Sayfa yolu
İletişim sektöründe kadın olmak: 'Mesleğinden vazgeçmek zorunda kalan çok kadın gazeteci var'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 08.03.2024 , 16:25 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Patronların Ensesindeyiz İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde iletişim sektöründe kadın emekçilerin yaşadığı sorunlara ışık tuttu.
İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı temsilcisi ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Sıla Yılmaz, sektör çalışanları ve akademisyenlerle konuştu.
Okurken çalışmak zorunda kalan Zeren Gültekin, taciz ve mobbingin meslekten kopardığı kadın emekçilere dikkat çekti. Kadınların işsizlik ve düşük ücret gibi sorunları erkeklere kıyasla daha derinden hissettiğini belirten akademisyen Çağrı Kaderoğlu Bulut, "cam tavan" uygulamasının çizdiği sınırlara işaret etti. Belgesel yönetmeni ve akademisyen Sibel Tekin ise "Her yeni başlık bizim için bir mücadele konusu" dedi.
'Mesleğinden vazgeçmek zorunda kalan çok kadın gazeteci var'
Zeren Gültekin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 3. sınıf öğrencisi. Aynı zamanda fakülteye bağlı olan Görünüm gazetesinde yarı zamanlı çalışarak muhabirlik yapıyor. Gültekin, meslek hayatının ilk döneminde karşılaştığı zorlukları şöyle anlatıyor:
"Genel olarak iletişim sektörü başlı başına zor bir alan. Bir de bizim toplumumuzda kadın olmanın belli başlı sorunları var. Bu sorunlar birçok mesleğe yansıdığı gibi gazeteciliğe de yansıyor. Başta taciz edilmek ve mobbing sorunuyla karşılaşıyoruz. Bir kadın öğrenci olarak ben de bu durumlarla karşılaştım. Sorunun gözdağı kısmına gelirsek, gözdağı derken kastettiğiniz meslekten vazgeçme, geri durmak noktasıysa kendi açımdan bunun söz konusu olmadığını söyleyebilirim. Tam tersine daha çok “Ben bunu yapmalıyım” açısından duruma bakıyorum. Ancak bu sebeplerle mesleğinden vazgeçmek zorunda kalan çok fazla kadın gazeteci var."
Zeren Gültekin'le yapılan söyleşinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
'Kadınların meslekte tutunma şartları çok daha zor'
Çağrı Kaderoğlu Bulut, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim görevlisi. Gazetecilerin proleterleşme süreci ve devlet-medya-sermaye üçgeni üzerine araştırmalarıyla bilinen akademisyen, kadın gazetecilerin işsizlik ve düşük ücret gibi sorunları daha derinden hissettiğine dikkat çekiyor.
"Kadınların erkeklere göre meslekte tutunma şartları çok daha zor. Bir kadın hamile kalıp meslekten ayrılınca ve iki üç yıl sonra mesleğe dönmek istediklerinde çoğu zaman bu fırsatı bulamıyor. Bir diğer konu ücretler. Ücretler halihazırda çok düşük durumda, gazetecilerin yarısından fazlası asgari ücret civarında ücretlerle çalışıyorlar ve bu düşük ücretleri alanların çoğunluğu da kadın gazeteciler. Dolayısıyla genel olarak düşük ücret politikası tüm gazetecileri etkilerken kadınlar bundan daha fazla etkileniyor.
Bununla birlikte yine son yaptığımız araştırmada ortaya çıkan başka bir durum da her on gazeteciden sekizi on beş yıldan daha az sürede meslekte tutunabiliyor. Gazetecilik mesleğinde yaş oranı arttıkça kadınların çalışma oranı düşüyor. Bu kadınların meslekten daha erken ayrıldığını gösteriyor. Bunun sebeplerine baktığımızda toplumsal cinsiyete dayalı iş bölümü nedeniyle hamilelik, ev, yaşlı, çocuk bakımı gibi gerekçelerle kadınların meslekten kopmasının daha kolay olduğunu görüyoruz. İkincisi de meslekte uygulanan cam tavan. Yani kadınların belirli bir yere kadar yükselebilmesi ve onun ötesine geçememesi. Böyle görünmez bir cam tavan uygulaması kadınların meslekten daha çabuk vazgeçmelerine, mesleğin dışına çıkmalarına yol açıyor."
Çağrı Kaderoğlu Bulut'la yapılan söyleşinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
'Her yeni başlık bizim için bir mücadele konusu'
Sibel Tekin Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi ve belgesel yönetmeni. Belgeseli için çektiği görüntülerin "suç unsuru" olduğu öne sürüldü, yargılama geçtiğimiz günlerde beraatle sonuçlandı. Tekin, toplumun muhafazakarlaştırılmasının kadınların kazandığı pek çok hak ve özgürlük alanını elinden aldığını söylüyor.
Bir kadın yönetmen ve akademisyen olarak Tekin, 8 Mart'ın önemini şu sözlerle özetliyor:
"Kadın mücadelesindeki en önemli tarih 8 Mart. Kadının ezilmesi yüzyıllardır süregelen bir durum. Her yeni başlık bizim için bir mücadele konusu oldu. Toplumsal cinsiyet mücadelelerindeki her özneyi de önemsiyorum, birlikte mücadele etmek gerektiğine inanıyorum."
Sibel Tekin'le yapılan söyleşinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
.png)
.jpeg)

