Breadcrumb
İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü: 1 Mayıs'ta meydanlar doldu
Fotoğraf: BirGün
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 01.05.2025 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 02.05.2025 , 13:20
Türkiye’de on binlerce işçi grev yasakları, örgütlenmenin önüne konulan engeller, siyasi baskılar ve ağır bir yoksulluğun pençesinde 1 Mayıs için birçok kentte meydanlara çıktı.
İstanbul’da düzenlenen kitlesel 1 Mayıs mitinginin adresi Kadıköy İskele Meydanı oldu.
1 Mayıs’ta Taksim’e çıkmak isteyen yüzlerce işçi ve emekçi polisin saldırısıyla karşılaştı. ÇHD İstanbul Şube'den yapılan açıklamaya göre saldırılarda 400’ün üzerinde kişi gözaltına alındı. Türk-İş ise Kartal'da miting düzenledi, mitinge Kocaeli ve Bursa gibi çevre illerden de işçiler katıldı.
Ankara’da 1 Mayıs’ın adresi Tandoğan Meydanı oldu. İşçiler Ulus’ta toplanarak mitingin yapılacağı alana yürüdü.
İzmir’de çeşitli kollardan yürüyüşe geçen kortejler Gündoğdu Meydanı’nda bir araya geldi.
İstanbul ve Ankara’da yoğun yağışa karşın alanları dolduran işçi ve emekçiler sömürünün olmadığı bir yaşamın mümkün ve gerekli olduğunu vurguladılar.
Eskişehir, Kocaeli, Diyarbakır başta olmak üzere ülkenin birçok kentinde işçiler 1 Mayıs'ta alanları doldurdu.
GÜNCELLEME-13:34
ÇHD Taksim gözaltılarında sayının 400'e çıktığını duyurdu.
Ankara'da sendikalar, dernekler, odalar, siyasi partiler, gençlik örgütleri ve baro üyesi emekçiler, çalışanlar ve öğrenciler 1 Mayıs nedeniyle Ulus'taki Atatürk Kültür Merkezi önünde toplandı. Emekçiler, kutlamaların yapılacağı Tandoğan Meydanı'na yürüyüşe başladı. Ankara'daki eylemleri takip etmek için tıklayınız.
İzmir'de binlerce emekçi Gündoğdu'da toplanmaya başladı. İşçi havzası Aliağa'da da sabah saatlerinde ayrı bir yürüyüş yapıldı. TKP Alsancak Gar önünde kürsü kurdu. İzmir 1 Mayıs'ı için ayrıntılar haberimizde.
GÜNCELLEME- 12:43
Kadıköy İskele Meydanı’nda yapılacak miting için Haydarpaşa ve Söğütlüçeşme olmak üzere iki koldan yürüyüşler başladı.
TKP, Söğütlüçeşme'de toplanma alanında kürsü kurdu. TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan kürsüden yaptığı konuşmada "Emeğin siyasi iktidara el koytmasının koşulu siyaset yapmaktan geçer. Siyaset sosyal medya başında, televizyon başında yapılmaz. Sİyaset gerektiğinde yağmur altında 20 saat mücadele ederek yapılır. Siyaset sokakta, fabrikada, okulda düzene meydan okuyarak yapılır. Siyaset işçi sınıfının partisinde yapılır. İşçiler partiye, parti iktidara. İşte bu kararlılıkla gerçek bir işçi sınıfı bayramını kutlayacağımız sosyalist Türkiye için yaşasın devrim, yaşasın sosyalizm" dedi. TKP korteji "Patrona, zorbaya diz çökmüyoruz" pankartıyla yürüyüşe geçti.
İstanbul 1 Mayısı'nda neler olduğunu takip etmek için tıklayınız.
GÜNCELLEME - 11:21
Taksim'i hedefleyen grupların toplanma yeri olan Şişli Meydanı'nda ve etrafındaki sokaklarda polis son bilgilere göre 180 kişiyi gözaltına aldı. An itibariyle Şişli Meydanı'nda polisler dışında çok az insan kaldı.
Taksim tarafındaki gelişmelerin detayları için tıklayınız.
1 Mayıs, meteorolojik olarak Türkiye genelinde kasvetli bir havada başladı. İstanbul, Ankara ve İzmir’de kapalı ve ay ortalamasından soğuk.
Ancak üç il başta, Türkiye genelinde emekçiler, sabahın erken saatlerinden itibaren gösterilere katılmak üzere yollara düştü.
İstanbul’da ana gösterinin yapılacağı Kadıköy’de Söğütlüçeşme ve Haydarpaşa üzerinde gruplar toplanmaya başladı. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin tertip komitesini oluşturduğu miting için kürsü, Rıhtım’da Haldun Taner Sahnesi’nin ön tarafında kuruldu.
Taksim’e çıkmak isteyenler, toplanma yeri olarak Şişli Meydanı’nı belirlemişti. Yoğun polis ablukasını, sabah saatlerinden itibaren polisin sokaklarda vatandaşları gözaltına alması izledi. Saat 10:20 civarında polis, gözaltılara başladı. Taksim için oluşturulan tertip komitesi üyeleri oturma eylemi başlattı.
Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu dahil çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Bugün 1 Mayıs.
İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü.
Tüm dünyada eşitlik için, özgürlük için, sömürüye karşı milyonlar sokağa çıkacak.
Ülkemizde de on yıllardır işçi sınıfı en çok 1 Mayıslarda sözünü söylüyor, nasıl bir Türkiye'de yaşamak istediklerini haykırıyor. Düzene meydan okumanın, işçi sınıfının varlığını ortaya koymanın sembol günü 1 Mayıs.
Türkiye’deki 1 Mayıslar, dünyanın birçok ülkesine göre önemini hep korudu. Örgütlülük oranları, sendikalaşma oranları düşük olmasına rağmen, Türkiye işçi sınıfı, 1 Mayısların sönümlenmesine izin vermedi.
Bu yıl Türkiye, 1 Mayıs’a, siyasi mücadelenin zorlu ve karmaşık olduğu bir süreçte giriyor.
AKP iktidarının saldırıları, son birkaç ayda, seçme ve seçilme hakkını dahi ilga edecek, Erdoğan’ın ifadesiyle “rakiplerin telef edildiği” bir düzeni oturtmaya çalışan bir yola girdi.
Ancak 19 Mart’ın ardından yalnızca Saraçhane’de değil, AKP’nin kendi tabanının güçlü olduğunu düşündüğü illerde dahi halk kitlesel olarak sokağa çıkınca, hükümet, meşruiyetinin son seçim sonuçlarının bile gerisine düştüğü gerçeğiyle yüz yüze geldi.
Halk tepkisini tetikleyen, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve ardından tutuklanması olsa da, AKP’ye karşı tepkinin en büyük sebebi, ülkede tümüyle emekçilerin üzerine yıkılan ağır ekonomik kriz ve yoksullaşma.
Seçilmiş belediye başkanlarına yönelik operasyonlar, belediye çalışanları ve göstericilere uzandı. Gözaltılar, yasaklamalar, tutuklamalar arka arkaya geldi.
Öte yandan, AKP iktidarı içindeki farklı eğilim ve grupların birbirleriyle çatışma içinde oldukları da bu süreçte görünür hale geldi. Siyasi operasyonların arkasındaki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in ağzından geçtiğimiz gün aktarılan “devletin içindeki hain köstebekler” çıkışı, çatışmanın boyutunu gözler önüne serdi.
Tüm bu keşmekeş içinde 1 Mayıs tartışmaları da son haftalara sıkıştı.
Geleneksel olarak 1 Mayısları koordine eden DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, geçen yıl Saraçhane’de yaşanan organizasyon fiyaskosu nedeniyle çok eleştirilmişti. Eleştiriler, bu yılki koordinasyon toplantısında da TKP tarafından dile getirildi ve kamuoyuyla paylaşıldı. TKP’nin eleştirisinin temelinde 1 Mayısların kimi partilerin reklamına izin verir şekilde düzenlenmesi ve işçi sınıfının siyasi mesajının güçlü şekilde verilememesi vardı.
Dört kitle örgütü, İstanbul’daki kutlamanın Kadıköy’de yapılmasını kararlaştırdı. Düzenleyici kurumların taahhütlerinin ardından TKP de İstanbul’da Kadıköy’deki 1 Mayıs’a katılacağını duyurdu. Kimi özneler, son süreci göz önünde bulundurarak Taksim’i işaret etti. İktidara yakın Türk-İş de Kartal’da karar kıldı.
Hem Kadıköy hem Taksim, AKP’nin “yasaklı” bölgelerinden. Devlet, 1 Mayıs’a birkaç gün kala Kadıköy’deki kutlamaya izin verdi. Dört kitle örgütünün yanı sıra, bu yıl işçi sınıfının esas ihtiyacının kitlesel bir buluşma ve siyasi sözünü ortaya koyma olduğunu düşünen örgütler Kadıköy’deki kutlamaya çağrı yaptı.
Özellikle 19 Mart sonrası hükümetin baskılarına karşı Taksim Meydanı’na çıkmayı zorlamanın daha doğru olduğunu düşünen kimi örgütlerse Taksim çağrısı yaptı.
İstanbul dışındaki onlarca ilde de 1 Mayıs gösterileri düzenlenecek.
İktidar, yalnızca İstanbul’da değil, birçok ilde bu hafta sol örgütlerin mensuplarına yönelik yeni bir gözaltı dalgasının düğmesine bastı.
Türkiye ağır bir yoksulluğun pençesinde. Sömürüde dünyada ilk sıralarda yer alıyoruz.
Emekçiler giderek yoksullaşıyor.
Milyonlarca emekçinin ağır sömürü koşullarında çalıştırılması başta olmak üzere ülke kaynaklarının çok ağır tahribatına dayalı bu manzara sermaye diktatörlüğünün eseri. Türkiye birileri için "büyüyor" ancak "büyüyen" Türkiye'de işçi sınıfı kaybediyor.
Milyonlarca kişi işsiz.
Buna rağmen emekçiler fabrikalarda, işyerlerinde, mahallelerinde, meydanlarda direniyor.
Yasaklamalara rağmen greve çıkıyor, iş bırakıyor, eylem yapıyor.
Bu sömürü manzarasının emekçilere yüklediği görev ortada: Ayağa kalkma zamanı!
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.