Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hürmüz Boğazı bilmecesi: ABD'den 'geçiş ücreti alınamaz' çıkışı

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, uluslararası sulardan geçiş ücreti talep edilemeyeceğini vurguladı. Umman tüm gemiler için Hürmüz Boğazı'nda geçici bir deniz koridoru kullanım seçeneği üzerine Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağladıklarını açıkladı. Pakistan'da konuşan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise "Savunma kapasitemiz konusunda kimseyle müzakere yapmayız" dedi.

Fotoğraf: Anadolu Ajansı

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 24.06.2026 , 12:55 Güncelleme Tarihi: 24.06.2026 , 13:44

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.


ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ve Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın işletmesine ilişkin görüşmeler devam ederken Körfez turu kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'ye gitti. 

ABD'li Bakan hukuk hatırladı: 'Uluslararası sulardan geçiş ücreti talep edilemez'

Havalimanında basın mensuplarının İran’la devam eden mutabakat zaptı müzakerelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rubio, "Hürmüz Boğazı uluslararası sular. Mevcut uluslararası hukuka göre hiçbir ülkenin uluslararası sulardan geçiş ücreti veya vergi talep etmesine izin verilmez. Dünyanın her yerindeki uluslararası sularındaki kurallar böyledir ve burada da öyle kalmasını bekliyoruz. Bu konuda bölgedeki tüm ülkelerin bizimle aynı fikirde olduğunu düşünüyorum” dedi.

İran'ın gelecekte küresel yatırımlardan pay alıp almamasına ilişkin bir soru üzerine Rubio, bunun Tahran yönetiminin atacağı adımlara bağlı olduğunu belirtti.

Rubio, "Bu tamamen İran yönetiminin, terör ihraç eden devrimci bir hareket olmak yerine normal bir devlet olmayı seçip seçmeyeceğine bağlı. Eğer bu yönü seçerlerse, bölgedeki diğer ülkelerin doğrudan yabancı yatırımlardan yararlandığı gibi İran için de inanılmaz fırsatlar doğabilir” ifadelerini kullandı.

'Lübnan bağlamında bir İran sorunu olduğu doğru, o da Tahran'ın Hizbullah'a verdiği sponsorluk'

ABD Dışişleri Bakanı, Lübnan ile İsrail arasındaki müzakerelerin Washington ile Tahran yönetimleri arasındaki müzakere sürecinden "tamamen ayrı olduğunu" savundu.

Rubio, İran’ın Lübnan'daki nüfuzuna değinerek, şunları kaydetti:

Lübnan bağlamında bir İran sorunu olduğu doğrudur, o da Tahran'ın Hizbullah'a verdiği destek ve sponsorluktur. Bu unsur, İranlılarla yapacağımız görüşmelerin bir parçası olarak ele alınacaktır. Ancak Lübnan'ın geleceği, kendi egemen seçilmiş hükümeti aracılığıyla Lübnan halkına aittir.

İran’la varılan mutabakatın bölgedeki çatışmaları sona erdirip erdirmeyeceğine ilişkin Rubio, "İran destekli vekil güçlerin saldırılarının da mutabakat zaptı kapsamında durması gerektiğini ve bu konunun da müzakerelerde ele alınacağını" söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı'nın 26 Haziran'a kadar sürecek bölge turunda BAE'nin ardından Kuveyt ve Bahreyn'e gitmesi bekleniyor.

'Savunma kapasitemiz konusunda kimseyle müzakere yapmayız'

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, Umman'ı ziyaret etmişti. Umman Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, tarafların Hürmüz Boğazı'nın işletmesi için bir mekanizma üzerine görüşme gerçekleştirdiğini paylaşmıştı.

İran resmi ajansı IRNA’ya göre İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da Pakistan'a gitti. Başbakanı Şahbaz Şerif ile İslamabad’da düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu.

Ülkesinin füze programına ilişkin konuların mutabakat zaptında yer almadığını ve hiçbir zaman da tartışma konusu olmayacağını Pezeşkiyan, "Savunma kapasitemiz konusunda kimseyle müzakere yapmayız. Eğer savunma silahlarımız olmasaydı düşman aynı Gazze gibi ülkeyi yerle bir ederdi" diye konuştu.

İran-Pakistan ilişkilerinin daha ileri düzeye çıkarılması gerektiğini vurgulayan Pezeşkiyan, iki ülkenin ortak işbirliğiyle bölgede örnek bir kardeşlik modeli inşa edebileceğini ifade etti.

p
Pakistan

Umman: Hürmüz Boğazı'nda geçici deniz koridoru için IMO ile koordinasyon sağlandı

Umman, tüm gemiler için Hürmüz Boğazı'nda geçici bir deniz koridoru kullanım seçeneği üzerine Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ile koordinasyon sağladıklarını açıkladı.

Umman Ulaştırma Bakanlığı'nın X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Umman'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin sorumlulukları ve boğazın küresel ekonomi açısından taşıdığı öneme vurgu yapıldı.

Açıklamada, uluslararası ve deniz hukukuna bağlılıklarının yanı sıra ABD-İran arasında sonuç veren çabalar doğrultusunda Hürmüz Boğazı'nda bir ücret uygulamaksızın gemilerin geçişini sağladıkları ifade edildi.

Umman Sultanlığı'nın bu çerçevede IMO ile koordinasyon halinde çalıştığı kaydedilen açıklamada, tüm gemiler için Hürmüz Boğazı'nda geçici bir deniz koridoru kullanım seçeneği üzerine IMO ile koordinasyon sağladıkları belirtildi.

Açıklamada, bu koridordan geçiş yapmak isteyen gemilerin, gerekli koordinasyonu IMO ile sağlamaları gerektiği bilgisine yer verildi.

Trump: UAEA denetçileri 'uygun zamanda' İran'da göreve başlayacak

ABD Başkanı Donald Trump ise Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerinin zenginleştirilmiş uranyumla ilgili süreçleri denetlemek üzere İran'a gideceğini ancak bu konunun şu an acil olmadığını belirtti.

Pensilvanya eyaletinde havalimanında basın mensuplarına gündeme ilişkin açıklamalar yapan Trump, UAEA denetçilerinin İran'a gidişine ilişkin bir netlik olmadığını ve bunun ABD-İran anlaşmasının bir parçası olup olmadığını soran bir muhabire, "Hayır, bu yazılanlar doğru değil, yüzde 100 denetim olacak" dedi.

ABD Başkanı, denetçilerin İran'a gideceğini ancak bunun için yeterince zamanları olduğunu belirterek "Uygun zamanda gidecekler, aceleye gerek yok ancak uygun zamanda sahada olacaklar" diye konuştu.

ABD-İran mutabakatının çok iyi bir anlaşma olduğunu savunan ve bu anlaşma sayesinde "İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını" ifade eden Trump, Tahran'ın da bu konuda mutabık olduğunu iddia etti.

ABD Başkanı ayrıca İran'ın ekonomik olarak zor durumda olduğunu ve anlaşmayla ekonomik açıdan biraz rahatlamaya ihtiyaç duyduğunu da öne sürdü.

i
İran’da "Muharrem ayı" etkinlikleri kapsamında, başkent Tahran’ın kuzeyindeki İmamzade Ali Ekber Türbesi’nde düzenlenen "matem" töreni.

ABD Senatosu'ndan İran'a karşı askeri harekatı engellemeyi amaçlayan savaş yetkileri tasarısına onay

Trump İran'daki kaybına rağmen tehditlerine devam ederken ülkesindeki kriz başlıkları çözülebilmiş değil.

ABD Senatosu, İran'a karşı askeri harekatı engellemeyi amaçlayan bir savaş yetkileri tasarısını onayladı. Senatonun eylemi, Başkan Donald Trump'ın İran konusunda kendi başına aldığı savaş kararına tepki olarak değerlendiriliyor.

ABD Senatosu'nda yapılan oylamada, 4 Cumhuriyetçi senatörün de desteğiyle, Trump'a Amerikan ordusunun İran'a karşı saldırılarını durdurması yönünde irade gösteren Temsilciler Meclisi kararı kabul edildi.

Söz konusu oylama, Cumhuriyetçi senatörler Alaska'dan Lisa Murkowski, Maine'den Susan Collins, Kentucky'den Rand Paul ve Louisiana'dan Bill Cassidy'nin Demokratlara destek vermesiyle, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato'dan geçti.

Ayrıca, Kentucky Cumhuriyetçi Senatörü Mitch McConnell'ın yakın zamanda açıklanmayan bir rahatsızlık nedeniyle hastaneye kaldırılması ve Pensilvanya Cumhuriyetçi Senatörü Dave McCormick'in de katılmamasıyla Demokratlar oylamada üstünlük sağladı.

'Trump, İran'daki tarihi hatasının bedelini ödüyor'

Senato Demokrat lideri Chuck Schumer, oylamayla ilgili açıklamasında, Amerikalıların "Trump'ın İran'daki tarihi hatasının bedelini ödediğini" belirterek, "Bu, Amerika'nın şimdiye kadar yaptığı en kötü dış politika girişimlerinden biri olarak tarih kitaplarına geçecek" dedi.

Karar büyük ölçüde sembolik olup tam anlamıyla yasal bir bağlayıcılığa sahip olmasa da hem Temsilciler Meclisi'ndeki hem de Senato'daki bir dizi Cumhuriyetçi milletvekilinin hem savaş hem de Trump'ın İran'la savaşı sonlandırmak için yaptığı anlaşmaya ilişkin artan endişelerini yansıtıyor.

Oylama, Pentagon'un çoğunlukla İran savaşı ve mühimmat ile stoklarını yenilemek için Kongre'den 80 milyar dolar talep ettiği bir dönemde yapıldı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.