Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İmamoğlu'nun diploma davası başladı: 'Bu iddianameyi kendisini yeneceğimi bilen kişi yazdırdı'

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, diploma davası kapsamında bugün Silivri'de hakim karşısına çıktı. İmamoğlu savunmasında "12 metrekarede öyle özgürüm ki o Sarayı'nda çatlasın" dedi. İmamoğlu'nun tutuklu avukatı da duruşmaya SEGBİS ile bağlandı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 12.09.2025 , 17:48 Güncelleme Tarihi: 13.09.2025 , 11:25

Tutuklu İstanbul büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 11 Eylül’de Çağlayan'da İstanbul Adliyesi’nde görülmesi gereken diploma davasının ilk duruşması, bugün Silivri’deki cezaevi duruşma salonunda görülüyor.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince İmamoğlu, 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis ve 'siyasi yasak' istemiyle bugün Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumları karşısında bulunan Silivri duruşma salonunda hakim karşısına çıktı.

Saat 11.00'da başlaması beklenen duruşma 12.00'da başladı. Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel de geldi.

Kimlik tespitinin ardından yarım saat boyunca hakim, suçlamaları ve iddianameyi okudu.

İmamoğlu "Ben dinlemekten rahatsız değilim ama inşallah diploması olmayan kişi de dinliyordur" dedi. 

İddianame okunurken ayrıca “Anlattığınız hiçbir şeyin benimle alakası yok” diyerek tepki gösterdi.

'Bu iddianameyi savcı yazmadı, seçimde yeneceğimi bilen kişi yazdırdı'

İddianamenin okunmasının ardından İmamoğlu savunmasına başladı.

İmamoğlu, savunmasında ayrıca "Bu iddianameyi savcı yazmadı; bu iddianameyi bir sonraki seçimde kendisini yeneceğimi bilen kişi yazdırdı" dedi.

Şu an darbe süreci içerisinde olduklarını savunan İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Yaklaşık bir yıldır bu kurgunun adım adım yürütüldüğü, 18 Mart'ta diplomamın iptaliyle fişimin çekildiği, 19 Mart'ta operasyonlarla devam eden çok acı bir sürecin içerisindeyiz. Çok zor bir dönemi hep beraber yaşıyoruz. Ben, 18 yaşında bir çocuk olarak elimin dahi değmediği bir olaydan yargılanıyorum, hem de hapis cezasıyla. Arkadaşlarımın bir kısmı üniversiteden geldi. Savunma yapmak zor çünkü dava tamamen saçmalıktan ibaret. İstanbul Üniversitesi'nin yetkisi olmayan bir diplomanın iptaline kalkışması bile başlı başına bir saçmalıktır. Dava konusu ise bana göre tamamen bir kurgu. Sanki ben hileyle diploma almışım, yüksek lisansa başvurmuşum, askerlik şubesine götürüp kullanmışım, sonra da Yüksek Seçim Kurulu'na sunmuşum. İşte burası zurnanın zırt dediği yerdir. 

Lise diplomasıyla bile belediye başkanı olunabiliyor. Cumhuriyet Başsavcılığı 24 Şubat'ta İstanbul Üniversitesi'ne 'acele et, hemen karar ver' diye yazı gönderiyor. Yazıda, 'Bahse konu diplomanın kullanılmaya devam edildiği, dekanlıkta tanınırlığa dair işlemlerin sürdüğü' deniliyor. Savcı, 'Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanlığına başvurur' diye telaşa kapılıyor ve aslında kendini ele veriyor. Bu evrak işin özeti aslında. Yüksek lisans diploması üzerinden kurgulanan bir oyun. Bu iddianameyi hazırlayanların aklı tarihe utanç yazısı olarak geçmiştir. Ekrem İmamoğlu, 18 yaşında bir öğrenciydi. 18 yaşındaki bir çocuğun düşürüldüğü duruma bakar mısınız? Yazıklar olsun bu yazıları hazırlayanlara. Anacığımın ak sütü kadar helal olan diplomamı iptal ettiler. 30-35 yıl önce benim cumhurbaşkanı olacağımı anlamışlar."

'12 metrekarede öyle özgürüm ki o Sarayı'nda çatlasın'

Hakimin, “Doğu Akdeniz Üniversitesi'ne kayıt oldunuz mu?" sorusu üzerine İmamoğlu, şunları kaydetti:

Doğu Akdeniz Üniversitesi'yle ilgili bir kaydım yok, kaydolmadım. Eğer 'İmamoğlu Doğu Akdeniz'de okudu' diyorlarsa bu yalandır. Web sitesinde 'Doğu Akdeniz' yazıldığını savcılıktan öğrendim. Bir arkadaşımın benden bir sene önce geçiş yaptığını öğrendim. Bir sene sonra da bir ilan gördüm ve başvurdum. İşin hikayesi budur. 

Daha sonra İstanbul Üniversitesi'ne gittim. O gencecik yaşta çalışan bir iş insanı oldum. Dolu dolu yıllarımla o üniversiteyi bitirdim ve anamın ak sütü gibi helal diplomamı aldım. Partimizin 23 Mart'ta Genel Başkanımızın ortaya koyduğu ön seçimle adayımızı tercih edeceğimiz tarihe sırf ulaşmamam için diplomamı alelacele iptal ettirdiler. Yazık. Burada adaleti, en yüce yargı makamını temsil eden hakiminden savcısına kadar herkes, sadece kendi koltuğu için, milletin cebinden para harcadı. 

Bugün iletişim çağında, tarihi geçmiş pespaye bir kararla karşı karşıya kaldık. Halkımızın adım adım karanlığa mahkum edildiği bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Umudu iflas ettiriyorlar ama ettirmeyeceğim. Sevgi dolu konuşuyorum diye benimle 'sevgi pıtırcığı' diye dalga geçiyorlar. Evet, ben hala bir sevgi pıtırcığıyım. Böyle bir geçiş döneminde 12 metrekarede öyle özgürüm ki o Sarayı'nda çatlasın. Bu ülkede eğitime güvenmeyenlerin oranı yüzde yetmiş. Üniversite mezunlarımızın üçte biri işsiz."

'Bu iddianameyle KKTC'ye hakaret ediyorsunuz'

İmamoğlu savunmasının devamında şu ifadeleri kullandı: 

"Bu iddianame ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’ne hakaret ediyorsunuz. Diploma iptal edilsin diye neredeyse Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin varlığını inkar edecekler. University College of Northern Cyprus şu an Girne Amerikan Üniversitesi olarak devam ediyor. Türkiye benim vatanım, Kıbrıs gerçekten yavru vatanım. Diyorlar ki üniversite kütüğüne sahte şekilde Doğu Akdeniz Üniversitesi yazılmış. Doğu Akdeniz Üniversitesi ve ben ne alaka? Oturup üniversitenin kütüğüne ben mi yazdım? Benim pırlanta gibi dilekçem var. 

University College of Northern Cyprus’ın hazırlık ve işletme 2'nci sınıfını alttan ders bırakmadan bitirdiğimi yazdığım dilekçem var." 

Hakimin "Doğu Akdeniz yazdığınız yönünde bir iddia var" beyanı üzerine İmamoğlu, "İddianamenin saçmalık olduğunu zaten söyledim. University College of Northern Cyprus’tan geldiğimi gizlememişim ki. 1 sene önce bu okuldan geçiş yapan oldu diyorum. 1 sene önce İstanbul Üniversitesi öğrenci almış, başka delile gerek var mı? Diyorlar ya, kütükte University College of Northern Cyprus yazmıyor. Ben 91 yılında öğrenci belgesi almışım, burada da yazıyor: 'Northern Cyprus University' Ben, İstanbul Üniversitesi’ndeki rektörü bu olaydan önce aradığımda 'Bakın, bu namustur, yanlış bir iş yapmayın' dediğimde acı içindeki sesini duydum. 3 tane adam atamışsınız. Sanat tarihçisi, doktor. Hukukçu yok. Niye? Her şeyi göze alabilsinler diye" şeklinde konuştu.

Duruşma arasında 'Kılıçdaroğlu' açıklaması: 'Umarım kendisi için doğru karar verir'

Duruşmaya saat 13.56'da 10 dakikalık ara verildi. Ara sırasında Ekrem İmamoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı'na kayyum atanması, CHP Kurultay davasına ilişkin soruları cevapladı. İmamoğlu, Kılıçdaroğlu'na dair ise “Umarım kendisi için doğru bir karar verir. Diliyorum, istiyorum" dedi.

İmamoğlu'nun tutuklu avukatı duruşmaya bağlandı: 'Bu şartlarda savunma yapmayacağım'

Aranın ardından İmamoğlu, tutuklu bulunan avukatı Mehmet Pehlivan’ın duruşmada müdafii olarak katılmasını talep etti.

Talebin mahkeme heyeti tarafından kabul edilmesinin ardından Pehlivan, duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı.

Pehlivan, "Bu şartlarda savunma yapmayı reddediyorum" diyerek bir sonraki duruşmada hazır olmak istediğini söyledi.

İmamoğlu'nun avukatı Pekin: 'İddianamede bütün tuşlara basılmış'

Duruşma İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin'in dinlenmesiyle devam etti.

Pekin, Ekrem İmamoğlu'nun diplomasını iptal etmek için, Kuzey Kıbrıs'ın sınır kapısına yazılıp, İmamoğlu'nun girişinin kontrol ettirildiğini söyledi.

İmamoğlu'nun okula gidip gitmediğini öğrenmeye çalışıldığını ve Ekrem İmamoğlu'nun okula gittiğinin ortaya çıktığını ifade etti.

Pekin, şöyle konuştu:

"Bu kadar titizlikle hazırlanan bir iddianame görmedim. YÖK'e yazmış, ÖSYM'ye yazmış, üniversitelere yazmış. TC hudut kapısına yazmış, KKTC hudut kapısına yazmış. Belki Kıbrıs'a gitmemiştir, oturduğu yerden gitmiş gibi göstermiştir diye düşünüyor. Bütün tuşlara basmış. ÖSYM'ye yazmış. Neden aldığı puanı görmek için yazmış. Ama savcının aldığı yanıt kendi lehine değil aleyhine olduğu için dosyaya koymamış. 16 üniversitenin onlarca bölümüne kayıt yaptırabilecek bir puan almış İmamoğlu. Mesela KKTC ve Uludağ Üniversitesi'nin jeofizik bölümünü kazanacak puan almış."

İmamoğlu'nun avukatlarından Demir: 'İddianamenin dili kripto cemaat dilidir'

Tora Pekin ve Fikret İlkiz ile birlikte İmamoğlu'nun savunmasını üstlenen avukatlardan Hasan Fehmi Demir, şunları söyledi:

"Bu iddianamenin dilini çok sevdik. Çünkü bu dil Türkiye yargısına musallat olan kripto cemaat dilidir. Niyet okumaya dayanır, kronoloji yoktur, asla sanığın hakkında lehe delil toplanmaz, sanığın itibarını sarsacak hususlar iddianameye konur."

Adaylığı engellenebilir

CHP tarafından "siyasi" ve "cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleme amaçlı" görülen dava ile ilgili verilecek bir ceza ve olası siyasi yasak, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı olmasını engelleyebilir.

İddianamede İmamoğlu hakkında "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemi ve Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması (siyasi yasak) talep ediliyor.

Hizipler, istifalar ve başkanlık savaşları: CHP'de sorunun kaynağı ne?

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.