Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İsrail'in üs saldırısından önce Şam ile Mossad arasında 'Türkiye' görüşmesi

Netanyahu Suriye’nin Türkiye sınırına yakın askeri üssüne düzenledikleri saldırıyı “Türkiye’ye mesaj” diye nitelemişti. Saldırıdan birkaç gün önce Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile Mossad Başkanı Gofman’ın görüşme yaptığı, görüşmede Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı ele alındığı ortaya çıktı. Şeybani de İsraillilere üste kalıcı bir Türk varlığı olmadığını açıkça belirttiklerini söyledi.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 20.08.2026 , 19:11 Güncelleme Tarihi: 20.08.2026 , 19:34

İsrail’in Suriye’nin kuzeyindeki hava üssüne saldırısından birkaç gün önce Şam yönetiminin İsrail istihbarat teşkilatı Mossad ile  Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığına ilişkin görüşme yaptığı ortaya çıktı.

Reuters’ın konuyla ilgili üç kaynağına dayandırdığı haberine göre, Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani 14 Ağustos’ta bir telefon görüşmesi yaptı.

İsrail'in Suriye'deki bir hava üssünü bombalamasından yalnızca birkaç gün önce yapılan görüşmede, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı ele alındı.

Gofman ile Şeybani’nin telefon görüşmesi İsrail ile HTŞ liderliğindeki Şam yönetimi arasında bugüne kadar kurulan en üst düzey temaslardan biri olma özelliğini taşıyor.

Mossad ile ilgili soruları yanıtlayan İsrail Başbakanlık Ofisi ve Şeybani’nin sözcüsü, yorum taleplerine hemen yanıt vermedi.

Ajansa konuşan kaynaklar Türk askeri desteği konusunun Gofman'ın dört gün önce Şeybani ile yaptığı görüşmeye damga vurduğunu ifade etti.

Kaynaklardan biri, görüşmenin "İsrail'in, (Türkiye'nin) askeri varlığını artırma, silah satışı, İHA tedariki ve diğer konular bağlamında neler yaptığına ilişkin soruları" etrafında şekillendiğini belirtti. Üst düzey bir yetkili olan ikinci bir kaynak ise Gofman'ın bu görüşmeyi, Türkiye'nin Suriye ordusuna sağladığı silah tedarikini sormak için kullandığını aktardı. Konuya yakın üçüncü bir kaynak, görüşmenin gerçekleştiğini doğrulayarak Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığının tartışıldığını söyledi.

Reuters, Türkiye Milli Savunma Bakanlığı’nın yorum talebini reddettiğini, Dışişleri Bakanlığı'nın ise hemen yanıt vermediğini bildirdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlenen hava saldırısıyla ilgili "Türkiye'ye bir mesaj ilettik ancak görünüşe göre duymadılar. Bu yüzden onu daha iyi anlamalarını sağladık"  demişti. İsrail Başbakanlık Ofisi de bir açıklama yaparak Suriye'nin, Türk askerlerinin Halep'te bir üsse yerleşmesine izin verdiğini ve bu durumun İsrail açısından bir “güvenlik tehdidi” olarak görüldüğünü kaydetmişti.

Şeybani Tel Aviv’le görüşmeyi doğruladı: ‘Onlara üste kalıcı bir Türk varlığı olmadığını açıkça belirttik’

Öte yandan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Şam yönetiminin Türkiye ile işbirliği yaparak Suriye'deki hava üssünde askeri varlık oluşturmadığını Tel Aviv'e açıkça belirtmesine rağmen İsrail'in buraya saldırdığını ve saldırının "gerekçesiz" olduğunu belirtti.

Şara ve Şeybani Antalya Diplomasi Forumu 2025'te.

Axios'a yazılı mülakat veren Şeybani, İsrail'in saldırdığı hava üssü konusunda, "Orada bir Türk üssü kurma ya da kalıcı bir Türk varlığı oluşturma ya da Türk kuvvetlerini oraya konuşlandırma niyetimiz yoktu" ifadesini kullandı.

Şeybani "Üste, böyle bir eylemi haklı çıkaracak türden bir Türk askeri yığınağı mevcut değildi. Aslında üs büyük miktarda boştu. Henüz rehabilite edilmemişti ve faaliyette değildi. Bu nedenle, saldırıyı üsteki Türk askeri varlığıyla ilişkilendirmek, o sırada sahadaki durumla uyuşmamaktadır” dedi.

Saldırıdan önceki günlerde Suriye ve İsrail yönetimlerinin temas halinde olduğunu ve üste inşa çalışmalarının sürdüğünü aktaran Şeybani, "Onlara üssün Suriye'nin olduğunu ve Suriye'nin egemenliği ve kontrolü altında olduğunu, orada kalıcı bir Türk varlığı olmadığını açıkça belirttik" ifadesine yer verdi.

Şeybani "Suriye şu anda askeri ve sivil kurumlarını yeniden inşa etmek ve bu kurumların kapasitelerini geliştirmek için çaba gösteriyor. Bu nedenle, yalnızca Türkiye ile değil, bir dizi ülkeyle de işbirliği ve eğitim programlarından yararlanıyor. Suudi Arabistan, Ürdün, Katar ve Rusya ile de benzer işbirlikleri gerçekleştirildi ve halen devam ediyor" ifadelerini kullandı.

'ABD ile sürekli temas halindeyiz, gerilimin azaltılmasını istiyoruz'

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile de saldırıdan önce ve sonra sürekli temas halinde olduklarını belirten Şeybani, saldırıdan sonra da sadece ABD ile değil diğer birçok ülkeyle de protesto amacıyla iletişime geçtiklerini, hedeflerinin "saldırının etkilerini sınırlandırmak ve bunun tekrarını önlemek" olduğunu dile getirdi.

Şeybani, "Suriye'nin tutumunu netleştirmek ve Suriye'nin egemenliğine saygı gösterilmesi, topraklarının hesaplaşmalar için bir arena haline getirilmemesi ya da bölgesel çatışmanın genişletilmemesi gerektiğini vurgulamak istedik. Gerilimin azaltılmasını istiyoruz çünkü bölgedeki askeri gerginliğin devam etmesi hiçbir tarafa fayda sağlamaz. Suriye'nin ve daha geniş bölgenin ihtiyaç duyduğu istikrarın sağlanmasına katkıda bulunmaz” dedi.

İsrail ile müzakerelerin sürmesi mesajı: ‘Gerçek bir siyasi irade var’

Suriye'nin hâlâ İsrail ile gerilimi azaltmanın yollarına baktığına işaret eden Şeybani, şunları kaydetti:

"Ancak gerginliğin azaltılması sadece bir tarafın sorumluluğunda değildir. İsrail'in de aynı zamanda Suriye'ye karşı politikasını yeniden değerlendirmesi, devam eden askeri operasyonlar ve saldırıların uzun vadeli güvenlik sağlamayacağını aksine istikrarsızlığı artıracağını anlaması gerekmektedir. Prensipte Suriye, müzakerelere kapılarını kapatmamaktadır. Aksine, istikrara giden en sürdürülebilir yolun siyasi ve güvenlik çözümleri olduğunu düşünüyoruz."

İsrail ile ABD arabuluculuğunda süren müzakerelerde bir güvenlik anlaşması yapmaya çalıştıklarına işaret eden Şeybani, "İyi bir ilerleme kaydettik ve güvenlik anlaşması için kağıt üzerinde anlaşılan bir formülasyona ulaştık. Ancak İsrail daha sonra taahhütlerinden geri adım attı ve üzerinde anlaşmaya varılan formül sahada uygulanmadı" ifadelerine yer verdi.

Şeybani, bu müzakerelerde İsrail'in güvenlik endişelerinin de göz önüne alındığını belirterek, "Ancak güvenlik tek taraflı olmaz, biz nasıl İsrail'in güvenlik endişelerini göz önüne alıyorsak, İsrail de Suriye'nin güvenlik endişelerini göz önüne almalıdır. İsrail, Suriye toprakları içindeki yayılmacı politikası ve askeri operasyonlarına ilişkin endişelerimizi ciddiye almalıdır" mesajını verdi.

Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, müzakerelerin sürmesi ve ortak bir anlayışa varılması için "gerçek bir siyasi irade" olduğunun altını çizdi.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.