Sayfa yolu
İliç faciası öncesi toplantı itirafı: 'Kaymayı biliyorlardı, zenginlere ayrı yoksullara ayrı adalet var bu ülkede'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 20.10.2026 , 13:16 Güncelleme Tarihi: 20.10.2026 , 16:17
Erzincan'ın İliç ilçesinde, Anagold şirketine ait maden ocağında 13 Şubat 2024'te meydana gelen ve 9 işçinin hayatını kaybettiği facianın 9. duruşması bugün görülmeye başlandı. Duruşmaya verilen arada, faciada yaşamını yitiren maden işçisi Uğur Yıldız'ın kardeşi Duygu Yıldız, ortaya çıkan yeni bilgiler ve ifadeler karşısında tepkisini dile getirdi. Tutuklu bulunan son iki kişinin de serbest bırakıldığını belirten Yıldız, davanın seyrine ilişkin ayrıntıları soL'a anlattı.
Facianın yaşanacağı saatlerde sendika toplantısı yapmışlar
Duruşmada sanıklardan Murat Bayraktar'ın verdiği ifadeyle, facia günü işçilerin göz göre göre ölüme gönderildiği bir kez daha ortaya çıktı. Duygu Yıldız, mahkemede ilk kez dile getirilen bu itirafı soL'a şu sözlerle aktardı:
"Aynı gün kaymanın olacağı belliyken saat 14.00'te sendika ve işçi haklarıyla alakalı genel bir toplantı yaptıklarını söyledi. Zaten toplantının bitmesinin sebebi de kayma olmuş. Kaymanın olacağını bildikleri halde bu acil durum uyarılarını kimse dinlemedi. Bu durum ve ifade duruşmalarda ilk defa söyleniyor."

Katliamın sorumlularına tahliye ödülü
Faciayı önleyebilecek yetkiye sahip isimlerin birer birer serbest bırakılmasına tepki gösteren Yıldız, yargı sistemindeki çifte standarda dikkat çekti. Yıldız, yargılama sürecindeki adaletsizliği şu ifadelerle dile getirdi:
"Faciayı durduracak yetkili kişiler Cengiz Yalçın Demirci ve onun altındaki Kanadalı Iain Ronald Guille ile Ali Rıza Kalender'di. Iain daha önce serbest bırakılıp tekrar tutuklanmıştı, duruşmadan önce tekrar serbest bırakılmış.
Ben bugün Cumhurbaşkanı'na sözlü bir hakaret etsem beni aynı gün içerisinde gözaltına alıp tutuklarlar. Ancak bu ülkede yaşanmış en büyük çevre katliamına, madencilerin ölümüne sebebiyet verenlerden kimse tutuklu değil. Şirketin Türkiye müdürü Cengiz Yalçın Demirci yurt dışında yaşamasına rağmen yurt dışı yasağı bile kaldırıldı."
Gerçeklerin üstünün örtülmesine izin vermeyen, gücünü sadece emekten ve halktan alan bağımsız gazetecilik için soL'a destek olun. Karanlığa karşı gerçeğin sesini büyütmek için abone olun.
'Mahkemeye göre bırakın suçluyu, ortada suç bile yok sanki'
Sürecin yalnızca bir cinayet davası olarak ele alınamayacağını belirten Yıldız, yaşananların bir çevre katliamı ve işçi sınıfına yönelik bir saldırı olduğunu vurguladı.
Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Süreç sanki Uğur Yıldız ya da bir başka madenci öldürülmüş ve sadece onun için adalet arıyormuşuz gibi, bir cinayet soruşturmasıymış gibi dönüyor. Hayır, biz bu ülkede yaşayan bir işçinin, bir emekçinin sermaye tarafından kurban edildiğine inanıyoruz; bu toplumsal bir dava. Bilirkişi raporlarında da var; siyanürlü toprak su havzasına karıştı. Su zehirlendi, hava zehirlendi, toprak zehirlendi. 9 emekçi insanı katlettiler ve ortada suçlu da yok, suç da yok, ceza da yok. Adaletin kıstası var herhalde; zenginler ve güçlüler ile yoksullar, işçiler... Ve adalet ne yazık ki bu işçilere uğramıyor."
Yıldız, yaşananlara duyduğu itirazı ve öfkeyi dile getirerek adalet çağrısını yineledi:
"Tabloya göre, tonlarca siyanürün doğaya karıştığı ve 9 canın yitip gittiği bu büyük felakette, davanın işleyişine bakıldığında ortada suçlu olmamasını geçtik, sanki ortada işlenmiş bir suç bile yok."
Duruşmada ilk kez gündeme gelen bu bilgilerin gölgesinde yapıldı.
Mahkeme tutuksuz sanıkların tutuklanması talebini reddetti, adli kontrollerin devamına karar vererek duruşmayı 26 Ocak 2027'ye erteledi.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.