Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hasan Cemal: İktidara göre yelken açan adam

Erdoğan onunla ilişkilerinin iyi olduğu dönemde onu dış gezilerine davet ederdi. O gezilerinden birinde Erdoğan ona 'Hasan Abi' deyince adı medya tarihine böyle yazıldı. Erdoğan’ın 'Hasan Abi'si o.

Orhan Gökdemir

Yayın Tarihi: 07.04.2023 , 09:35 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

İkinci sapma Hasan Cemal’dir. Tayyip Erdoğan onunla ilişkilerinin iyi olduğu dönemde onu dış gezilerine davet ederdi. O gezilerinden birinde Erdoğan ona “Hasan Abi” deyince adı medya tarihine böyle yazıldı. Tayyip Erdoğan’ın “Hasan Abi”si o. O da “sol”dan geliyor. Ama onun sol tarihi Cengiz Çandar’ınkinden farklı. 

Hasan Cemal, Doğan Avcıoğlu’nun yetiştirmesi. İlk sayısı 2 Ekim 1969'da çıkan Devrim onun tarihe adım attığı dergi. Prof. Dr. Yalçın Küçük, YÖN'ü bir savaşın topçu atışı dönemine, Devrim'i ise tank savaşı aşamasına benzetmişti vaktiyle. Tank savaşı kaçkınıdır Hasan Cemal.  

Doğan Avcıoğlu “Devrim”i, YÖN’de geliştirdiği iktidar stratejisini hayata geçirecek bir yayın organı olarak düşünüyordu. Önce “Atatürkçü ve devrimci bir Türkiye” kurulacak ve daha sonra sosyalizme bu yoldan geçilecekti. Devrim, bu amacın yayın organı olacaktı. Devrim, 2 Ekim 1969 tarihinden 27 Nisan 1971 tarihine dek toplam 79 sayı yayımlandı. Kurucuları Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, İlhami Soysal ve Cemal Reşit Eyüpoğlu’ydu. Mümtaz Soysal’ın YÖN ile yolu, derginin Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı’nca verilen kapatma cezasından sonra ayrılmıştı.

Devrim de YÖN gibi, bir bildiri ile yayın hayatına atıldı. Bildiri, Avcıoğlu tarafından kaleme alınan bildiride şöyle deniliyordu:

“Devrimin kanunu, mevcut kanunların üzerindedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızda ki cereyanı boğmadıkça, başladığımız devrim, bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki devirlerde de böyle olacaktır… Herkesi memnun edelim dersek, mümkün olsun, hepsi memnun olsun, ama biz maksadı temin etmiş olmayız. İdare- i maslahatçılar esaslı inkılâp yapamaz. Bugünkü sefalet ve rezalet içinde esasen kimseyi memnun etmeye imkân yoktur: Memleket mamur, millet zengin olduğu zaman herkes memnun olur… Devrimlerin asıl amacı, ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyine yükseltmektir. Bu gerçeği kabul edemeyen kafaları tarumar etmek zorunludur.”

Devrim Gazetesi’nin yazarları arasında şu isimler vardı: Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, Hasan Cemal, Uluç Gürkan, Cemal Reşit Eyüpoğlu, İlhami Soysal, Uğur Mumcu, Çetin Altan, Şevket Süreyya Aydemir, İlber Ortaylı, Nejat Özön, Nimet Arzık, Bahri Savcı, Altan Öymen, Tanju Akersan, Oktay Akbal, Adalet Ağaoğlu, Aslan Başer Kafaoğlu, Rauf Mutluay, Cemal Madanoğlu, Doğan Hızlan, Konur Ertop, Osman Köksal, Türkkaya Ataöv, Metin And, Yılmaz Akkılıç, Dündar Seyhan, Mucip Ataklı, Cevdet Kudret, Güngör Dilmen, Şiar Yalçın, Erol Toy, Kemal Tüfekçioğlu, Ömer Faruk Toprak, Ceyhun Atuf Kansu, Suphi Karaman Suphi Gürsoytrak, M. Başaran. 

Devrim’in yayın çizgisi kabaca emperyalizme karşı net tavır ve ulusal kurtuluş mücadelelerine tam destekti ve “orduculuk”tu. ABD ile imzalanan ikili anlaşmalara karşı çıkılıyordu. 9 Mart 1971’de bildirinin gereğini yapmaya yeltendiler, kaybettiler. Ardından 12 Mart Muhtırası geldi. Muhtıranın altında, daha düne kadar 9 Martçılar'ın liderliğini yapan Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler ile Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur'un da imzaları vardı. YÖN Bildirisi'nde imzası olanlardan Nihat Erim ise Başbakan olmuştu. Devrim ise 12 Mart 1971 muhtırasından yaklaşık bir buçuk ay sonra sol cunta ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle kapatıldı.

Hep dönek tam dönek

Hasan Cemal işte bu tarihten sıyrılıp geldi. Tayyipçiligi ilk dönekliği değil. Kenan Evren’e bile sempatiyle bakmışlığı var. Ömrünün önemli bir kısmı Cumhuriyet gazetesine el koyma davasıyla geçti. İlhan Selçuk çizgisini pek darbeci buluyordu. Oradan AB’ciliğe ve oradan da kimlikçiliğe savruldu.

Tepkiler ayyuka çıkınca “Evet ben bir döneğim” diye bir yazı kaleme aldı. Şöyle diyordu o yazıda:  

“Dönek! Ben bir dönek miyim? Bu soru, bundan otuz beş yıl öncesini anlatan ve Kimse Kızmasın, Kendimi Yazdım adını taşıyan kitabımın bir yerinde şöyle geçer: 

Geçmişini böylesine kitaplaştırınca kimler ne diyecek, herhalde biliyorsun. Dönek! Dönek ne demek? Çok partili rejimi, demokrasiyi yıkıp yerine tek parti diktasını geçirme fikrinden dönmek mi? Dönek ne demek? Çoğulcu demokrasi yerine 'işçi sınıfı' adına totaliter bir ideolojinin diktasını savunma fikrinden vazgeçmek mi? Dönek ne demek? Her şeyin, malların da, hizmetlerin de, fikirlerin de, ideolojilerin de serbestçe yarışabildiği rekabetçi bir ekonomik ve siyasal düzen yerine, torna tezgahından çıkmışçasına her şeyin tek tip olduğu, birbirine benzediği otoriter bir kışla düzeni anlayışından vazgeçmek mi? Dönek ne demek? Askerin süngüsüyle kendine iktidar yolu açmaya heveslenip, bu kafaya devrimcilik, devrimci demokratlık vehmetmekten vazgeçmek mi? Döneklik bütün bunlardan vazgeçmekse, ne denir, o zaman ben de döneğim! Evet öyle. Döneğim. Demokrasiye döndüm! Ya siz? Bugün hala askerle iş tutanlar, askeri darbeye kışkırtanlar... Ya siz? Bugün hala seçim sandığına inanmayanlar, demokrasiyi karşı devrim olarak görenler... Ya siz? Bugün hala Türkiye'yi Avrupa'dan kopartmak için, Orta Asya'lara sürüklemek için kızıl elma koalisyonları oluşturup darbe peşinde koşanlar... Ya siz? Bugün hala 1960'ların, 1970'lerin komünizm tacirleri gibi irtica bezirganlığına soyunup askeri kışkışlayanlar... Ya siz? Bu yaşta hala cuntalaşma peşinde olanlar... Ya siz? Bu yaşta hala ‘Elinizi çabuk tutun!’ diye askere çağrı yapanlar... Ya siz? Bu yaşta hala - kaçıncı yenilgiye rağmen - askerle aynı fotoğraf karesinin içine girebilmek, askerle birlikte gözükebilmek için Ankara yollarına düşenler... Ya siz? Bu yaşta hala bir zamanlar Deniz Gezmiş'leri darağacına götüren yollarda yürüyenler... Ya siz? Hala postal kokusu sevenler... Ne duruyorsunuz hala? Siz hala değişmediğinize, dönmediğinize göre, aynı yolun yolcusu olduğunuza göre, ne düşündüğünüzü, ne yapmak istediğinizi açıkça söyleyin. Dürüst davranın. Artık demokrasi var. Fikir suç olmaktan çıktı Avrupa yolunda... Sizler de gidin meydanlara konuşun, gazete köşelerinizde yazın. Seçim sandığı, demokrasi bu ülkeye yaramaz deyin açık açık. Geçmişte olduğu gibi bugün de askerle darbe yapmak en iyisidir diye bağırın yüksek sesle. Avrupa Birliği'ne karşıyız deyin. Neden gizleniyorsunuz? Niye kapalı kapıların arkasına, kuytuluklara çekiliyorsunuz? Niçin kriptoluk yapıyorsunuz? Yoksa utanıyor musunuz?.. Treni çoktan kaçırdınız; tarih sizi sollayıp geçeli çok oldu. Yoksa hala farkında değil misiniz?”

Cemal Paşa nire Hasan Cemal nire?

Peki kim bu tescilli dönek? 1944 yılında İstanbul'da doğdu. İttihat ve Terakki partisinin en önemli şahsiyetlerinden Cemal Paşa'nın torunu. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Gazeteciliğe 1969 yılında Ankara’da haftalık Devrim dergisinde başladı. Yeni Ortam dergisi, Anka Ajansı ve Günaydın gazetesinde çalıştıktan sonra 1973 yılında Cumhuriyet gazetesine girdi. 1979’da Cumhuriyet gazetesinin Ankara temsilcisi oldu. 1981-1992 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde genel yayın yönetmenliği yaptı. 1992-1998 yılları arasında Sabah gazetesinin birinci sayfa yazarı. Milliyet gazetesinde haftada altı gün iç ve dış politika yazıları yazdı. AKP'ye uzun süre destek veren isimlerden olan ve 12 Eylül referandumunda "yetmez ama evet" diyenlerin başını çekenlerden biri o. Şimdi Yeşil Sol Parti vekil aday adayı. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.