Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hollanda’da sandık merkeze döndü: Aşırı sağ geriledi, NATO rotası değişmedi

Hollanda'daki genel seçimlerde aşırı sağ bu defa geriledi, merkez-liberal çizgideki D66 sandıktan birinci parti olarak çıktı. Seçim kampanyasında sosyal-ekonomik başlıkları öne çıkaran D-66, NATO ile tam uyumu ise sürdürecek.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 30.10.2025 , 14:30

Hollanda’da 29 Ekim 2025’te yapılan genel seçimlerde dengeler önemli ölçüde değişti. Kesin olmayan sonuçlara göre, uzun süredir Avrupa genelinde yükselişini sürdüren aşırı sağ bu kez geriledi, merkez-liberal çizgideki Democrats 66 – Demokratlar 66 (D66) sandıktan birinci parti olarak çıktı.

Çıkış anketlerine göre D66 yaklaşık 27 sandalyeye ulaştı. Aşırı sağcı Partij voor de Vrijheid – Özgürlük Partisi (PVV) ise 26 sandalye civarına geriledi. Böylece 2023’te 37 sandalye elde eden PVV, bu seçimde yaklaşık 11 sandalye kaybederek sandalye sayısında yaklaşık yüzde 30 düşüş yaşamış oldu. Öte yandan D66, 2023 seçimlerindeki 9 sandalyesini yaklaşık 27’ye çıkararak yaklaşık yüzde 190’lık bir büyüme kaydetti.

Sandıkların kapanmasına yakın gelen verilere göre yaklaşık 8,7 milyon seçmen oy kullandı. Bu da yüzde 65'lik bir katılım oranına denk geliyor. 2023’te katılımın yüzde 78 civarında olduğu göz önüne alındığında, bu seçimde katılımın ciddi biçimde gerilediği görülüyor. Katılımdaki düşüşte, partilerin sosyal haklar ve ekonomik iyileşmeler konusunda güçlü bir program sunmaması ve NATO–silahlanma konusunda geniş bir mutabakata sahip olmalarının etkili olduğu düşünülüyor. Siyasetin toplumsal sorunlara yanıt üretememesi, seçim ve parlamentonun toplumsal ağırlığını zayıflatıyor.

Partilerde genel eğilim: Merkeze yöneliş, sağ blokta dağılma

Bu seçimde yalnızca D66 değil, uzun süredir güç kaybeden Christen-Democratisch Appèl – Hristiyan Demokrat Çağrı (CDA) da yeniden oy kazanmaya başladı.

Özellikle Hollanda’nın Twente bölgesinde, 2023 seçimlerinde Pieter Omtzigt’in kurduğu Nieuw Sociaal Contract – Yeni Sosyal Sözleşme (NSC) partisine yönelen seçmenlerin önemli bir bölümünün bu seçimde yeniden CDA’ya döndüğü gözlendi.

Bununla birlikte oyların yalnızca CDA’ya değil, aynı zamanda D66’ye de aktığı görülüyor, zira D66’nin yeni oylarının yaklaşık yüzde 13’ü NSC tabanından geldi.

Benzer biçimde, PVV’nin kaybettiği oylar da tek bir partiye yönelmedi. Çıkış anketleri ve analizler, PVV tabanındaki çözülmenin bir kısmının D66’ye, bir kısmının ise merkez-sağ partilere kaydığını gösteriyor. Bu durum, ekonomik krizin etkisiyle kimlik siyasetinin cazibesini yitirdiği yönünde değerlendirliyor.

Bu süreçte liberal-merkez sağ Volkspartij voor Vrijheid en Democratie – Özgürlük ve Demokrasi Halk Partisi (VVD) lideri Dilan Yeşilgöz, yalnızca PVV ile değil, sol olarak tanımlanan blokla da koalisyon ihtimalini dışladı.

Yeşilgöz; GroenLinks–PvdA (YeşilSol–İsçi Partisi) ile bir iş birliğini kesin olarak reddederken, CDA ve D66 ile ancak bu partiler sağa kayarsa masaya oturabileceklerini ifade etti:

“Bir sol kabine olması hâlinde hanehalkları, KOBİ’ler ve şirketler faturayı ödeyecek. Biz o sol kabine izin vermeyeceğiz. Sol bir kabineye izin vereceğimi kesinlikle dışlıyorum.”

Bu açıklama, VVD’nin seçim sonrası dönemde ağırlık merkezini daha da sağa çektiğini ve olası iş birliklerini koşullara bağladığını gösteriyor. Böylece sağ blok içindeki ilişkilerin yeniden şekillenmesi ve merkez-liberal D66 ile Hristiyan demokrat CDA’nın olası hükümet senaryolarını yeniden değerlendirmesi olası hale geliyor.

Aşırı sağ PVV neden geriledi?

• PVV’nin koalisyondan çekilerek hükümetin düşmesine yol açması, geniş kesimlerde "istikrarsızlık" algısını güçlendirdi.
• Seçimde belirleyici gündem olan konut krizi, hayat pahalılığı ve güvencesizlik, göç karşıtlığı gibi kimlik temelli söylemlerin önüne geçti. PVV bu alanlarda somut bir program sunamadı.
• PVV’nin oylarının bir bölümü D66’ye ve merkez-sağ partilere dağıldı. Seçmenler, ekonomik taleplere yanıt veren alternatiflere yöneldi.

D66 (Demokratlar 66) Programı: Sosyal-liberal, NATO’ya tam uyum

D66 konut, eğitim, sağlık ve eşit fırsatlar gibi sosyal-ekonomik başlıkları öne çıkarıyor.

Ancak dış politika ve güvenlik alanında NATO ile tam uyumu savunuyor. Savunma harcamalarının artırılması, Avrupa’nın askerî kapasitesinin güçlendirilmesi ve Ukrayna’ya destek gündemin merkezinde yer alıyor.

Bu yaklaşım, toplumsal kaynakların silahlanma yerine sosyal politikalara ayrılması gerektiğini savunan sol kesimlerde eleştiriliyor.

Seçim sonuçları, Hollanda’da aşırı sağın yükselişinin kalıcı olmadığını, ekonomik-sosyal taleplerin kimlik siyasetinin önüne geçtiğini gösteriyor.

D66’nin güçlü çıkışı, merkez-liberal hattın yeniden etkinleştiğini ortaya koyarken NATO öncelikli yaklaşım ve artan savunma bütçesi, toplumsal kaynakların nasıl kullanılacağı tartışmasını gündeme taşıyor.

Kurulacak koalisyonun sosyal haklar, konut ve eğitim alanlarında ne kadar kapsamlı adım atacağı, ülkenin gelecekteki yönelimini belirleyecek.

ABD ve NATO eksenli merkez-liberal yönelimin yalnızca kısa vadeli bir nefes mi sağlayacağı, yoksa ilerleyen dönemde aşırı sağa yeniden zemin mi yaratacağı ise yakından izlenecek.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.