Sayfa yolu
İsrail’den Afrika Boynuzu hamlesi: Somaliland tanındı, kriz derinleşiyor
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 26.12.2025 , 23:28 Güncelleme Tarihi: 26.12.2025 , 23:30
Ortadoğu'nun yanı sıra Afrika'da da ABD'yle birlikte müdahaleler hedefleyen İsrail, Afrika Boynuzu’ndaki ayrılıkçı bölge Somaliland’ı resmen tanıyan dünyadaki ilk ülke oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cuma günü yaptığı açıklamada İsrail ile Somaliland arasında tam diplomatik ilişkilerin kurulmasını öngören ortak bir bildiri imzalandığını duyurdu.
Netanyahu, bu adımı, ABD arabuluculuğunda İsrail ile bazı Arap ülkeleri arasında imzalanan İbrahim Anlaşmaları’nın “ruhuna uygun” bir gelişme olarak tanımladı.
30 yıllık tanınma çağrısı, ABD ve İsrail'in fırsatçı müdahaleleri
Somaliland, 1991 yılında Somali’den tek taraflı bağımsızlığını ilan etmiş, ancak bugüne kadar hiçbir Birleşmiş Milletler üyesi ülke tarafından tanınmamıştı. Bölge, eski İngiliz Somaliland Protektorası’nın kuzeybatı kesimini kapsıyor.
Somali hükümeti ise Somaliland’ın bağımsızlığını hiçbir zaman kabul etmedi. Hükümete yakın bir kaynak, Cuma akşamı gelişmenin değerlendirilmesi için acil toplantı yapılmasının beklendiğini söyledi.
Somali Dışişleri Bakanı Abdisalam Abdi Ali, Mısır, Türkiye ve Cibuti dışişleri bakanlarıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde, Somali’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek yinelendi.
Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, egemen bir devletin içindeki bir bölgenin tanınmasının Birleşmiş Milletler Şartı’nı ihlal eden “tehlikeli bir emsal” oluşturduğu vurgulandı.
ABD ve İsrail ise son yıllarda Somaliland'ın bağımsızlık taleplerini kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilecek adımlar atmaya başlamıştı.
Bölgesel tepkiler sert
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budayvi, İsrail’in kararını “uluslararası hukukun ciddi ihlali” ve “Somali Federal Cumhuriyeti’nin egemenliğine açık saldırı” olarak niteledi.
Netanyahu ise Somaliland Cumhurbaşkanı Abdurrahman Muhammed Abdullahi (Cirro) ile yaptığı video görüşmesinde, Cirro’yu “istikrar ve barışa bağlı liderliği” nedeniyle övdü ve İsrail’e davet etti.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, anlaşmanın yaklaşık bir yıl süren diplomatik görüşmelerin ardından imzalandığını, büyükelçi atanması ve karşılıklı büyükelçilik açılmasının da kararlaştırıldığını açıkladı.
Cirro ise gelişmeyi “tarihi bir an” olarak nitelendirerek Somaliland’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılmaya hazır olduğunu söyledi.
Somaliland: Tartışmalı meşruiyet
Somaliland, 1990’larda Somali’yi sarsan iç savaşın ardından göreli bir istikrar yakaladı. Kendi para birimi, bayrağı ve parlamentosu bulunan bölge, fiilen ayrı bir devlet gibi işlese de özellikle doğu bölgelerinde ayrılıkçı yönetime karşı çıkan topluluklar bulunuyor.
Son yıllarda Somaliland, uluslararası tanınma arayışı kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri ve Tayvan ile ilişkilerini derinleştirmişti.
ABD’de ise Cumhuriyetçi Parti içinden bazı isimler, özellikle Senatör Ted Cruz, Somaliland’ın tanınması yönünde çağrılarda bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump da geçtiğimiz aylarda konunun “karmaşık” olduğunu ancak üzerinde çalışıldığını söylemişti. Washington ise şu ana kadar resmi tutumunu değiştirmedi.
Somali’de paylaşım savaşı: Çin, ABD, Türkiye, BAE…
Somaliland’de bir yandan IŞİD, Eş-Şebab gibi cihatçı örgütlerle çatışmalar devam ediyor, bir yandan da Somaliland ve Puntland bağımsızlık iddialarını güçlendirecek hamleler yapmaya çalışıyor. Diğer yandan da ABD, Çin, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler ise Somali’nin stratejik konumundan, doğal zenginliklerinden yararlanmak için rekabete tutuşmuş durumdalar.
Bu durum istikrarsızlığı artırabilir; Amerikan birlikleri onlarca yıldır Mogadişu'nun İslamcı bir ayaklanmayla mücadelesine yardım ederken, komşu Etiyopya uzun zamandır okyanusa erişim arzusundaydı.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) uzun zamandır, Somaliland’in kontrolünde olan ve Aden Körfezi’ne kıyısı bulunan Berbera kentinde güç biriktiriyor. BAE sermayesine ait DP World, Somaliland'i komşu ülkelerle bağlayan stratejik öneme sahip Berbera Limanı’nın ortaklığını yapıyor. Öte yandan Somaliland’de askeri üs kurma girişiminde olan BAE, bölgede altyapıya ve ekonomiye dair yatırımlarını da her geçen gün artırıyor.
Somali hükümetinin yanında yer alan Türkiye ise 2011 yılında dönemin AKP’li Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve patron heyetinin ziyaretiyle ülkeye giriş yaptı. Ülkenin deniz ve hava limanlarını Türk patronlar işletirken, Somali inşaat ve savunma sanayi alanlarında Türkiye’nin en büyük müşterilerinden biri oldu. Çeşitli devlet kurumları ve gerici oluşumların adeta çıkartma yaptığı Somali’de, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir de askeri üs bulunuyor.
ABD ise Çin’in de üssünün bulunduğu bir diğer Afrika Boynuzu ülkesi olan Cibuti dışında da varlık göstermek istiyor. Boynuz’da yeni ülke arayışına giren ABD’nin, bahse konu bölgeye yoğunlaşmasının iki nedeni var: Önemli ticaret güzergahı ve Yemen’deki Husilere karşı mücadele kabiliyetini artırabileceği stratejik konum.
Afrika’daki stratejik konumunu her geçen gün sağlamlaştıran Çin de Somali’deki gücünü zedeleyecek bir adıma karşı mücadele veriyor. Çin, Somali pazarını adeta eline geçirmiş durumda. Ülkenin en büyük ithalatçısı Çin.
Tüm bunlar bir arada değerlendirildiğinde; ABD her ne kadar şu anda Somali'nin toprak bütünlüğünü tanısa da Somaliland’le varılacak herhangi bir anlaşma bölgede büyük krizlere neden olabilir.
Somaliland'in tanınmak için vermeye hazır olduğu tarifleri ve Trump'ın bunu değerlendirme girişimleri daha önce soL'da ele alınmıştı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.