.
Söz konusu yazıda şöyle denildi:
- Grev, işçilerin işyerinden ayrılması ve çalışmaması ile gerçekleşir; greve katılan işçiler, işyerinden ayrılmak zorundadır.
- Greve katılıp katılmamak bireysel bir haktır; işçiler greve katılmaya zorlanamaz veya greve katılmaları engellenemez.
- Sendika üyesi olmak greve katılmayı zorunlu kılmaz; üyelerden greve katılmayanlar olabilir. Bunların sonradan greve katılmaları yasaktır. Greve katılan işçilerden sonra vazgeçenler ise olabilir. Greve katılmayan veya sonradan vazgeçen işçilerin işyerinde çalışmaları hiçbir şekilde engellenemez. Ancak işveren isterse greve katılmayanlar da dahil olmak üzere tüm işçileri çalıştırmama hakkına sahiptir.
- Greve katılan işçilerin işyerine giriş çıkışı engellemeleri yasaktır. Kanun işyerinden ayrılmayı zorunlu kıldığından, işyeri işgali, işe gelip çalışmama vb. şekilde grev yapılamaz.
- Greve katılmak nedeniyle iş akitleri sona erdirilemez. Bununla birlikte işçilerin, işyeri işgali, işyerine giriş çıkışı engelleme, greve katılmayan işçileri zorlama ya da tehdit etme, işyerine zarar verme, greve katılamayacak olanların greve katılması gibi eylemleri fesih sebebidir.
İşyerinde grev ilân etmiş olan işçi sendikası, kanunî bir grev kararına uyulmasını sağlamak için güç kullanmaksızın ve tehditte bulunmaksızın kendi üyelerinin grev kararına uyup uymadıklarını denetlemek amacıyla, işyerinin giriş ve çıkış yerlerine, kendi üyeleri arasından en çok dörder grev gözcüsü koyabilir. Grev gözcüleri, işyerine giriş ve çıkışlara engel olamaz, giren ve çıkanları kontrol amacıyla dahi durduramaz. - Greve katılanlar, grevde çalışmadıkları süre için ücrete hak kazanamazlar. Çalışmayan işçilerin ismen tespiti, bordroların buna göre düzenlenmesi ve SGK eksik gün bildirimi için önemlidir. Grevde geçen süre kıdem tazminatı ve yıllık izinde de dikkate alınmaz.
- Grev başlamadan önce hak kazanılan ücretlerin ve diğer hakların ise olağan ödeme gününde ödenmesi gerekir. Ödemeyi yapacak personel de bu işle ilgili olarak çalışmakla yükümlüdür.
Greve katılan işçilerin başka bir işte çalışmaları da yasaktır. Aksi davranış fesih sebebidir. - Greve katılmayan işçilere, grevdeki işçilerin işleri gördürülemez. Greve katılanların yerine yeni işçi alınamaz. Sadece niteliği bakımından sürekli olmasında teknik zorunluluk bulunan işlerde faaliyetin devamlılığını veya işyeri güvenliğini, makine ve demirbaş eşyalarının, gereçlerinin, hammadde, yarı mamul ve mamul maddelerin bozulmamasını sağlayacak sayıda işçi, kanuni grev sırasında çalışmak, işveren de bunları çalıştırmak zorundadır.
- Greve katılamayacak işçilerden biri herhangi bir nedenle çalışamazsa veya iş akdi haklı nedenle feshedilirse İş-kur’dan izin alınarak onun yerine yeni işçi alınabilir. Greve katılmayan işçilere fazla mesai yaptırılması ise yasak değildir.
- İş-Kur’dan listesi bildirilen greve katılamayacaklar listesindeki işçilerimiz, kendi işlerini yapacaklardır; bu işçilerimizin işlerini yavaşlatmaları durdurmaları gibi davranış içine girmeleri fesih sebebi sayılacaktır.
İzBB'den grev kırıcılık: '200 taşeron işçi alındı' iddiası
soL'un edindiği bilgiye göre, belediyeye bağlı çalışan işçilerin grev süresince izin kullanması da engellendi. Konuyla ilgili yazılı bir duyuru yapılmazken bu durumun sendikalı olmayan kapsamdışı personeli de kapsadığı öğrenildi.
Belediyenin boş görünmemesini isteyen belediye izinleri kaldırırken, aynı zamanda grev kırıcılık ve işçi düşmanlığı yaparak otobüslerin belirli bir kısmını da çalıştıracak.
Ayrıca belediyenin İŞKUR'dan 200 taşeron işçiyi bugün işe başlattığı iddia edildi.
Sendikaya CHP'den ziyaret: 'İşçinin hak arayışı vatandaşa eziyete dönüşürse...'
Tüm bu gelişmelerin ortasında CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, DİSK Ege Bölge Temsilciliği'ni ziyaret etti. Aslanoğlu, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, "Bu işi masada çözmek için daha fazla gayret göstermeden çıkılacak bir grevin en büyük mağdurunun İzmir halkı en büyük sevineninin AKP iktidarı olacağını hepimiz bilmekteyiz" dedi.
Egedesonsöz'ün haberine göre, Aslanoğlu, Bölge Temsilcisi Memiş Sarı ve DİSK şube başkanları ile görüştü. Görüşmede Genel-İş Sendikası daire başkanları da hazır bulundu.
Aslanoğlu görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, “işçinin hak arayışı vatandaşa eziyete dönüştüğünde, emekçilerimizin de bu durumdan mutlu olacağını düşünmüyorum. Bunun yanında sendikanın hak arayışında grevsiz bir ortak noktada buluşma çabasındayız” dedi.
| Cemil Tugay'ın yalanı: İzmir'de işçi düşmanlığı yapanlar bu tabloya bakmalı |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.