Sayfa yolu
'Hükümet yaptığı teklifle memurlarla dalga geçiyor'
Yayın Tarihi: 15.08.2023 , 18:53 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Yaklaşık 4 milyon memur ve 2,5 milyon memur emeklisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmelerinde 1 Ağustos'ta başlayan süreç devam ediyor.
Memur ve memur emeklilerinin 2024-2025 yıllarındaki mali ve sosyal haklarının belirleneceği 7. Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi görüşmesi dün yapıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2023 ocak ayında kamu görevlilerine refah payı verdiğini söyleyerek, temmuz ayında seyyanen zam yaparak en düşük maaşı yükselttiklerini ve 141,8 oranında artış sağladıklarını ifade etmişti.
Ocak ve temmuz ayında yapılan artışların ilave refah payı olarak verildiğini belirten Işıkhan, 7. Dönem görüşmeleri çerçevesinde tekliflerinin 2024 yılı ilk 6 ayı için yüzde 14, ikinci altı ay için yüzde 9, 2025 yılı için ilk altı ay için yüzde 6, ikinci altı ay için yüzde 5 olduğunu kaydetmişti.
Hükümetin memurlara sunduğu teklifi soL'a değerlendiren KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, hükümetin toplu iş sözleşmesi teklifinin enflasyon ve döviz kuru hesaba katıldığında "komik" olduğunu vurguladı.
Yalnızca ücret sendikacılığı yapmadıklarına, demokratik hakları için de mücadele ettiklerine işaret eden Bozgeyik, toplu iş sözleşmelerinin demokratikleştirilmesi ve bu enflasyonist politikalar karşısında ücretlerde yaşanan reel düşüşün giderilmesi için yaptıkları eylemleri sürdüreceklerini kaydetti. KESK, bu kapsamda, yarın itibariyle diğer kamu emekçilerini de davet ederek uyarı eylemlerini Ağustos sonuna kadar sürdürecek.
Bozgeyik'in soL'a yaptığı değerlendirme şöyle:
'Teklif beklentilerin çok altında'
"Getirilen teklif, hem Merkez Bankası’nın açıklamış olduğu yüzde 58’lik 2022 enflasyon rakamları hem de 2024’te öngörülen yüzde 33’lük enflasyon rakamlarını göz önüne aldığımızda, gerçekten komik. Bu, yaşamış olduğumuz krizi, enflasyonist ortamı, TL’de yaşanan değer kaybını hesaba kattığımızda beklentilerimizin çok altında kaldı.
Biz ücretler belirlenirken yoksulluk sınırının esas alınmasını istiyoruz. Yoksulluk sınırının Aralık ayında 45 bin TL’yi aşacağını düşünüyoruz. Bu nedenle kamu emekçisi maaşlarını bu rakamın üzerinde talep ettik.
'Demokratik haklarımızı da istiyoruz'
Olayın, yalnızca toplu iş sözleşmesini yüzde 5-10 bazda artırılmasını talep etmemiz olarak aksettirilmesini de doğru bulmuyoruz. Biz ücret sendikacılığı yapmıyoruz yalnızca. Demokratik haklarımız var, istihdam sorunu var. Bunların yanında, kamuda ek iş alımda liyakat, güvenlik soruşturması, özelleştirme uygulamalarının yaratmış olduğu güvencesiz çalışma, tüm kamu emekçilerine 3 bin 600 ek gösterge talebimiz ve bu enflasyonist ortamda büyükşehirlerde artan kira maliyetine karşı talep etmiş olduğumuz 7 bin 500 TL kira yardımı ve ulaşım yardımı, kreş talebi... Bunlara ilişkin hiçbir değerlendirme, öneri ve yorum da getirilmedi. Doğal olarak toplu iş sözleşmesinin mantığına aykırı, demokratik olmayan bir süreç var.
'Eylemlerimizi ay sonuna kadar sürdüreceğiz'
Memur-Sen, Kamu-Sen de, beklentilerin çok altında olduğunu söyledi, ama ayın 17’sinde 1-2 puan yükselterek, en sonunda Cumhurbaşkanı'nın da 1 puan yükselterek bir toplu iş sözleşmesi imzalanmasını içeren bir kurguyla karşı karşıyayız.
Bu nedenle biz 17 Ağustos’tan itibaren bu toplu iş sözleşmelerinin demokratikleştirilmesi ve bu enflasyonist politikalar karşısında ücretlerde yaşanan reel düşüşün giderilmesi noktasında birçok eylem yaparak bugüne geldik. Dün ortaya çıkan sonuç üzerinden yarın bir kez daha hizmet üretmeyerek, uyarı eylemimizi diğer kamu emekçilerini de davet ederek Ağustos sonuna kadar sürdüreceğiz."
PE: Bu teklifle memurlarla dalga geçiliyor
Patronların Ensesindeyiz Genel Koordinatörü Neslihan Eroğlu da, hükümetin memurlara yaptığı teklifi değerlendirdi.
Hükümetin bu teklifin memurlarla dalga geçmek anlamına geldiğini vurgulayan Eroğlu, memurların başta büyük şehirlerde geçim güçlüğü çektiklerine ve barınamadıklarına dikkat çekti. Eroğlu, konuşulan ücretlerin bu sorunu daha da katlayacağını kaydetti.
Eroğlu şöyle konuştu:
"Hükümetin toplu sözleşme sürecinde memur ve emekli için teklif ettiği rakamlar, merkez bankası yıl sonu enflasyon beklentisinin yarısı bile değil. Bu resmen memurlarla dalga geçmek anlamına geliyor. Hayat pahalılığının çok yüksek olduğu böylesi bir dönemde memurlar, en başta büyük şehirlerde geçim güçlüğü çekiyorlar ve barınamıyorlar. Sırf bu nedenle son iki yıldır sınavla atanmasına rağmen barınma sorununu çözemeyen ve göreve başlayamayan kişiler oluyor. Konuşulan ücretlerle ise bu sorunu daha da katlayacak.
Bu yeni teklifle birlikte, kurumlar arasında personellerin aynı hizmet sınıfında olsalar bile maaş farkları giderek açılıyor. Ek olarak, taban maaşları arttırılmaması nedeniyle bu zammın prim, emekli maaşı ya da ikramiyeye bir yansıması söz konusu olmuyor."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
