Sayfa yolu
Hasan Cemal: Darbecilere karşı Erdoğan’ın tarafını tuttum, çünkü adam iyi şeyler yapıyordu
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 18.04.2023 , 07:40 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Yeşil ve Sol Parti’den İstanbul 2. bölge milletvekili adayı olan Hasan Cemal, T24’ün YouTube kanalında Canan Yıldız’a konuştu. Bir dönemin Erdoğan destekçilerinden olan 'yetmez ama evetçi' Hasan Cemal, desteğini gerekçelendirdi.
Canan Yıldız’ın “Yetmez ama evet meselesi bir şekilde sizin önünüze hep çıkarıldı. ‘AK Parti’yi desteklediniz, sizin yüzünüzden meşruluğunu sağladı’ vesaire… Bunlara dair ne diyor Hasan Cemal 2023’te ve milletvekili adayı olarak” sorusuna karşı, Hasan Cemal AKP’nin iktidara geliş sürecinden başlayarak görüşlerini paylaştı.
Cemal'in yetmez ama evet dediği 12 Eylül referandumunu "bir sürü olumlu maddesi vardı" diye övmesi dikkat çekerken, referandumun iktidara ve cemaate verdiği güce ilişkin ise, "Bunu öngörmek mümkün müydü? Herkes bunu öngördü mü? Bilmiyorum ama ben öngöremedim. Bu kadarının olacağını öngöremedim" ifadesini kullanması dikkat çekti.
'Erdoğan’ın da değişmeye hakkı vardır'
Cemal'in açıklamaları şöyle:
"Bu soruya sıklıkla muhatap oluyorum, gayet de doğal. Erdoğan’ı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde tanıdım. Ufak ufak yakından izlemeye başladım, bazen de konuştuk. Sonra bir gün Cumhuriyet’teki arkadaşım Nilgün Cerrahoğlu’na demeç verdi. “Demokrasi bizim için amaç değil araçtır” dedi. Nilgün de taşı gediğine oturttu, 'bir yerde, bir noktadan sonra inecek misiniz trenden' diye. Sonra bir başka soru daha vardı, yanlış hatırlamıyorsam. 'Biz dinimize uymayan şeyleri yaşamak istemiyoruz, buna dair de yasalarda, anayasada gereken değişikliği yapacağız'a giden bir laf etti. Ben de ertesi gün bu konuda ağır bir yazı yazdım köşemde.
Birkaç gün sonra Milliyet’teydi galiba kocaman bir manşet çıktı. Tuncay Özkan o zaman O da Milliyet’teydi. O’na sordu, 'Hasan Cemal böyle diyor' diye. Tayyip Erdoğan da 'Hasan Cemal’in değişmeye hakkı var da, benim değişmeye hakkım yok mu?' dedi.
Ben de ertesi gün yazı yazdım. Doğrudur, Erdoğan’ın da değişmeye hakkı vardır, değişebilir de. Ama ben Hasan Cemal olarak neden değiştiğimi, yani darbecilikten demokratlığa gelirken neden değiştiğimi epeyce kalın bir kitapla yazdım, anlattım. Siz şimdi Türkiye’yi yönetmeye soyunuyorsunuz. Sizin bu değişimin nedenlerini, nereden kaynaklandığını benden çok daha açık yazmanız lazım dedim.
Bir süre sonra seçim kazandı. Ben de yazdığım yazıda dedim ki: 'Seçimi kazandınız, bundan sonra sizin hakkınızdaki yargılarımı ne yaptığınıza bakarak vereceğim' dedim. Doğru olan da bu.
'IMF kaynaklı programı destekledim'
Sonra izlemeye başladık. Dedi ki 'Ben Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne götürmek istiyorum'. Benim de paylaştığım bir şey. Arkasından Türkiye’de Kürt sorununu adını koyarak çözmek istiyorum dedi. Doğru dedim. Askeri Kürt meselesinin dışında bıraktığını belli etti. Onu da destekliyorum dedim. Ekonomik alanda çok zorlu, krizli bir dönemden geçiyordu Türkiye. Orada da Kemal Derviş’in yönettiği, uyguladığı, Başbakan Ecevit’in sahip çıktığı IMF kaynaklı programı savundu ve devam ettirdi. Onu da destekledim. Belli başlı konular bunlardı. Peki ben bunları desteklemese miydim, bunlar doğru şeyler. Ayrıca fikir düzeyinde kalmadı, bu konuda somut adımlar atmaya başladı. Avrupa Birliği dedi, bir sürü demokrasi paketleri açtı. Bunları desteklemeden olur mu, olmaz.
'Cumhuriyet mitinglerinin arkasındaki gizli plan'
28 Şubat döneminde açık darbe yapıp, askeri yönetimi sürekli kılmak isteyen asker içindeki güçler, o zamanki Cumhurbaşkanı Demirel’in ve Genelkurmay Başkanı Karadayı’nın birlikte hareketiyle yapamadılar darbeyi, sürekli kılamadılar 28 Şubat’ı. Bütün bu olaylar üzerine, Erdoğan gelince, bu sefer ordu içinde, Şener Eruygur’un yaptığı Ayışığı, Sarıkanat, bilmem ne falan bütün bu darbe tertipleri gelmeye başladı. O darbe tertipleri, ‘Avrupa Birliği yolunu kesmemiz lazım’a kadar gitti. Darbe tertipleri olurken ben nerede duracaktım?
Cumhuriyet mitingleri yapıldı o zaman. Cumhuriyet mitinglerinin yapılmasının nedeni, Avrupa Birliği yolunu kesmek, Kıbrıs’ta çözümü engellemek, daha doğrusu Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecinde katılım müzakereleri açmasını engellemekti. Bu tam darbecilerin istediği bir şeydi. Buna ben karşı çıktım. Cumhuriyet mitinglerinin arkasındaki gizli plan budur dedim. Nitekim Türkiye’de o dönemde asker ve sivil tarafları olan bu tertipler en çok nerede çıktı? Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek günlüklerinde ve Mustafa Balbay günlüklerinde. Her şeyi bir tarafa bırakın. Bu günlükleri okuduğunuz vakit, Türkiye’de nasıl bir tertip oldu, askeri darbe tehditlerine maruz kaldı bu hükümet… Ben de buna karşı çıktım. Bu dönemde darbecilere karşı Erdoğan’ın kanadını tuttum, çünkü adam iyi şeyler yapıyordu o zaman."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
