Sayfa yolu
İstanbul ve Diyarbakır'da Öcalan için 'özgürlük' mitingleri: 'Umut hakkı tanınmadan barış olmaz'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 28.06.2026 , 23:45
DEM Parti öncülüğünde dün Van ve Mersin’in ardından bugün Diyarbakır ve İstanbul’da PKK lideri Abdullah Öcalan’a “özgürlük” talebiyle mitingler düzenlendi.
İstanbul’da Bağcılar Meydanı’nda düzenlenen mitingde DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan konuştu.
Dün ve bugün Türkiye'nin dört kentinde miting düzenlediklerini hatırlatan Bakırhan, "Bu ülke son elli yılını Kürtlerin demokratik hak ve özgürlüklerini bastırmak için geçirdi. Bu ülke 3 trilyon dolarını Kürtlerin ana dilini konuşmaması, siyasi iradesini seçmemesi, insanca, eşitçe yaşamaması için harcadı. Bugün eğer emekliler geçinemiyorsa, eğer asgari ücretle çalışan emekçi kardeşlerimiz ailelerini geçindiremiyor ve zorlanıyorsa sebebi bu 40-50 yıllık çatışmadır, şiddettir" dedi.
Dünyanın yeniden şekillendiğini söyleyen Bakırhan, "Bütün ülkeler artık geçmişini gözden geçirerek daha demokratik bir düzen ve zemin yaratmak zorundadır. Türkiye de değişime gebe bir süreci yaşıyor. Artık Kürt'ün inkâr edildiği, Alevi'nin inancının reddedildiği, gençlerin geleceğinin çalındığı, kadın haklarının yok edildiği bir düzeni bu süreçte Türkiye kaldıramaz" diye konuştu.
'Siyasetin en acil görevi çerçeve yasa çıkartmaktır'
Siyasetin öncelikli görevinin çerçeve yasa çıkartmak olduğunu öne süren Bakırhan, "Bugün siyasetin en acil görevi nedir? Çerçeve bir yasa çıkarmaktır. Çerçeve yasa açık olmalıdır, net olmalıdır, cesur olmalıdır. Herkesin güvenle dönebileceği, kimsenin kapıdan çevrilmeyeceği, ayrımcılığa ve keyfiliğe yer bırakmayan bir hukuk kurmalıdır. Yasa; dağdan, cezaevinden, sürgünden demokratik siyasete dönüşün yolunu açmalıdır" dedi.
'Silahları yakanlar hâlâ ülkeye dönemediler'
Bakırhan, PKK üyesi bir grubun Süleymaniye'deki silah yakma merasimini hatırlatarak, "Bir yıl önce biz de Süleymaniye'de silahların yakıldığı o törende bulunduk. Bir yıl önce silahlar yakıldı ama o silahları yakanlar hâlâ ülkeye dönemediler. Bir yıl kaybettik. Artık bu süreci daha fazla ertelemeden, daha fazla oyalamadan, daha fazla uzatmadan bir çözüme kavuşturmamız gerektiğini bir kez daha dile getiriyoruz" ifadelerini kullandı.
'Çerçeve yasa demokratikleşmenin anahtarıdır'
Siyasetin öncelikli gündeminin çerçeve yasa olması gerektiğini söyleyen Bakırhan, "Çerçeve yasa demokratikleşmenin anahtarıdır. Çerçeve yasa yerel demokrasinin, eşit yurttaşlığın, ana dilin, özgür yaşamın kapısını açmalıdır. Bu yasayla eğer ilk düğmeyi doğru iliklersek yolumuz demokratik bir düzene, demokratik bir Cumhuriyet'e çıkar" dedi.
'Barış geciktikçe sabotajlara, risklere açık olur'
İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak tanımladığı sürecin gecikmesi halinde sabotajlara açık olabileceğini kaydeden Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
"Barış geciktikçe sabotajlara, risklere açık olur. Bakın, biz bugün burada miting yaptığımız yerde birileri barış karşıtlığı yapıyordu. Birileri barış olmasın diye bu mitingi protesto etmeye çalışıyordu çünkü savaşın gölgesinden beslenenler var. Halkların barışından, halkların buluşmasından korkanlar var. Kürt ve Türk barışınca oy kaybedeceğini, siyasi zeminini yitireceğini düşünenler var. Bu barış karşıtları karşısında bu süreci ertelemeden bir an önce yasal adımlarla bir yere ulaştırmak siyasetin temel görevidir."
'Umut hakkı tanınmadan barış olmaz'
Bakırhan, PKK lideri Abdullah Öcalan için "umut hakkı" uygulanması çağrısında bulunarak, şöyle konuştu:
"Savaşı durduracak, silahları devreden çıkaracak tek bir muhatap var, o da Sayın Abdullah Öcalan'dır. Sayın Abdullah Öcalan, cezaevinde 27 yıl geçirdi. Bu 27 yıl içerisinde ısrarla barıştan, diyalogdan, Türkiye'nin demokratik geleceğinden bahsetti. Ve bunları inşa etmek için tecrit altında olmasına rağmen sürekli, ısrarla, büyük bir iddiayla barış ve diyaloğun oluşması için elinden gelen bütün çabayı ortaya koydu. Israrla Türkiye çözümünü savundu. Israrla bu savaşın bitmesini, Kürtlerin demokratik hak ve özgürlüklerinin artık kabul edilmesini savundu. Dolayısıyla bu savaşı durdurabilecek, bu sorunun tek muhatabı olan Sayın Öcalan'ın bu saatten sonra tecritte olması, 12 metrekarelik bir hücrede olması kabul edilemez. Bu aynı zamanda Türkiye'nin barış iradesinde ne kadar samimi olduğunu da gösterecek çok önemli bir testtir. Umut hakkı tanınmadan barış olmaz. Umut olmadan toplumsal barış olmaz. Umut hakkı, bu halkın geleceğe yürüme hakkıdır. Dolayısıyla bu süreci oyalamadan, yokuşa sürmeden bir an önce Meclis'te özel yasa için atılacak adımları hızlandırıp; kaos, kriz yaratmak isteyenler, bu süreç karşısında provokasyonlar yaratmak isteyenler karşısında barışı inşa etmemiz gerekiyor."
Bir diğer miting de Diyarbakır'da
Diyarbakır’daki İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitinge de Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki çok sayıda kentten katılım sağlandı.
Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ile Veysi Aktaş’ın konuşma yaptığı mitingde, Kürtçe ve Türkçe şarkılar seslendirdi.
Mitingde terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yaşamını yitiren Kadir İnanır için yazdığı mesaj okundu.
Miting konserin ardından son buldu.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.