Breadcrumb
İliç maden katliamı davası: Bilirkişi 'her aşamada ihmal var' dedi, mahkeme 2 sanığı daha tahliye etti
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 11.11.2025 , 22:59
Erzincan İliç’te, 13 Şubat 2024 tarihinde SSR Mining ve Çalık Holding ortaklığındaki Anagold Madencilik’e işlettiği altın madeninde 9 işçinin yaşamını yitirdiği faciaya ilişkin davanın 4. duruşması görüldü.
Mahkeme heyeti, dava dosyasına yeni giren 508 sayfalık bilirkişi raporundaki tespitlere dair taraflardan savunmalarını istedi.
Tutuklu sanık Iaın Ronald Guılle, savunmasında, raporu yeterince inceleyemediğini belirterek ek süre talebinde bulundu. Diğer sanıklar da raporu inceleyemediklerini belirterek, savunma için süre, tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanıklara ek süre verilmesini ve Guılle, Kalender, Çiftlik’in tutukluluklarının sürmesini talep etti. Savcı, Shaun Keady Swartz ve Ömer Ardıç’ın ise adli kontrolle serbest bırakılmasını istedi.
Tutuklu sanıklardan Shaun Keady Swartz ve Ömer Ardıç adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Mahkeme, diğer tutuklu sanıklar Iaın Ronald Guılle, Ali Rıza Kalender ve Selçuk Çiftlik’in tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 6 Ocak’a erteledi.
Yeni bilirkişi raporu ne diyor?
Aralarında 6 profesörün bulunduğu 12 kişilik bilirkişi heyeti tasarım, işletme ve göçük gününden oluşan üç aşamada yaşanan ciddi ihmallerin faciayı meydana getirdiği sonucuna vardı.
Raporda, maden sahasının projelendirme ve tasarım aşamasında drenaj sistemi ile doygunluk yönetiminin yetersiz olduğu, stabilite hesaplarının yalnızca “kurak senaryolara” göre yapıldığı, “aşırı yağış ve tıkanma” gibi olumsuz koşulların hesaba katılmadığı belirtildi. İzleme sisteminin tasarım aşamasında eksik planlanması da “özensiz davranış” olarak nitelendirildi.
Faaliyetin yürütüldüğü dönemde ise aşırı yükleme, yetersiz drenaj ve su yönetimi, radar ve piezometre verilerinin dikkate alınmaması gibi ihmallerin kazayı kaçınılmaz hale getirdiği ifade edildi. 2022’de yaşanan öncü kaymanın ardından yeterli risk değerlendirmesi yapılmadığı, TARP sisteminde kırmızı alarm verilmesine rağmen sahada tahliyenin gerçekleştirilmediği vurgulandı.
Bilirkişi heyeti, Operasyon Başkan Yardımcısı Iain Ronald Guille ve Kıdemli Jeoteknik Mühendisi Ali Rıza Kalender’in “ağır derecede özene aykırı hareket ettiklerini”, Operasyon Direktörü Kenan Özdemir’in “özen yükümlülüğünü ağır derecede ihlal ettiğini” belirledi. GRE firmasındaki mühendislerin de benzer biçimde ihmali davrandıkları kaydedildi. Rapora göre facia, tasarımdan işletmeye kadar süren bir ihmaller zincirinin sonucu olarak meydana geldi.
Sanıkları sorumluluğu birbirine atıyor
Operasyonlar Başkan Yardımcısı Iaın Ronald Guılle, Jeoteknik Başmühendisi Ali Rıza Kalender, Projeler Sorumlusu Shaun Swartz, İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Selçuk Çiftlik ve İNR Mühendislik Şirketi sahibi Ömer Ardıç’ın da aralarında bulunduğu 43 sanık “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” ve “Çevreyi taksirle kirletme” suçlamalarıyla yargılanıyor.
Davanın ilk duruşması 17 Mart'ta, ikinci duruşması 2 Temmuz’da yapıldı. Mahkeme, yeni bilirkişi raporu ve şirketin organizasyon şemasının hazırlanmasını istemişti. 2 Eylül’deki üçüncü duruşmada tutuklu sanıkların kaçma şüphesi gerekçesiyle tutukluluklarının devamına karar verilmişti.
Duruşmalarda, faciaya neden olan liç yığını kaymasının çevresel etkileri yeterince tartışılmazken, müşteki avukatları bu yönüyle davanın eksik yürütüldüğünü belirtti. Aileler ve avukatları, facianın “göz göre göre geldiğini” vurguladı. Sanıklar ise sorumluluğu birbirlerine, taşeron firmalara veya eksik tasarımlara yöneltti.
Sanıklardan Jeoteknik Başmühendisi Ali Rıza Kalender, yığın liç alanındaki çatlakların aylar önce tespit edildiğini ancak yükleme faaliyetlerinin sürdürülmesi nedeniyle felaketin yaşandığını ifade etti. Kalender, gerekli radar cihazlarının olaydan sonra getirildiğini, mevcut sistemin yeterli olmadığını belirterek “Çatlaklar alarm seviyesini geçmişti, ama önlem alınmadı” dedi.
Kamu görevlileri yargılanmıyor
Soruşturma aşamasında madenin kapasite artışı ve denetim süreçlerinde sorumlu olan kamu görevlileri hakkında iddianame düzenlenmedi.
23 Mayıs 2024 tarihli 262 sayfalık bilirkişi raporunda, dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un imzasını taşıyan “ÇED Olumlu” kararını veren yetkililer “asli kusurlu” bulunmasına rağmen, savcılık bu kişiler hakkında “kovuşturmaya yer olmadığına” hükmetti.
Hayatını kaybeden işçilerden Uğur Yıldız’ın ailesi bu kararı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Aileler, madene izin veren ve denetim görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin de yargılanmasını talep ediyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.