Sayfa yolu
İçi boşaltılan Devlet Tiyatrolarında bir '100. yıl' oyunu: 'Yüzünde Yüzler'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Sevgi Saklamaz
Yayın Tarihi: 05.11.2023 , 16:26 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümünü geride bıraktık. Yüzüncü yıl için pek çok etkinlik yapıldı. Tiyatro alanında da boş geçilmedi yüzüncü yıl. İstanbul Devlet Tiyatrosu da bir oyun(!) hazırlamış yüzüncü yıl için. 31 Ekim akşamı ilk kez seyirci ile buluşan oyunun adı 'Yüzünde Yüzler'.
Devlet Tiyatroları’nın 20 milyon lira bütçe ayırdığı konuşulan oyunun ilk falsosu daha yönetmen tercihinde başlıyor. 2016’da Devlet Tiyatroları’nın başında Nejat Birecik’in olduğu günlerde, İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürü de Zafer Kayaokay idi. Bu iki beyefendi UNESCO Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) Hırvatistan Merkezi tarafından, Zagreb’de düzenlenen tiyatro festivaline masrafları Hırvatistan tarafından karşılanmak üzere davet ediliyorlar ve davete icabet de ediyorlar. Ancak festival programına dahil olmak yerine turist gibi şehri geziyorlar. Ardından ITI Hırvatistan Başkanı Zelijka Turcinoviç, beyefendileri, Birecik ve Kayaokay'ın Kültür ve sanat alanında iş birliği adımları atmak yerine turistik amaçla gelmiş olduklarını esefle belirtir, Türkiye devletinin itibarını zedeleyen bu beylerin durumunu takdirlerinize sunarım, diyerek Türkiye’ye şikayet ediyor.
Hırvat parasıyla turistik gezi yapan Kayaokay, yüzüncü yıl oyununda da bize turistik bir milli mücadele gezintisi hazırlamış. Halihazırda beş yıldızlı bir otele benzeyen Atatürk Kültür Merkezi’nde yöresel yemekler olmasa da folklorik danslar eşliğinde bir “Türk Gecesi” yaşadık.
Savaştan yenik çıkmış ve işgal atındaki ülkemizde Milli Mücadele başlıyor, “Usta oyuncular” bu bölümde Nazım Hikmet’in Kuvayı Milliye Destanı’ndan parçalar okuyor ve sahne arkasına geçiyorlar. Sırasıyla horon, zeybek ve ortada bir semazenin döndüğü bir semah gösterisi izliyoruz. Her şeyden biraz serpiştirilmiş.
Oyun boyunca Mehmet Akif’in yazdığı İstiklal Marşı’nın 10 kıtası koro tarafından okunuyor ve yine oyun boyunca komünist şair Nazım Hikmet’in Kuvayi Milliyesi’nden parçalar dinliyoruz. Bir kapışma var sanki aralarında. İdeolojik bir tartışma değil ama sırayla laf kapmaya çalışır gibiler. Cephede ölen askerin üstüne Türk bayrağı örtülürken Akif’ten “bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor” dinliyoruz, “Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın” dinliyoruz sonra Nazım’dan “Gelecek günler için gökten ayet inmedi bize/Onu biz kendimiz vadettik kendimize” duyuyoruz. Oyun bize hangisini vermeye çalışıyor ya da böyle bir derdi var mı onu da anlamıyoruz. Ortaya karışık bir şiir tabağı hazırlanmış sadece.
Oyunun sonunda da yaklaşık 130 kişilik ekip sahneye arkalarını döndüler ve Mustafa Kemal’in Cumhuriyet konuşmalarından ses kayıtlarıyla hep birlikte Mustafa Kemal fotoğrafları slaytları izledik. Oyun(!) tam bitti derken yine bitmiyor ve yine Nazım’dan Davet şiiri okunuyor:
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine”
Bu ortaya karışık müsamerenin neresinden tutsam ne yazsam bilemediğim için aklımda kaldığı haliyle olduğu gibi yazmaya karar verdim. Süs gibi serpiştirilen “usta oyuncular”ı da çıkartırsak tek elle tutulur yanı 100 küsur kişilik koro ve dans ekibiydi. Bir ay içinde çok iyi bir koreografi hazırlanmış. O yüz küsur kişinin ve koreografın gerçekten ellerine sağlık. Onlar da olmasa oyunun katlanılır hiçbir yanı yoktu.
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne getirilen Tamer Karadağlı, oyun öncesinde epeyce bir röportaj verdi kameralara. Günü kurtarmayı başardı mı, sanmam. Ama Cumhuriyet’in yüzüncü yılını boş geçmedi en azından. Bir Cumhuriyet kurumu olan Devlet Tiyatrolarının özellikle AKP’li yıllarda içi boşaltıldı ve Karadağlı, Birecik gibi yöneticilere teslim edildi ama her şeye rağmen yine de sırtlarını Nazım’a dayamak zorunda kalıyorlar. Nazım’ın Kuvayı Milliye Destanı olmadan bir Milli Mücadele oyunu bile hazırlayamıyorlar. Nazım’ın yanından geçemeyecek insanlar, onu kullanarak bir meşruluk sağlamaya, yerlerini sağlamlaştırmaya çalışıyorlar. İçini boşalttıkları Devlet Tiyatrolarında içini boşalttıkları Cumhuriyet için hazırladıkları oyuna Nazım’ı dayanak yapmaya çalıştıklarında da ellerinden daha fazlası gelmiyor, bir otel animasyonundan fazlası çıkmıyor ortaya.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.