Breadcrumb
On binlerce işçi 1 Mayıs'ta Kadıköy'de toplandı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 01.05.2025 , 13:07 Güncelleme Tarihi: 02.05.2025 , 14:28
İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ta İstanbul Kadıköy’de düzenlenen miting için on binlerce işçi yağmurlu ve soğuk havaya karşın bir araya geldi.
Kadıköy İskele Meydanı’nda yapılacak miting için sendikalar, işçi örgütleri, siyasi partiler Haydarpaşa ve Söğütlüçeşme olmak üzere iki koldan Kadıköy Rıhtım Meydanı'na yürüyüşe geçti.
Rıhtım Meydanı dün geceden itibaren ablukaya alınırken, polis ara sokakları kapattı.
TKP korteji Söğütlüçeşme'de toplandı:
CHP Kadıköy İlçe Örgütü üyeleri sabah saatlerinde Boğa’dan iskele meydanına doğru yürümeye başladı.
Cumhuriyet'te yer alan habere göre Kadıköy Rıhtım'da CHP'lilerin polis, “Turpunan, şalgamınan devlet yönetilmez” yazılı pankartlarının alana sokulmasına izin vermedi.
Sendikaların kortejleri Kadıköy İskele Meydanı'na yürüyüşe başladı.
Bariyerlerle kapatılan miting alanına gelenler kimlik kontrolü ve üst aramasının ardından içeri alınıyor.
İşçiler yoğun yağış altında 1 Mayıs alanına yürüdüler:
TKP Söğütlüçeşme'de kürsü kurdu
TKP'nin Söğütlüçeşme'de toplanma alanında kürsü kuruldu.
Sanatçılar Senan Kara, Orhan Aydın kürsüden şiirlerle, sanatçı Gülcan Altan ise marşlar ve şarkılarla kortejdekilere seslendi.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan da burada bir konuşma yaptı.
Okuyan "Dünyamızın hali Türkiye'nin halinin aynısı. Dünyada 750 milyon kişi açlıktan ölmemek için uğraşıyor. Dünyada 150 milyon kişinin başını sokacak evi yok. Dünyada gerçek işsiz sayısı 450 milyon. 750 milyon kişinin elektriğe erişimi yok. Ve arkadaşlar dünyada 720 milyon kişi derin, aşırı yoksullukla karşı karşıya. Bunların aylık geliri aşağı yukarı 2400 lira ve altı. Arkadaşlar niye anlatıyorum bunları biliyor musunuz? Bizler zaten ülkedeki büyük bir çoğunluk bu yoksulluğu, adaletsizliği yaşıyoruz. Ama bütün dünya böyle. Bu milyarlarca insanın çektiği karşısında bir avuç para babası muazzam zenginliklere sahip. Şimdi soruyorum size bu süper zenginler, holding sahipleri, tekel sahipleri sizlerden daha mı akıllıdır arkadaşlar soruyorum, daha mı akıllıdır?" dedi.
"Hayır" seslerinin yükselmesinin ardından sözlerine devam eden Okuyan "Peki bu zenginler, patronlar sizden daha mı çalışkan?" diye sordu. "Neden böyle?" sorusunun yanıtının çok basit olduğunu dile getiren Okuyan "Birileri dünyanın bütün kaynaklarına el koymuş, enerji kaynaklarına, madenlerine, fabrikalara, işletmelere, tarımsal arazilere el koymuşlar, sonra insanlar neden aç, yoksul, elektriksiz, neden evsiz? Arkadaşlar işte bu yüzden yağmurun altında toplandık, hakkımızı istiyoruz" dedi.
Okuyan: Siyasi iktidara el koymamız gerekiyor
"Hakkımız nedir?" diye soran Okuyan "Fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar, her şey emeğin olacak" sloganını hatırlattı ve şu ifadeleri kullandı:
"Arkadaşlar orada en son sıradaki siyasi iktidar, ilk yapmamız gereken şey. Kurtuluşumuz için burada bayraklarımızı daha daha yukarı kaldıran bizler, 'Yaşasın 1 Mayıs' diyen bizlerin siyasa iktidara el koyması gerekiyor."
"Türkiye büyük bir ülke, çoğalmamız gerekiyor" diyen Okuyan şu ifadeleri kullandı:
"Bugün İşçi Bayramı. Bayram bizim neyimize geçelim. Bugün mücadele günü. Önce hepimizin aslında sadece ve sadece işçi olduğumuzu kavramamız gerekiyor. İçimizde bu düzen tarafından ölüme mahkum edilen emekliler var. Emekliler işçidir. Aramızda eğitimine devam edebilmek için çalışmak zorunda olan, ailesine yardım eden işçi öğrenciler var, onlar işçi sınıfının parçasıdır. İçimizde ordan oradaya koşuşturan, geç kaldığında fırça yiyen, birer esnafa çevrilmeye çalışılan, oradan oraya giderken araç altında kaza geçirip ölen kuryeler var. Onlar işçi sınıfının parçasıdır. İçimizde yeraltında diri diri gömülen, yeraltında değer üreten madenciler var. Onlar işçi sınıfının parçasıdır. Belediye işçileri tekstil işçileri, mutfak ve servis işçileri, sağlık işçileri, eğitim emekçileri, plazalarda çalışan, günde 10 saat bilgisayar ekranına bakanlar işçi sınıfıdır. Önce bunu kavrayacağız. Biz işçiyiz diyeceğiz ki siyasi iktidara el koyalım. İşçi olduğumuzu unutursak bizi sömürmeye, yoksulluğa talim ettirmeye devam ederler. Önce işçi olduğumuzu kavrayacağız, sonra şunu söyleyeceğiz. Bizim, emeğiyle geçinenlerin, yaratanların, üretenlerin, değer katanların asalaklara, sömürenlere ihtiyacı yok."
'İşçiler partiye parti iktidara'
"Bakın bizim değerli bir bayramımız var 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Cumhuriyet Bayramında Cumhuriyeti kutlayamıyoruz. Neden?" diye soran Okuyan, yoksul köylülerin kanlarıyla bedel ödeyerek yarattıkları bu ülkede işçilerin emekçilerin misafir haline düştünü kaydetti.
Okuyan "Asalaklar, sömürücüler, holding sahipleri bütün ülkeye el koydular. Bizim bu ülkede parazitlere, asalaklar a ihtiyacımız yok. O yüzden siyasi iktidara el koymak zorundayız. Her şeyi devletleştirmek zorundayız, her şeyi tepeden tırnağa" diye konuştu.
Okuyan "Emeğin siyasi iktidara el koytmasının koşulu siyaset yapmaktan geçer. Siyaset sosyal medya başında, televizyon başında yapılmaz. Sİyaset gerektiğinde yağmur altında 20 saat mücadele ederek yapılır. Siyaset sokakta, fabrikada, okulda düzene meydan okuyarak yapılır. Siyaset işçi sınıfının partisinde yapılır. İşçiler partiye, parti iktidara. İşte bu kararlılıkla gerçek bir işçi sınıfı bayramını kutlayacağımız sosyalist Türkiye için yaşasın devrim, yaşasın sosyalizm" sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
TKP korteji "Patrona, zorbaya diz çökmüyoruz" pankartıyla yürüyüşe geçti.
Miting Enternasyonal marşıyla başladı
Güncelleme 13.56
Kadıköy'de kortejlerin meydana girişleri devam ederken 1 Mayıs Tertip Komitesi tarafından mitinge katılan siyasi parti, sendika ve örgütlerin temsilcilerinin isimleri okunarak selamlandı.
Miting düzenleme komitesi CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i ve DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, HDK Eş Sözcüleri Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu'nu kürsüye çağırdı. Kürsüye çıkan bu isimler 1 Mayıs'a katılanları el sallayarak selamladılar.
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş ve Adnan Selçuk Mızraklı’nın mesajları da kürsüden okundu.
Ruhi Su Dostlar Korosu'nun sahnede seslendirdiği marşların ardından miting Enternasyonal marşının okunmasıyla başladı.
Ortak hazırlanan manifesto okundu: 'Başka bir hayat mümkün'
DİSK, KESK, TMMOB, TTB başkanlarının selamlamasının ardından ortak hazırlanan 1 Mayıs 2025 Manifestosu okundu.
Hüseyin Tosu ve Zuhal Kaynak tarafından okunan manifestoda "Bugün 1 Mayıs meydanlarında başka bir yaşamın, başka bir Türkiye’nin müjdesini vermek için bir aradayız” denildi.
İşçilerin ve emekçilerin asgari ücretle ve asgari yaşam koşullarıyla mahkum edilmediği, demokratik hakların özgürce kullanılabildiği, grevlerin yasaklanmadığı, gece yarıları kapılara dayanılmayan bir ülke talep edilen manifestoda "Başka bir hayat mümkün” vurgusu yapıldı.
Manifestoda "Çalışırken ölmediğimiz, sağlığımızı kaybetmediğimiz, tükenmediğimiz, tacize, şiddete, ayrımcılığa uğramadığımız, 8 saat insanca çalışıp, 8 saat insanca dinlenip, 8 saat insanca yaşadığımız bir hayat mümkün. Yıllarca çalıştıktan sonra emekli olabildiğimiz, emeklilik hakkımızın gasbedilmediği, emekli olunca çalışmak zorunda kalmadığımız, emeklisini insanca yaşatan bir ülke mümkün" denildi.
Kimsenin ikinci sınıf vatandaş olmadığı, özgürce örgütlenilip siyaset yapılabilen bir Türkiye'nin mümkün olduğu vurgulanan manifestoda "Gazetecilerin, sanatçıların, akademisyenlerin, belediye başkanlarının, gençlerin hapse atılmadığı özgür bir ülke mümkün" ifadesine yer verildi.
Manifestoda, “Zorbaların değil, işçilerin, emekçilerin, halkın ülkesi mümkün” denildi.
Öğrenciler, direnişteki işçiler, emekliler, kadınlar adına konuşmalar yapıldı
İTÜ öğrencisi Umut Özgür Şahin, öğrenciler adına konuşma yaptı, “geleceğimizin olmadığı bu düzene razı değiliz. Bu düzeni değiştirmekten başka seçeneğimiz yok” dedi.
MESEM’lere değinen Şahin, “gerici kuşatma dayatılıyor” ifadelerini kullandı, “Tutuklanan, gözaltına alınan arkadaşlarımız bırakılana kadar durmayacağız, bu saltanat gençliğin öfkesiyle yıkılacak” dedi.
Devam eden işçi direnişleri adına, Esenyurt Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan Günay Yıldız da kürsüye çıktı. Yıldız “Sendikal haklarımızdan, alınterimizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Kadınlar ve LGBT’ler adına Hatice Yayla, “Bugün yalnızca emeğimize değil onurumuzu, bedenimizi, özgür yaşam hakkımızı savunmak için buradayız” dedi.
Sahne önündeki öğrencilerin “Şişli’de gözaltı, işkence var” sloganlarıyla kürsüdeki konuşmalar kesildi.
Emekliler adına Hasan Karakazan söz aldı, “Ben bir pazar günü torunumu alıp parka götüremiyorum. 14 bin 500 liraya bir emekli nasıl geçinecek?” diyerek emeklilerin geçim sıkıntısına dikkat çekti.
Son olarak Emek Barış ve Demokrasi güçleri adına konuşma yapıldı.
Miting sahneye çıkan Grup Munzur'un dinletisiyle devam etti.
TKP İstanbul İl Başkanı Dincel: Biz TÜSİAD’a göz yummayız
TKP korteji Kadıköy Meydanı'ndaki miting alanından Altıyol'a doğru yürüdü.
Boğa heykelinin önünde bir konuşma yapan TKP İstanbul İl Başkanı Ahmet Dincel korteji “Bu düzeni temsil eden herkese öfkeliyiz. Gün geçtikçe öfkemiz artıyor ama öfkemize eşlik eden bir şey var. Umudumuz, Türkiye işçi sınıfına olan inancımız. Bu ikisini yan yana getirenler, örgütlü kılanlar hoş geldiniz” diyerek selamladı.
Dincel, zenginliklere el koyanlara ve onları temsil eden düzen siyasetçilerine karşı bu örgütlü öfkeyi yükselterek ve siyaset alanına taşımaya devam edeceklerini ve işçi sınıfının mücadelesini büyüteceklerini söyledi.
Bir avuç patron kâr edecek diye işçilerin karanlığa boğulmaya çalışıldığını dile getiren Dincel “Türkiye Komünist Partisi’ni başka partilerle karıştırmasınlar. TKP azıyla yetinmez. TKP bu karanlığa boyun eğmez." dedi.
1 Mayıs’ı kutlayacağız ama tarikatlar ve cemaatlere bu ülkenin gerçeği diyeceğiz öyle mi? 1 Mayıs’ı kutlayacağız ama eğitim, sağlık paralı olamaya devam etsin göz yumalım mı diyeceğiz? TKP düzen siyasetine, ikiyüzlülüğe boyun eğmez. TKP ikiyüzlü bir parti değildir. 1 Mayıs’ı kutlayacağız, hedefimizde sermaye sınıfı olduğunu haykırmaya devam edeceğiz. Biz TÜSİAD’a göz yummayız” dedi.
Bu sırada kortejden “TÜSİAD defol bu memleket bizim” sloganları yükseldi.
Çok kazanandan çok az kazanandan az vergi alınması gibi talepler öne sürmeyeceklerini çünkü işçi sınıfının ürettiği her şeyi istediklerini ifade eden Dincel “Bu memleketi, iktidarı istiyoruz” diye belirtti.
Dincel’in sözleri “Patronların kârına el koyacağız” sloganlarıyla kesildi.
'Karamsarlık yasak'
“Anadolu halkının kanı, canı pahasına kazandıklarının sermaye sınıfına peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz. İşçi sınıfının siyaset yapma hakkını her yerde savunmaya devam edeceğiz” diyen Dincel konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Buradan bir sözle ayrılalım. Karamsarlık yasak yoldaşlar. Karanlık var evet ama karamsarlık yasak. Karamsarlığa kapıldığınız anca yanıbaşındaki yoldaşınıza, partinize, Türkiye işçi sınıfına sarılmaya devam edin.”
Bu düzende emekçilerin üstüne gelen ne varsa hepsinin sömürünün ürünü olduğunu kaydeden Dincel, 105 yıl önce TKP’nin yola koyulmasına canını adayan Mustafa Suphilerin mücadelesini bugüne taşıyanlara selam olsun” diyerek sözlerini sonlandırdı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.