Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İzBB güvencesizliği savunuyor, modüler tuvalet işçileri kararlı: 'Asli kamu hizmetinde taşerona son verilsin'

İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki modüler tuvaletlerde çalışan taşeron işçiler, taşeron sistemine son verilmesi ve güvenceli istihdam talebiyle yeniden ses yükseltti. Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı üzerinden açıklama yapan işçiler, belediye yönetimi ve taşeron patronlarına tepki göstererek, "İzmirlilerin parasını taşeron patronlarına peşkeş çekmeyin, verdiğiniz sözlerin arkasında durun" dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 15.09.2026 , 14:52

Geçen yıl 60 gün boyunca eylem yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki modüler tuvaletlerde çalışan taşeron işçilerin mücadelesi sürüyor.

İşçiler, Ağustos ayında eylem yaparak kendilerine verilen, taşeron sisteminin sona ereceği sözünün tutulmadığını belirtmişti.

İşçiler bugün bir açıklama yaptı.

'Taşeron perdesinin arkasına saklanmayın!'

İşçilerin mesajı, Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı hesabından paylaşıldı.

Belediyeye, belediyenin rantını yiyen taşeron patronlarına, sendikacılara, işçileri birbirine düşürmek için yalan söyleyenlere, işçileri tek tek arayıp işsizlikle tehdit edenlere seslenen işçiler, "Taşeron perdesinin arkasına saklanmayın! Temel kamu hizmetlerinde taşeron düzenine son verin! İzmirlilerin parasını taşeron patronlarına peşkeş çekmeyin! Belediyenin işini yapan işçileri güvenceli biçimde istihdam edin! Verdiğiniz sözlerin arkasında durun!" dedi. 

Açıklamada şöyle denildi:

Biz bu kentin işçileriyiz. İzmir’in temizliğini yapıyor, kamu hizmetinin bir parçası olan bu işi yıllardır sürdürüyoruz. Bizleri korkutarak, birbirimizden ayırarak ve işimizle tehdit ederek bu mücadelemizi durduramazlar. Biz birbirimizle değil, taşeron sistemiyle mücadele edeceğiz.

'Güvencesiz ve asgari ücretle çalıştırıldık'

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 6 yıldır taşeron eliyle çalıştırıldıklarını ve İzmir’in kamusal alanlarında bulunan modüler tuvaletlerin temizliğini yaptıklarını hatırlatan işçiler, 6 yıl boyunca güvencelerinin haklarının ve geleceklerinin sistematik biçimde ellerinden alındığını vurguladı.

İşçiler hak gasplarını şöyle anlattı:

Bu sürenin 5 yılında, 10-11 aylık hizmet alım ihaleleriyle güvencesiz ve asgari ücretle çalıştırıldık. Geçtiğimiz yıl verdiğimiz güvenceli çalışma mücadelesinin ardından sendikal haklarımızı kazandık, DİSK/Genel-İş Sendikası’nda örgütlendik ve toplu iş sözleşmemizi imzaladık. Toplu iş sözleşmesi imzalayabilmemiz için ihale süremiz 20 aya çıkarıldı. Ancak imzalanan toplu iş sözleşmesi, ücret ve haklar açısından asgari ücretten farksızdı. Belediye bürokratları ise bunun ilk sözleşmemiz olduğunu, 'Buna çok takılmayın, gelecek dönem kadroya alacağız' diyerek bizlere güvence verdi.

Ancak bizim mücadelemiz yalnızca ücret artışı için değil. 

İki yıldır asıl talebimiz açık: Taşeronun ortadan kaldırılması ve yaptığımız bu asli ve sürekli kamu hizmetinin belediye tarafından, kendi işçileriyle yürütülmesi! 

Belediye yönetimi ise taşeron düzenini sürdürmekte ısrar ediyor.

'Bu düzenin sorumlusu biz değiliz'

"Mücadelemiz sonucunda toplu iş sözleşmemizi imzalamış olmamıza rağmen, sözleşmeden doğan kazanılmış haklarımız hala ücretlerimize yansıtılmadı. 1 Temmuz itibarıyla uygulanması gereken enflasyon zammı da bugüne kadar ödenmedi. Taşeron firma ise ödemelerin yapılmamasına gerekçe olarak 'Belediyeden ödeme alamadık' açıklamasını yapıyor ve böylece sorumluluğu üzerinden atmaya çalışıyor" ifadelerini kullanan işçiler, belediyenin asli ve sürekli işlerinden birini yaptıklarının altını çizdi. 

İşçiler taşeron sistemini de eleştirdi:

Yönetim tarafından, 'Taşeron kalkarsa firmada çalışan 20 emekli işsiz kalır' denilerek taşeron düzeninin devam etmesi savunuluyor. Peki çözüm nedir? İşçileri açlık sınırının altında, güvencesiz ve taşeron olarak çalıştırmaya devam etmek mi? 

Emeklileri, emekli olmalarına rağmen çalışmak zorunda bırakmak mı?

Bir işçinin hakkını, başka bir işçinin işsizliğiyle karşı karşıya getiremezsiniz! İşçileri birbirine karşı konumlandırarak taşeron düzenini savunamazsınız!

Emeklinin çalışmak zorunda bırakılması da çözüm değildir! Taşeron işçisinin güvencesiz çalıştırılması da!

Her iki durumun da ortak nedeni, yıllardır sürdürülen güvencesiz ve taşeron çalışma düzenidir!

Bu düzeni kuran biz değiliz. 

Bu düzenin sorumlusu da biz değiliz.

Biz birbirimizle değil, bizi güvencesizliğe mahkum eden bu düzenle mücadele ediyoruz!

'Taşeron perdesinin arkasına saklanmayın!'

Belediye yönetimini ve kendilerine destek vermeyen sendikaları da eleştiren işçiler açıklamalarını şöyle tamamladı:

"İzmir halkına çağrımızdır;

Biz bu kentin işçileriyiz. İzmir’in temizliğini yapıyor, kamu hizmetinin bir parçası olan bu işi yıllardır sürdürüyoruz. İstediğimiz bir ayrıcalık değil. Başka işçilerin sahip olmadığı bir hakkı da istemiyoruz. Yaptığımız işin karşılığında güvenceli çalışmayı ve emeğimizin karşılığını istiyoruz.
Taşeron düzeninin sona ermesini, belediyenin kendi işini kendi işçileriyle yapmasını istiyoruz. İzmir halkının vergileriyle oluşan kamu kaynakları taşeron patronlarını zengin etmek için kullanılmamalıdır.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bir kez daha sesleniyoruz:

Taşeron perdesinin arkasına saklanmayın! 

Temel kamu hizmetlerinde taşeron düzenine son verin! İzmirlilerin parasını taşeron patronlarına peşkeş çekmeyin!

Belediyenin işini yapan işçileri güvenceli biçimde istihdam edin!

Verdiğiniz sözlerin arkasında durun!"


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.