Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Her şeye gelen ama emekliye gelmeyen zam: 'İnsani bir yaşam yok'

Her şeye gelen zam bir tek onlara gelmedi. Emeklilerin en düşük ücretlerle hayat pahalılığı ile mücadelesini onlara sorduk.

İrem Yıldırım

Yayın Tarihi: 22.07.2023 , 07:00 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Memur ve emekli maaşına gelen zamlar belli oldu, teklifler Meclis’ten geçti. Emekli aylıklarına yüzde 25 zam yapıldı.

Yapılan zamma göre en düşük emekli aylığı 7 bin 500 lira olarak uygulanmaya devam edecek. Memur maaşlarına yapılan seyyanen zammın emekli memur aylıklarına da yansıtılması yönünde düzenleme yapılması bekleniyordu ancak bu da gerçekleşmedi. Bugün konuşan Erdoğan, emekliye zam kapılarını kapadı, yıl sonunu işaret etti.

Emekli maaşına beklenen zam gelmediği gibi temel ihtiyaç kalemlerinin her birine zam yağmaya devam ediyor. Bu durum da en düşük maaşa sahip emeklilerin geçimlerini imkansız hale getiriyor.

İşçi emeklisi Süleyman Önder ve memur emeklisi Murat Dilek soL’a konuştu. Verilmeyen maaş zammı ile nasıl geçindiklerini anlattılar.

'Hiçbir sosyal yaşantın olmazsa ve kira da ödemiyorsan karnını doyurarak geçiniyorsun'

62 yaşında olan Murat Dilek 2012’de emekli oldu. Emekliliğinden sonra bir süre daha çalışmış ama artık çalışmıyor. Eşi ve kendisi sadece onun emekli maaşıyla geçiniyorlar.

Emekli maaşıyla geçinmenin nasıl olduğu sorusuna “Oradan buradan kıstığın zaman bir şekilde geçiniyorsun, tabii normal yaşantını yaşayamamak koşuluyla” diyor. Hayatın en temel ihtiyaçlarından birisi olan sosyal hayatı sürdürebilmek mümkün değil diyerek tarif ediyor. Kira ödemezsen ve hiçbir sosyal yaşantın olmazsa karnını doyurarak hayatın ancak süreceğini söylüyor.

'Cilt kanseri ilaçları 'kozmetik' kalemine sokulduğu için devlet karşılamıyor'

Dilek, hem kalp hastası hem de cilt kanseri tanısı var. Sağlık sisteminin yetersizliği ise onun hikâyesiyle gözler önüne seriliyor:

“Belli bir yaştan sonra birçok rahatsızlık çıkıyor ortaya ve oraya sürekli para yetiştirmeye çalışıyorsun. Birçok ilacı devlet karşılamıyor. Kalp ilaçlarımı devlet karşılıyor ama cilt kanserim var. Cilt kanserinin ilaçlarını devlet kozmetik kalemine soktuğu için önceliyi kremlerim ve losyonlarımı devlet karşılamıyor.”

Cilt kanseri sebebiyle ciddi bir şekilde korunması gerektiğini anlatan Dilek, bu ilaçları kullanmazsa güneşe hiç çıkmaması gerektiğini söylüyor yani eğer alamazsa dışarı da hiç çıkmaması gerekiyor.

Bir emekli maaşıyla geçinirken ilaçları karşılamanın zorluğunun ötesinde tedavi için randevu zorluğunu da anlatıyor: “Daha önce hastalığımın tanısı Beykoz Devlet Hastanesi’nde konuldu. Ama artık Beykoz Devlet’te cildiye yok. Şu anda durumumun takibini yaptıramıyorum, diğer hastanelerden randevu almaya çalışıyorum fakat bulunmuyor. Özel hastaneye gidebilmem mümkün değil. Daha önceki doktorumun önerileri üzerinden hareket ediyorum yalnızca.”

Dilek, “Bu düzen değişmeden bu sorunların hiçbirinin çözümü yok” diyor.

'İnsani bir yaşam yok'

Süleyman Önder 69 yaşında işçi emeklisi 17 senedir emekli. Emekli olduktan sonra 8 sene daha aynı yerde çalışmaya devam etti. İşi bırakmasının sebebi ise geçirdiği iş kazası. Kuryelik yapan Önder'in vücudunda kazadan dolayı 32 demir var, bu sebeple de yüzde 40 engelli.

Eşi de emekli olan Önder'e geçimin nasıl olduğu sorduğumuzda şöyle yanıtlıyor: "Karnımız doyuyor ama insani bir yaşam yok. Yemek yemenin biraz dışına çıktığımız anda gelir-giderimiz sapıyor. İstediğimiz gibi yaşayamıyoruz."

15 yaşından beri çalıştığını söyleyen Önder, hâlâ geçimin bir dert olmaması gerektiğini söylüyor. "Hâlâ güvence problemi yaşıyoruz gelecek için" diyen Önder emekli maaşlarına yapılan zamma çok tepkili: "Eşim de ben de en düşük ücreti alıyorduk, ikimize de hiç zam gelmedi. Olacak iş değil, mantıken böyle geçinmenin imkanı olmadığını herkes görebilir. Açlık sınırı, yoksulluk sınırı her ay yayınlanıyor ve bizim maaşlarımız bunların bile yanına yanaşamıyor." 

Emeklilerin örgütlenmesi gerektiğini söyleyen Önder, "En zayıf ve örgütsüz kesim emekliler olduğu için en çok bize yükleniliyor" diyor.

Maaşlardan kesilen primleri de hatırlatan Önder, "Çalışırken bizden kesilen primlerin hastanelere gittiğimizde bir karşılığının olması gerekiyor ama bu yok" diyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.