Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'İran düşerse sırada biz varız': Rus uzmanlar ABD'nin saldırısını nasıl değerlendiriyor?

RT'ye konuşan Rus siyasi analistler, ABD'nin İran'a yaptığı saldırının Rusya için yarattığı tehlikeye işaret etti.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 23.06.2025 , 17:47

En yakın müttefiki İsrail'i desteklemek için harekete geçen ABD, dün İran'daki nükleer tesislere hava saldırıları başlattı. Operasyonun tam sonuçları, İran'ın nükleer programı ve Orta Doğu'daki güç dengesi açısından belirsizliğini koruyor.

ABD'nin İran'a saldırı başlatması Rusya'nın da gündeminde. Saldırının ardından Rus medyasında çeşitli değerlendirme yazıları yer almaya başladı. Rus siyasetçiler ve dış politika uzmanları son gelişmelerden sonra ne olabileceğine dair tahminler ve stratejik yorumlarda bulunuyorlar.

Rus analistlerden bazıları ABD'nin saldırısına ilişkin Rus yayın kuruluşu RT'ye değerlendirmelerde bulundu. Önde gelen analistler, Rusya için oluşan tehlikeye de işaret etti.

'İran düşerse, sırada Rusya var'

RT'ye görüş verenlerden biri Rus siyaset bilimci ve jeopolitik analist Aleksandr Dugin oldu.

Sözlerine "Bazıları hala Üçüncü Dünya Savaşı'nın bir şekilde bizi atlatabileceği yanılsamasına tutunuyor. Atlatmayacak. Zaten tam ortasındayız" diye başlayan Dugin, ABD'nin Rusya'nın müttefiki İran'a saldırı düzenlerken kendilerini hiçbir şeyin durduramadığına dikkat çekti.

Rus analist, sözlerine şöyle devam etti:

"Ve eğer hiçbir şey onları İran'ı bombalamaktan alıkoyamadıysa, o zaman hiçbir şey onları bizi hedef almaktan alıkoyamaz. Bir noktada, Rusya'nın, İran gibi, nükleer silahlara sahip olmasına izin verilmemesi gerektiğine karar verebilirler, veya saldırmak için başka bir bahane bulabilirler. Yanılmayın: Savaştayız."

ABD'nin Rusya ilerlese de geri çekilse de kendilerine saldırabileceğini ileri süren Dugin, bunun stratejiyle değil iradeyle ilgili olduğunu savundu.

Ukrayna'nın da İsrail gibi Batı için benzer bir rol oynadığını ifade eden Dugin, ikisinin de Batı'nın vekalet savaşı modelini temsil ettiğini belirtti.

Rusya'nın Birleşmiş Milletler'e yaptığı barış çağrılarının anlamsız hale geldiğini kaydeden Dugin, "İran düşerse, sırada Rusya var" dedi.

Dugin, devamında şunları söyledi:

"Trump, bir kez daha, ilk döneminde olduğu gibi, neoconların sıkı kontrolü altında. MAGA projesi sona erdi. 'Büyük Amerika' diye bir şey yok, sadece onun yerine standart küreselleşme var.

Trump, Süleymani'ye yaptığı gibi bir kez vurabileceğini ve sonra geri adım atabileceğini düşünüyor. Ama geri adım atmak yok. Kontrol edemeyeceği, hatta kazanamayacağı bir dünya savaşını tetikledi.

Şimdi her şey İran'a bağlı. Ayakta kalıp savaşmaya devam ederse, yine de galip gelebilir. Hürmüz Boğazı kapalı. Husiler Kızıldeniz'deki trafiği engelledi. Yeni oyuncular kavgaya girdikçe, durum hızla değişecek. Çin şimdilik dışarıda kalmaya çalışacak. Ta ki ilk darbe onlara da inene kadar.

Ancak İran pes ederse, sadece kendi kaybetmekle kalmayacak, geri kalanımızı da açık hedef haline getirecek. Buna, şimdi varoluşsal bir seçimle karşı karşıya olan Rusya da dahil. Soru, savaşıp savaşmamak değil. Rusya zaten savaşıyor. Soru, nasıl savaşacağı. Eski yöntemler tükendi. Bu, savaşmanın yeni bir yolunu bulmamız gerektiği anlamına geliyor, hem de hızlı bir şekilde."

'Rusya ders almalı, Batı müzakereyle yaklaşana güçle karşılık veriyor'

Konuya ilişkin değerlendirmesini paylaşan bir diğer isim de siyasi analist Sergey Markov'du.

ABD'nin yıllarca İran'a saldırmama nedeninin "korku" olduğunu belirten Markov, Washington'un, herhangi bir saldırının İran ve Hizbullah gibi müttefikleriyle bağlantılı "uyuyan hücreler" tarafından gerçekleştirilecek bir misilleme saldırısı dalgasını tetikleyeceği endişesiyle on yıllardır geri planda kaldığını savundu.

İsrail'in Lübnan'daki savaşının bu endişeyi ortadan kaldırdığını ileri süren Markov, "Korkulan uyuyan hücreler asla ortaya çıkmadı. Bu netleştiğinde, hem İsrail hem de ABD, İran'a ciddi bir geri tepme riski en aza indirerek saldırabileceklerini fark ettiler" dedi.

İran'ın itidalli tavrının ve "barışçıllığının" ironik bir şekilde savaşa yol açtığına işaret eden Markov, "Bunda Rusya için bir ders var: Batı karşı tarafın hem müzakereye istekliliğini hem de boyun eğmediğini gördüğünde, diplomasiyle değil, güçle karşılık veriyor. Batı emperyalizminin gerçek yüzü budur" dedi.

Savaşta 11. gün: İsrail hapishaneyi hedef aldı, İran elektrik altyapısını vurdu
thrn

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.