Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İki ayda 11 kadın öldürüldü: Güney Afrika’da kadın cinayetleri neden önlenemiyor?

Güney Afrika'da Johannesburg çevresinde temmuz ortasından bu yana 11 kadının cansız bedeninin bulunması ülkede yıllardır süren kadın cinayetleri ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Polis cinayetlerin birbirleriyle bağlantılı olup olmadığını araştırıyor. Ancak Güney Afrika’da kadınların karşı karşıya olduğu şiddet, bu dosyadan çok daha büyük bir toplumsal krize işaret ediyor.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 28.09.2026 , 16:57

Güney Afrika’nın Johannesburg kentinin doğusundaki Ekurhuleni belediyesinde kadınların cesetleri art arda bulunuyor. 

Son olarak 27 Eylül’de bir güvenlik şirketinin devriyesi sırasında açık arazide bir kadın cesedi bulundu. Böylece bölgede temmuz ortasından bu yana bulunan kadın cesetlerinin sayısı 11’e yükseldi.

Bir gün önce de aynı belediye sınırları içindeki bir mezarlığın yakınında yarı çıplak halde bir kadının cesedi bulunmuştu. Polis, bu kadının taşlanarak öldürülmüş olabileceğini açıkladı. Kesin ölüm nedeni otopsinin ardından belirlenecek.

Polis soruşturması sürerken kamuoyunda cinayetlerin aynı fail ya da failler tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğine ilişkin endişe büyüyor. Ancak yetkililer henüz bu bağlantıyı doğrulamış değil. Eylül ortasında hükümet tarafından oluşturulan özel soruşturma ekibi de vakaları ayrı ayrı incelemeyi sürdürüyor.

11 kadın, iki ay ve aynı bölge

Ekurhuleni’deki ilk vakalar temmuz ayında ortaya çıktı. Hükümetin 20 Eylül’de yayımladığı resmi listede, 15 Temmuz ile 17 Eylül arasında bölgede bulunan dokuz kadın yer alıyordu.

Kadınlardan üçü temmuz ve ağustos aylarında Kempton Park çevresinde bulundu. Eylül ayının ilk 10 gününde bir kadın Clayville nehri civarında, ardından Kempton Park'ta ve Olifantsfontein'de üç kadın daha bulundu. 12 Eylül'de Elizabeth Moselakgomo'nun cesedine ulaşıldı. Moselakgomo'nun ölümünün ardından kadınların güvenliği konusunda ülke çapında protestolar düzenlendi.

Kadınların bir bölümünün 20'li ve 30'lu yaşlarında olduğu, bazılarının tamamen ya da kısmen çıplak halde bulunduğu bildirildi. İlk vakada cesedi bulunan kadının ellerinin kablo bağlarıyla bağlandığı belirtildi.

Fakat soruşturmanın en önemli noktalarından biri şu: 11 cesedin aynı cinayet serisinin parçaları olduğu henüz kanıtlanmış değil.

Polis, örneğin 17 Eylül'de bulunan dokuzuncu kadınla ilgili olarak iki kadını cinayet suçlamasıyla gözaltına aldı ve bu olayın bir ilişki meselesinden kaynaklanmış olabileceğini açıkladı. Gauteng eyalet polis şefi ise dokuzuncu cinayetin münferit bir vaka olduğuna inandıklarını, diğer bazı vakaların ise bağlantılı olabileceğini söyledi.

Cape Town, 16 Eylül: Güney Afrikalılar, Ekurhuleni'de cesetleri bulunan kadınları anmak için sokağa çıktı. Protestocular, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı acil adım atılması çağrısında bulundu.

Mesele yalnızca bu 11 cinayet değil

Johannesburg çevresindeki vakalar Güney Afrika'da kadın cinayetlerinin neden bir türlü önlenemediği sorusunu yeniden gündeme getiriyor.

Güney Afrika Parlamentosu'nun Şubat 2026'da açıkladığı verilere göre ülkede kadın cinayeti oranı 100 bin kadın başına 9. Parlamento bu oranın küresel ortalamanın yaklaşık beş katı olduğunu belirtiyor. Yalnızca Temmuz-Eylül 2024 döneminde 957 kadın öldürüldü.

Daha ayrıntılı araştırmalar, sorunun önemli bir bölümünün kadınların yakın çevresindeki erkek şiddetiyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Güney Afrika Tıbbi Araştırma Konseyi'nin verilerine göre 2020-2021 döneminde her gün ortalama üç kadın yakın partneri tarafından öldürüldü.

Dolayısıyla Johannesburg çevresindeki vakaların bir seri katil tarafından işlenip işlenmediği sorusu önemli olsa da, ülkenin kadın cinayeti sorununu açıklamak için tek başına yeterli değil.

Devlet yıllardır 'mücadele' ediyor

Güney Afrika yönetimi toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve kadın cinayetlerini uzun süredir ulusal bir kriz olarak tanımlıyor.

2024'te yürürlüğe giren Ulusal Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet ve Kadın Cinayetleri Konseyi Yasası, bu alandaki politikaların koordinasyonu için ulusal bir konsey oluşturdu. Konseyin görevi yalnızca polis müdahalesini değil, önleme, mağdur desteği ve devlet kurumları arasındaki koordinasyonu da kapsıyor.

Ancak yasalar ve stratejiler ile sahadaki tablo arasındaki mesafe tartışmanın merkezinde.

Şubat 2026'da Parlamento komiteleri, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadele için ayrılan kaynakların ve hükümetin acil durum planının yeterliliği konusunda hükümetten daha net bir finansman planı istedi. Aynı toplantıda ülkede polis başına düşen nüfusun yaklaşık 427 kişi olduğu belirtildi.

Eylül ayında ise hükümet, Ekurhuleni'deki cinayetlerin ardından özel bir soruşturma ekibini genişletti. Polis, dedektifler, adli uzmanlar, takip ekipleri, K9 birimleri ve soruşturma psikologlarının dahil olduğu çok disiplinli bir yapı oluşturuldu.

Kadınlar neden sokağa çıkıyor?

Krizin bir diğer yüzü de kadınların yıllardır süren protestoları.

2025'te G20 Zirvesi öncesinde binlerce kadın ülke genelinde G20 Kadınlar Grevi adı verilen eylemlerde toplandı. Eylemciler siyah giyinerek kadın cinayetlerini protesto etti; bazı gösterilerde her gün öldürüldüğü belirtilen kadınları simgelemek için 15 dakikalık sessiz oturma eylemleri gerçekleştirildi.

Eylemler yalnızca bireysel güvenlik taleplerinden ibaret değildi. Kadın örgütleri hükümetten toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti ulusal afet olarak tanımasını, kaynakları artırmasını ve devlet kurumlarının sorumluluğunu güçlendirmesini talep etti. Kampanyaya ilişkin dilekçenin bir milyondan fazla imza topladığı bildirildi.

Kasım 2025'te Güney Afrika hükümeti toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve kadın cinayetlerini ulusal afet ilan etti.

Fakat bir yıl geçmeden Johannesburg çevresinde yeni cinayetler yaşandı.

Güney Afrika'nın başkenti Pretoria'da kadınlar, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve kadın cinayetlerini protesto etmek için sokağa çıktı. Eylem, 2025'te G20 Zirvesi öncesinde düzenlenen “Kadınlar Grevi” kapsamında gerçekleştirildi.

Kriz yalnızca cinayetlerden ibaret değil

Kadınların karşılaştığı şiddetin boyutu cinayet istatistiklerinin çok ötesinde.

Güney Afrika'nın 2024'te yayımlanan ilk ulusal toplumsal cinsiyete dayalı şiddet araştırmasına göre, ülkede 18 yaş üzerindeki yaklaşık 7,3 milyon kadın yaşamının bir döneminde fiziksel şiddete maruz kaldığını, 2,15 milyondan fazla kadının ise cinsel şiddet yaşadığını bildirdi.

Aynı araştırmada kadınların yüzde 35,8'inin yaşamları boyunca fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kaldığı belirlendi.

Üstelik sorun yalnızca kayıtlı vakalardan ibaret değil. Eylül ayında hükümetin Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet Komuta Merkezi'ne gelen çağrılar da ciddi biçimde arttı. Merkez, 1-16 Eylül arasında 6 bin 782 çağrı aldı. Günlük ortalama çağrı sayısı ağustos ayına kıyasla yüzde 21 yükseldi. 16 Eylül'de tek günde 589 çağrı alındı.

Bu nedenle Johannesburg çevresindeki 11 ceset, tek başına bir “seri cinayet” hikâyesinden daha büyük bir tabloyu gösteriyor.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.