Harmandalı KADDT’de bugüne kadar depolanmış olan 25 milyon ton katı atığın yörede yaşayan insanlar açısından halk sağlığı ve çevre kirliliği problemleri yanısıra heyelan riski artarak devam edecek.
M. Faruk İşgenç
8 Aralık'ta İzmir'in Çiğli ilçesinde "Harmandalı Çöplüğü Neden Kapatılmıyor?" temalı bir panel gerçekleştirildi.
Çiğli Halk Temsilcileri Meclisi’nin organize ettiği panele, sayıları yüzü aşan Harmandalı sakini katılırken, panelde gerçekleştirilen iki sunum sonrası söz alan mahalleliler, katı atık depolama alanının yol açtığı ve özellikle gece saatlerinde hissedilen koku problemi, alana çöp taşıyan tır ve kamyonların neden olduğu koku ile trafik sorunları, depolama alanının kuzeyinde birkaç yıl önce başlayıp, halen devam eden heyelan nedeniyle yaşadıkları olumsuzlukları dile getirdi. Çöplüğün bir an önce kapatılması ve katı atık depolama alanının yol açtığı risklerin giderilmesi taleplerini belirten mahalleli, belediye seçimleri öncesi katı atık depolama alanının kapatılması konusunda her türlü çabayı göstereceğini dile getiren yerel siyasetçilerin, seçimler sonrası sessizliğe bürünmeleri konusunda hissettikleri duygularını ve düşüncelerini de ifade etti.
Resmi adı ile "Harmandalı Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi" (KADDT), bugün İzmir Metropol Alanı’nı oluşturan 11 ilçe belediyesinden, en kuzeyde bulunan Çiğli Belediyesi sınırları içerisinde yer alıyor. Çiğli’de ilk kez 1956 yılında belediye teşkilatı kurulmakla birlikte, 12 Eylül Darbesi sonrasında, 1981 yılında MGK kararı ile Çiğli Belediyesi, Karşıyaka Belediyesi’ne bağlanıyor. 1992 yılında ilçe statüsü kazanan Çiğli’de belediye de yeniden kuruluyor.
Harmandalı KADDT tarihçesi
1984 yılında 3030 sayılı kanunla İzmir’de Büyükşehir Belediyesi (İzBB) kurulması sonrasında, Harmandalı KADDT projelendirme çalışmaları 1987 yılında Boğaziçi Üniversitesi tarafından başlatılıyor ve toplam 90 hektarlık alanın zemin etüdleri Hacettepe Üniversitesi Uluslararası Karst Araştırma Merkezi tarafından 1990 yılında gerçekleştiriliyor. Böylelikle, Harmandalı KADDT, her iki üniversitenin yaptığı çalışmalarla ülkemizin ilk "Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi" ünvanına sahip oluyor. 1992 yılında inşa çalışmaları tamamlanarak, atık depolanmaya başlanan Harmandalı KADDT’ye 2004 yılına kadar İzBB sınırlarında yer alan 9 ilçe ile Çiğli’ye bitişik konumdaki Menemen Belediyesi katı atıkları depolanırken, 2004 yılında yürürlüğe giren 5216 sayılı kanunla İzBB sınırları büyüyor ve atıkları Harmandalı KADDT’de depolanan ilçe sayısı 21’e, 2014 yılında yürürlüğe giren 6360 sayılı yasa ile ise, 29’a yükseliyor. Harmandalı KADDT işletilmesi 2018 yılında imzalanan bir sözleşme ile özel sektöre devrediliyor ve alanda elektrik üretimi 2019 yılında başlıyor.
İzBB sınırları içerisinde yer alan 30 ilçe belediyesinden yalnızca, Bergama’da, henüz İZBB sınırlarına dahil olmadığı 2011 yılında "Düzenli Katı Atık Depolama Alanı" kuruluyor ve ilçenin atıkları Harmandalı KADDT’ye gönderilmiyor.
İşletmeye alındığı 1992 yılından 2014 yılına kadar İzBB sınırlarının ve nüfusunun sürekli artması sonucu Harmandalı KADDT’de depolanan katı atık miktarı da 2020 yılına kadar artıyor. 2020 yılında Bergama’da ve 2021 yılında Ödemiş’te toplam kapasiteleri 2.000T/gün (kimi kaynaklara göre 2.400 T/gün) olan iki "Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisi" devreye alınınca, Harmandalı KADDT’de depolanan katı atık miktarı da günlük olarak 5 bin 500 tondan 3 bin tona düşüyor. Bu azalmaya rağmen, "TÜİK 2022 Belediye Atık Yönetimi İstatistikleri" verileri dikkate alındığında, ülkemizdeki 291 adet KADDT’nin her birisinde ortalama olarak günde 278 ton atık depolanmakta olup, Harmandalı’nda depolanan atık miktarı bu değerin yaklaşık 13 katıdır.
İzmir’de kompost tesisleri
Harmandalı KADDT, İzmir ve Türkiye’nin ilk düzenli katı atık depolama tesisi olmakla birlikte, bu alan öncesi birçok vahşi katı atık depolama alanının yanı sıra, katı atıklar içerisindeki cam, metal, plastik gibi ekonomik değeri olan maddelerin geri kazanıldığı ve mutfak ve park bahçe atıklarının oksijenli ortamda stabilize edilerek tarımda kullanılabilecek gübreye dönüştürüldüğü iki adet Kompost Tesisi de mevcut bulunmaktadır.
İzmir belediye nüfusunun henüz 550 bin civarında olduğu 1968 yılında, birisi Halkapınar ve diğeri Çiğli’de ve her birisi 150 T/gün kapasitede olmak üzere işletmeye alınan bu kompost tesislerinde, o tarihte İzmir merkezinde üretilen katı atıkların yaklaşık olarak yüzde 90’ı işlenerek geri kazanılmaktadır.
1988 yılında bugünkü Karabağlar Belediyesi sınırlarında bulunan Uzundere’de, 250 T/gün kapasiteli Kompost Tesisi’nin işletmeye alınması ile Halkapınar ve Çiğli Kompost Tesisi kapatılır. Uzundere Kompost Tesisi kapasitesi 2001 yılında 500T/gün’e çıkarılmakla birlikte, 2004 yılında işletimi özel sektöre devredilir ve 2006 yılında kapatılır.
Henüz İzBB sınırları dışında olduğu 1997 yılında, Menemen Belediyesi’nce 125 milyon Fransız Frankı kredi kullanılarak kurulmuş olan ve Menemen dışında Çiğli ve Karşıyaka’dan da atık kabul etmesi planlanan 100 T/gün kapasiteli Menemen Kompost Tesisi işletimi de özel sektöre verilir ve bu tesis asıl işlevi olan kompost üretimi yapmadan kapatılır. Alınan kredileri ödemek ise 2004 yılında 5216 sayılı yasa ile sınırlarına dahil olduğu İzBB’ye düşer.
1992 yılında işletmeye alınan ve proje raporunda 15 yıllık kapasitesinin inşa edilecek ilave seddelerle arttırılabileceği belirtilen Harmandalı KADDT’nin, sınırları içerisinde yer aldığı Çiğli Belediyesi’nin nüfusu, son 15 yılda yüzde 49 oranında artarak 215 bin 172’ye yükseliyor.
Harmandalı KADDT’nin bu hızlı nüfus artışına bağlı olarak giderek artan katı atık miktarını depolayacak yeterli kapasitesinin olmayacağı günümüzden 15 yıl önce fark edilmesine rağmen İzBB yönetimleri aşağıda kısaca bilgileri paylaşılan katı atık değerlendirme ve bertaraf tesislerine ilişkin çalışmaları sonuçlandırma kararlığında olamamıştır.
Torbalı Taşkesik Mekanik Biyolojik İşleme ve Düzenli Depolama Tesisi
2010 yılında İBB tarafından 18 yıldır işletilmekte olan Harmandalı DKADA’nın atık yükünü azaltmak ve güney bölgesindeki yerleşimlerin atıklarının bertaraf edileceği Torbalı Taşkesik Mekanik Biyolojik İşleme ve Düzenli Depolama Tesisi’nin 121 hektarlık alanda kurulması için çalışmalara başlanmış, ancak zemin özellikleri nedeniyle projeden vazgeçildiği bilgisi 2011 yılında İBB yetkilileri tarafından kamuoyuna duyurulmuştur.
Yamanlar Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi
Torbalı Taşkesik Mekanik Biyolojik İşleme ve Düzenli Depolama Tesisi’nden 2011 yılında vazgeçilmesi sonrası, 2012 yılında Yamanlar’da Menemen, Karşıyaka ve Çiğli ilçe sınırlarının kesişimindeki bir alan entegre katı atık değerlendirme ve bertaraf tesisi kurmak üzere seçilmiş, 2013 yılında kurum görüşlerinin olumlu gelmesi üzerine ÇED Raporu hazırlatılması süreci başlatılmış, 2014 yılında Jeolojik Hidrojeolejik Rapor hazırlatılmıştır. 2016 yılında projeyle ilgili olarak yürütmeyi durdurma kararı verilmiş, 2018’de hazırlanan yeni bilirkişi raporu çerçevesinde, 20 Aralık 2018’de İzmir 5. İdare Mahkemesi Mahalli Çevre Kurulu Kararı’nda hukuka aykırılık olmadığı tespiti ile projenin durdurulmasına yönelik açılmış davayı reddetmiştir. Ancak geçen 5 yıllık süreçte İBB’nin Yamanlar Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi yapımından vazgeçtiği kamuoyuna duyurulmuştur.
Menderes Entegre Katı Atık Yönetim Tesisi
Menderes ilçesi güneyinde yer alan Çakaltepe ve Gölova mevkiinde, 312 hektarlık alana kurulması planlanan tesisin 2070 yılına kadar atık işlemesi ve 24,038 MWe elektrik üreteceği planlanmıştır. 2070 yılında 3.499 T/gün mekanik ayırma kapasitesine ulaşması planlanan tesisin, 2.257 T/gün makanik ayırma kapasitesi, 2.257 T/gün biyometanizasyon kapasitesi, 1.234 T/gün ATY üretme kapasitesi, 616 T/gün kompost üretme kapasitesi ve 8 lottan oluşacak ve 897 T/gün kapasiteli 2.sınıf depolama kapasitesine ulaşacağı öngörülerek projelendirilmesi yapılmıştır. Menderes EKAYT için başlatılmış ÇED süreci,3 yıl içerisinde tamamlanamaması nedeniyle, 2023 yılında sonuçlandırılmış olup, yeniden başlatılması gerekmektedir.
Bugün ve yarın
Bugün İzBB sınırları içerisinde birisi kuzeyde Bergama, diğeri güneyde Ödemiş olmak üzere 2 adet "Entegre Katı Atık Yönetim Tesisi" faaliyette olup bunların toplam kapasitesi 2.000 T/gündür (kimi kaynaklarda 2.400 T/gün). Bu iki tesisin, bugün İzBB sınırları içerisinde oluşan katı atığın ancak maksimum yüzde 43’ünü bertaraf kapasitesinde olduğu dikkate alınacak olursa, her gün 3.200 ile 3.600 T/gün katı atığın Harmandalı KADDT’ye gelmekte olduğu ve yeni tesisler planlanıp, işletmeye alınıncaya kadar bu durumun devam edeceği açıktır.
Diğer taraftan İzmir’de Türkiye ortalamasının üzerinde olan nüfus artışının devam edeceği ve 2050’li yıllarda nüfusun 5,65 milyon ile 5,9 milyon kişi arasında olacağı tahmin edilmektedir. Bu tahminler ışığında 25 yıl sonrasında, kişi başına üretilen katı atık miktarının aynı kalması durumunda dahi, İzmir’de bertaraf edilmesi gerekli katı atık miktarı 7.000 T/gün mertebesine yükselecektir. Önümüzdeki 25 yıl içerisinde Bergama ve Ödemiş EKAYT’lerinin de ekonomik ömürlerini tamamlayacakları dikkate alındığında İzBB’nin bugünden toplam kapasitesi 7.000T/gün’ü aşacak tesisler planlaması gerekmektedir. İzmir nüfusu içerisinde metropol alan nüfusun oranı günümüzde yüzde 77 civarında olup, bu ağırlık gelecekteki 25 yılda sınırlı düzeyde azalacaktır.
Harmandalı KADDT’de bugüne kadar depolanmış olan 25 milyon ton katı atığın ve yakın gelecekte depolanmaya devam edilecek atıkların, yörede yaşayan insanlar açısından yarattığı halk sağlığı ve çevre kirliliği problemleri yanısıra depolama alanının kuzeyindeki heyelan ve atık yığınlarının yüksek eğimli olması nedeniyle can güvenliği açısından yarattığı risk, artarak devam edecektir.
Çevre mevzuatının katı atıklara ilişkin yönetmeliklerinde her ne kadar, kaynağında ayırma, ayrı biriktirme, toplama ve taşıma gibi ilkeler tanımlanmış olsa da, "Entegre Katı Atık Yönetim Tesisleri"nin yapım ve işletiminin 20 yıla ulaşan uzun sürelerle özel sektöre verilmesi, yukarıda belirtilen ilkelerin gerçekleştirilmesini engellemekte, bertaraf tesislerine taşınan atık miktarının azalması gerçekleşmemektedir.
Yine katı atıklarla ilgili çevre mevzuatı, katı atık depolama alanlarına gönderilecek mutfak ve park bahçe atıklarının (biobozunur atıklar) yıllar içerisinde giderek azaltılmasını öngörmekte ise de, bu tesislerin özelleştirilmiş olması, atıklardan biogaz ve elektrik ile kompost üretip satmayı hedefleyen işletmeci firmaların çıkarlarıyla çelişmektedir.
İzmir’de katı atıkların taşınmasında kullanılan İZBB tırlarının yıla 2 milyon km'den fazla yol kat ettiği bilinmektedir. Büyük ölçekli ve az sayıdaki katı atık bertaraf tesisi, bu tesisleri inşa edip, işleten özel sektör firmalarının kârlarını belediyelerin ise giderlerini arttırmaktadır.
Diğer yandan, büyük ölçekli ve çok uzak mesafelerden atık taşınması esasına dayalı katı bertaraf tesisleri, tesisin yapılması planlanan yörede yaşayan insanların haklı tepkilerine yol açmakta ve bu durum, bertaraf tesislerinin kurulması süreçlerini çok uzatmakta veya olanaksız hale getirmektedir.
İzmir’de katı atık bertaraf süreçlerinin geçirdiği değişimler ve son 5 yılda katı atık bertaraf süreçlerinin özel sektöre açılmasının yol açtığı ve açacağı sorunların aşılması için aşağıda öngörülen ilkelerin hayata geçirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Katı atık toplama, değerlendirme ve bertarafının halk sağlığı ve çevre kirliliği problemleri yaratmaksızın yürütülmesi kamusal bir görev olup, özel sektöre hangi ad veya yöntemle olursa olsun devredilemez, bırakılamaz.
Çevre yönetim sürecinin temel önceliği, atık bertarafından önce, atık oluşumunu azaltmaktır.
Katı atık yönetim sürecinin etkin bir şekilde yürütülmesi için ilçe belediyeleri ve İzBB’nin kapsamlı işbirliği ile sürece yurttaşların örgütlü katılımı gereklidir.
Atıklar, oluştukları alanlara mümkün olduğunca yakın tesislerde değerlendirilmeli ve bertaraf edilmelidir. Bu nedenle de büyük ölçekli tesisler yerine orta ve küçük ölçekli tesislerin kurulması tercih edilmelidir.
Atık yönetimi planlaması, kentsel gelişim planlamasının önemli bir bileşeni olup, özellikle İzmir gibi tarım ve hayvancılığın yaygın olduğu illerde, evsel nitelikli katı atıkların bertarafının bitkisel ve hayvansal atıklarla birlikte planlanarak yürütülmesi, bu atıkların da verimli bir şekilde değerlendirilmesini sağlayacaktır.