Breadcrumb
Hatay'da kuraklık alarmı: Eylül ayında içecek su bulamayacaklar
Yayın Tarihi: 14.07.2025 , 15:07 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Son 65 yılın en şiddetli kuraklığıyla boğuşan Hatay'da, kentin ana su kaynaklarından Karaçay Barajı'nda su seviyesi kritik düzeye indi.
Yetkililer, yaklaşık 40-50 günlük su rezervi kaldığını belirterek acil tasarruf çağrısında bulunurken, durumun Eylül ayında içme suyu krizine dönüşebileceği endişesi yaşanıyor.
Çevre Mühendisleri Odası: 'Sorun sadece iklimsel değil'
Çevre Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Deniz Orhan, soL'a yaptığı değerlendirmede, Hatay'da aylardır süren su sıkıntısının artık günlük yaşamı doğrudan etkileyen kritik bir krize dönüştüğünü ifade etti. Orhan, Karaçay Barajı'nda doluluk oranının yüzde 24'e, Yayladağı Barajı'nda ise yüzde 20'ye kadar düştüğünü belirtti.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılının son 65 yılın en kurak dönemlerinden biri olduğunu ve yağışların bir önceki yıla göre yüzde 64 oranında azaldığını aktaran Orhan, tüm bu yaşananların yalnızca iklimsel nedenlerle açıklanamayacağının altını çizdi.
'Depremden sonra doğal alanlar yapılaşmaya açıldı'
Deniz Orhan, depremin ağır yıkımına maruz kalan, orman yangınlarıyla doğal varlıkları zarar gören Hatay'da yeşil alanların ve su tutan doğal yüzeylerin azalmasının, su döngüsünü olumsuz etkilediğini vurguladı.
Orhan "Yağmur sularının yer altına süzülmeden boşa akmasına neden olan doğal alanların yapılaşmaya açılması, ekosistemin işlevselliğinin zayıflamasına yol açmıştır. Bu tahribatın su krizini derinleştirdiği açıktır. Bugün Hatay'da içme suyuna erişim, halk sağlığı ve şehirde yaşamın sürdürülebilirliği açısından en acil çözüm bekleyen sorunların başında gelmektedir" dedi.
Orhan, sorunun bu noktaya gelmesinde yalnızca doğal olayların değil, yetersiz planlama ve altyapı yatırımlarının ertelenmesinin de rol oynadığını ekledi:
"İlgili kurumlar içme suyu altyapısındaki kayıp-kaçak oranlarını yeterince düşürememiş, modern izleme sistemlerini yaygınlaştıramamıştır. Yerel yönetimler, afet sonrası yeniden inşa süreçlerinde su kaynaklarının korunmasını ve yeşil altyapının güçlendirilmesini yeterince önceliklendirilmelidir. Tarımsal sulamada verimlilik kontrolü eksikliği, kaynakların adil ve etkin kullanımını engellemektedir."
'Kısa vadeli tasarruf tedbirlerinin ötesine geçilmeli'
Çevre Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Deniz Orhan, Hatay'daki su krizinin üstesinden gelmek için kapsamlı bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Orhan'a göre, kısa vadeli tasarruf tedbirlerinin ötesine geçerek bölgesel bir su güvenliği planı hazırlanmalı ve bu plan halkla açıkça paylaşılmalı. Mevcut altyapıdaki yüksek kayıp-kaçak oranlarının azaltılması gerektiğini vurgulayan Orhan, bunun kamusal kaynakların israfını engellemek adına kritik olduğunu ifade etti.
Su kriziyle mücadelede sadece teknik çözümlerin yeterli olmadığını söyleyen Orhan, yeşil alanların korunması ve artırılması gibi ekosistem temelli yaklaşımların önemine dikkat çekti. Kentin su kaynaklarını çeşitlendirmek adına atık su geri kazanımı ve yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Orhan, arıtılmış suların endüstriyel ve tarımsal kullanımlar için değerlendirilmesini önerdi.
Son olarak, tüm belediyeler, il müdürlükleri ve su idareleri arasında kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesi ve toplumsal katılımı esas alan şeffaf bir sürecin yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Orhan, "Su bir haktır; geçici çözümlerle değil, bilimsel veriye dayalı kalıcı politikalarla yönetilmelidir" diyerek, bu hayati meselede herkesi sorumluluk almaya davet etti.
HATSU Genel Müdürü: 'Son bir yılda 120'den fazla kuyu açtık ama yeterli değil'
Konuya dair soL'a konuşan Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresi (HATSU) Genel Müdürü Fatih Cihangir, kentteki su sorununa çözüm bulmak amacıyla son 1 yıl içinde 120'den fazla su kuyusu açtıklarını ancak bunun kalıcı bir çözüm olmaktan uzak olduğunu ifade etti.
Cihangir, Hatay'ın son 60 yılın en kurak dönemini yaşadığını ve tarım arazilerini sulamak isteyen çiftçiler ile içme suyu arayan yurttaşların sorunlarına ve ihtiyaçlarına aynı anda mücadele etmesinin tüm çabaları zorlaştırdığını belirtti.
Şehirdeki yaklaşık yüzde 60-65'lik su kaybının altyapı yenileme hedefleriyle iyileştirilebileceğini belirten Cihangir, Dörtyol, Payas, Arsuz, Defne'nin bazı bölgeleri, Samandağ'ın Tekkebaşı mahallesi ve Kırıkhan'ın Reyhanlı şehir merkezi gibi birçok ilçede içme suyu şebeke altyapılarının yenilendiğini aktardı.
HATSU Genel Müdürü, kalıcı çözüm için Gölbaşı-Reyhanlı İçme Suyu İletim Hattı Projesi'nin önemine değindi. Bu projenin, Reyhanlı'nın sadece sondajlara bağımlı yapısını ortadan kaldırarak Gölbaşı'ndaki içme suyu kaynağından Reyhanlı, Antakya kırsalı, Altınözü ve Kırıkhan gibi bölgelere su iletimini sağlayacağını söyledi.
Cihangir, şu an Hatay'da su çıkması için sondaj derinliklerinin yaklaşık 400-450 metrelere kadar inmesi gerektiğini de ekledi, daha önceki dönemlerde 100-150 metreden su elde edildiğini hatırlatarak kuraklığın boyutlarına dikkat çekti.
'Bu şehri terk etmemizi mi istiyorsunuz?'
Hatay'daki Defne Halk Temsilcileri Meclisi Sözcüsü Hizam Hasırcı ise yetkililere sert eleştirilerde bulunarak "Bu şehri terk etmemizi mi istiyorsunuz?" diye sordu.
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk'ün "Şehirde 40-50 günlük su kaldı, Samandağ, Defne ve Antakya'da su sıkıntısı olacak" şeklindeki açıklamasını eleştiren Hasırcı, 6 Şubat depremlerinin ağır yıkımının, işsizlik ve geçim sıkıntısının üzerine bir de susuzluk haberlerinin gelmesinin doğru ve sağlıklı olmadığını dile getirdi.
Hasırcı, yetkililerin tek önerisinin suyu tasarruflu kullanmak olmasını eleştirerek şunları söyledi:
"Deprem olur müteahhitler sorumlu değil, yangın olur geç müdahale edilir, orman yanar sorumlusu yoktur. Hiçbir konuda yetkililer sorumlu değil. Dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde 40-50 gün sonra su yok diye açıklama yapılır?"
Yerel sorumluların da bu açıklamayı paylaştığını belirten Hasırcı, suyu tasarruflu kullanmanın tek başına çözüm olmayacağını ve kalıcı çözüm bulunması gerektiğini vurguladı.
| Hatay'ın ortasında 20 yıldır susuz bırakılan köy: 'Artık dayanılmaz hale geldi' | ![]() |
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
