Sayfa yolu
Çayırhan'da özelleştirme sonrası ikinci maden kazası: İhmal ve üretim baskısı mı var?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Ayakta tedavi olan ve görece hafif yaralanan madenciler fırsat buldukça dışarı çıkıp diğer yaralı madencler hakkında bilgi almaya çalıştı.
Yayın Tarihi: 22.08.2026 , 09:27
Ankara'nın Nallıhan ilçesinde bulunan Çayırhan Kömür İşletmeleri'nde dün meydana gelen göçükte bir maden işçisi yaşamını yitirirken, 25 işçi de yaralandı.
Göz göre göre gelen kazada, 34 yaşında ve iki çocuk babası olan Erdi Tolga Kahveci hayatını kaybetti. Yaralanan işçilerden 5'i Ankara merkezindeki hastanelere sevk edilirken, diğer madencilerin tedavilerine Çayırhan, Beypazarı ve Nallıhan çevresindeki hastanelerde devam ediliyor.
Sendika yetkilileri ve yaralı ailelerinden alınan bilgilere göre, yaralı işçilerden 4'ünün durumu diğerlerine nazaran daha ağır seyrediyor. İşçilerden birinin boyun bölgesinde ezilme ve kırık ihtimali bulunurken, bir diğer işçide kafatasına aldığı darbe nedeniyle kırık ve travma meydana geldi. Bir diğer işçinin ayaklarında kırıklar oluşurken, dördüncü işçinin ise ezilmeye bağlı olarak iç organlarında zedelenme tespit edildi.
Yaralıların hayati tehlikeyi atlattığı ancak durumlarının ciddiyetini koruması sebebiyle müşahede altında tutuldukları ifade ediliyor.
Savcılık incelemeleri ve resmi prosedürlerin tamamlanmasının ardından, hayatını kaybeden madenci Erdi Tolga Kahveci'nin cenazesinin memleketi olan Zonguldak'ın Gökçebey ilçesine bağlı köyüne defnedilmesi bekleniyor.
Özelleştirme sonrası yaşanan ikinci göçük kazası
Çayırhan Termik Santrali ve bağlı maden sahaları, yakın geçmişe kadar devlete ait olup Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) ve alt işletmeleri tarafından yönetiliyordu. Tesislerin özelleştirme ihalesi 7 Mart 2025 tarihinde sonuçlanmış ve satış süreci Mayıs 2025'te Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile kesinleşmişti. Bu özelleştirme kapsamında, Çayırhan madeni ve termik santrali yirmi milyar Türk lirası bedelle Akçadağ İnşaat Enerji ve Madencilik AŞ tarafından satın alındı.
Madenin devredilmesinin hemen ardından, 10 Nisan 2025 tarihinde Hırkatepe maden ocağında gece vardiyası sırasında yine aynı panoda, üretim faaliyetlerinin devam ettiği bölgede bir göçük meydana gelmiş ve on üç işçi yaralanmıştı. Özelleştirme sonrasında aynı üretim alanında ikinci kez benzer şekilde ölümcül bir kazanın yaşanması, ihmalleri ve devir sonrası oluşan denetim boşluklarına dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
Madeni çıkarılan ve üretimi tamamlanan boş bölgelerde zaman içinde çökmeler meydana geliyor. Bu çöken alanlar aktif olarak çalışılan yerler olmamasına rağmen, göçük anında devasa bir hava basıncı ortaya çıkıyor. İşçiler doğrudan göçük altında kalmıyor, çöken panonun yarattığı şiddetli hava basıncıyla savrularak maden içindeki duvarlara veya iş makinelerine çarpmaları sonucu yaralanıyor ya da hayatlarını kaybediyorlar.
Son yaşanan kazada da yaklaşık yüz metrekarelik bir alanda meydana gelen tavan çökmesi, elli altmış metre mesafeden bile hissedilen çok güçlü bir basınç dalgası yarattı ve ölümler ile yaralanmalar bu savrulma şiddetiyle gerçekleşti.
'Başımızdaki baretler uçtu kendimizi dışarı zor attık'
Dün yaşanan kazanın ardından yaralanan madencilerin önemli bir kısmı Beypazarı ve Nallıhan'daki hastanelere sevk edilerek tedavi altına alındı.
Beypazarı'nda tedavisi süren yaralı madencilerin soL'a verdiği bilgilere göre, mesai esnasında çökmenin yaşandığı panoda altmış civarında madenci çalışıyordu. Bu işçilerden 25'i, göçüğün yarattığı devasa basınç dalgasıyla savrularak sert zeminlere çarpmaları neticesinde doğrudan zarar gördü.
Yaşadıkları dehşet anlarını soL'a anlatan bir madenci, göçmenin en fazla yüz metre, belki de daha yakın bir mesafede meydana geldiğini belirtti. İşçi, arka tarafta bulunduklarını ancak artan basınçla birlikte her birinin farklı bir yöne savrulduğunu ifade etti:
Göçme en fazla yüz metre ötede meydana geldi, belki daha yakın. Biz arka taraftaydık, basınçla her birimiz bir yere savrulduk. Vefat eden arkadaşımız da basınçla oradaki iş makinelerinin metal kısmına çarpmış. Sert bir yüzeye çarptığı için vefat etti. Diğer yaralı arkadaşlarımız da benzer şekilde sert yüzeylere çarptı.
Çökmenin etkisiyle bir anda kulakları sağır eden şiddetli bir uğultu duyduklarını sözlerine ekleyen işçi, rüzgarın hızıyla başlarındaki baretlerin uçtuğunu ve o panik anında kendilerini can havliyle dışarıya zor attıklarını anlattı.
'Direnişten cenazeye geldik, direnişi görmeyenler cenazeyi gördü'
Hastanelerde yaralılar ve aileleriyle yakından ilgilenen Maden-İş Orta Anadolu Şubesi Başkanı Talih Kocabıyık ile Şube Sekreteri Selim Arslan, tedavilerin sürdüğünü ve durumu ağır olan işçilerin de hayati tehlikeyi atlattıklarını doğruladı.
Ancak sürecin insani ve politik boyutuna dikkat çeken Şube Sekreteri Selim Arslan, yaşanan bu felaketlerin toplum ve yetkililer tarafından artık kanıksandığını vurguladı.
Sözlerine "Mesai sonrasında meslektaşına geçmiş olsun diyen başka meslek mi var?" sorusuyla başlayan Selim Arslan, madencilerin ölümlü kazalar dışında ülke gündemine dahi alınmamasını sert bir dille eleştirdi:
Bugün cenazeye geldik. Az öncesinde ise Ankara'da direnişte, meydanlardaydık. Şirketin önünde eylemlerimiz devam ediyordu. Kazanın meydana geldiği şirket farklı, Ankara'daki direnişteki şirket farklı. Ama şimdi o süreçte mücadele eden madencileri görmeyenler başsağlığına gelecekler. Taziyelerde mi ziyaret edecekler? Madenciye görülen reva mı bu? Ekmek parası için mücadelesini görmeyenler başsağlığına mı gelecek? Şimdi bir daha düşünsün tüm herkes. Ölümle burun buruna çalışılırken, meslektaşına iş bitiminde geçmiş olsun denilen bir sektörde çalışanlar maaşlarını alamıyor. Artık işçinin ekmeğiyle, hayatıyla oynanmasın.
Yaralı madencilerin hastanelerdeki tedavisi endişeli bekleyişler eşliğinde devam ederken, hayatını kaybeden madenci Erdi Tolga Kahveci için memleketinde cenaze töreni düzenlenecek. Ölen işçinin mesai arkadaşları ve günlerdir Ankara'da alınterleri için direnen madenciler, Kahveci'yi sonsuzluğa uğurlamak üzere Zonguldak'a doğru yola çıkacak.
Kazanın nedeni üretim baskısı mı?
Geçtiğimiz yıl Nisan ayında yaşanan ilk olayın ardından Maden Mühendisleri Odası detaylı bir açıklama yapmış ve olası ihmallere dair kritik sorular sormuştu.
Oda yetkilileri, gerek madencilik bilim ve tekniği gerekse işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı açısından, üretim yapılan ayak arkasında bu büyüklükte açık alan bırakmanın riskli olduğu bilinmesine rağmen üretime devam etmekte neden ısrar edildiğini gündeme taşımıştı.
Maden Mühendisleri Odası'nın 12 Nisan 2025 tarihinde yayımladığı raporda, bu tarz boşlukların planlı bir şekilde çökmesinin sağlanması gerektiği, ayak arkasında devasa açık alanların bırakılmaması ve olası hava basıncına karşı acil önlemler alınması gerektiğine dikkat çekilmişti.
Gündeme gelen bir diğer hayati ihtimal ise özelleştirme sonrasında kamu kurumları tarafından gerçekleştirilen denetimlerin sıklığı ve niteliğiydi. Madencilik bilim ve tekniğinin her kazayı önleyebilecek düzeyde gelişmiş olduğunun altını çizen oda, kamu denetimlerinin neden sıklaştırılmadığını sorgulamış ve gerekli önlemler alınmazsa aynı kazanın benzer şekilde tekrarlanabileceği konusunda kesin bir uyarıda bulunmuştu.
Yaşanan ilk kazadan yaklaşık bir buçuk yıl sonra, yine aynı üretim panosuna yakın bir bölgede birebir aynı mekanizmayla yeni bir felaketin yaşanması, ihmaller zincirini ve özelleştirmenin sonuçlarını gösteriyor. Şirketin daha fazla kâr hırsıyla işçiler üzerinde üretim baskısı kurup kurmadığı sorusu da ortada.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.