Sayfa yolu
Hak-İş, Mersin Şehir Hastanesi'ndeki taşeron işçileri ortada bıraktı: 'Patronla kötü olmak istemiyoruz'
Yayın Tarihi: 30.06.2026 , 12:57 Güncelleme Tarihi: 30.06.2026 , 13:00
Mersin Şehir Hastanesinde CCN Servis İşletme ve Yönetim Hizmetleri A.Ş bünyesinde çalışan taşeron işçiler ile Hak-İş Konfederasyonu Mersin İl Başkanlığı arasında yapılan görüşmelerin tarihi 26 Şubat 2026 gününe kadar uzanıyor. Ancak aradan aylar geçmesine rağmen işçilere yönelik açıklanan herhangi bir geri bildirim ya da gelişme olmadı.
Konuya dair soL'a konuşan işçiler, hastanedeki örgütsel süreci ve sendikanın tutumunu eleştirdi.
Hastanede çalışan bir işçi, işe ilk girdiklerinde kendilerine başka bir seçenek sunulmadığını belirterek, "Buraya girse girse Hak-İş girer, başka sendikaya izin vermezler dediler. Biz de sendikada örgütlendik. Ama bu sendika da patronla bir oldu, işçilerin önünü tıkadı" dedi.
İşçiler Hak-İş ve şirket yönetimine tepkili
Yasal prosedürlerin çoktan aşıldığını vurgulayan taşeron işçiler, sendikanın sessizliğine anlam veremediklerini dile getirdi. Sürecin takvimine dikkat çeken işçiler, "İki ay yasal süreci vardı, üç ay oldu halen ses yok. Yasal süreci de 120 günü geçti" ifadelerini kullandı. Yaşanan gecikmenin arkasındaki nedenlere dair şüphelerini paylaşan işçiler, sözlerine şöyle devam etti: "Biz artık araya paranın girdiğini düşünüyoruz. Yoksa sendika burada yetkiyi alalı bir yılı geçti. Artık sendika şirkete karşı üyelerini sattı diye düşünüyoruz."
Zamanın kendileri aleyhine işlediğini ve sürekli oyalandıklarını dile getiren taşeron işçiler, "Bugün yarın, bugün yarın diye diye iki buçuk yıl geçti aradan" diyerek tepki gösterdi. Sendika yetkililerinin kendilerine yönelik güncel söylemlerini aktaran bir işçi, "Şimdi de diyorlar ki evet yetkiyi kazandın geleceği ama hiçbir değişiklik olmayacak, asgari ücretle devam edeceksiniz. Geçmişe dönük haklarınızı almayacaksınız, promosyon olmayacak, şirket ne derse o olacak. Yani sadece sendika iş yerine girmiş oldu, bizim de önümüzü tıkıyor şu an" şeklinde konuştu.
Sendikanın sergilediği tutum karşısında büyük bir adaletsizlikle karşı karşıya kaldıklarını düşünen işçiler, durumu şu sözlerle yorumladı: "Şimdi buradan ne anlamalıyız? Ben şunu anlıyorum. Biz parayı yedik cebe indirdik. Sizin ne haliniz varsa görün, şirketle de anlaştık, şirket ne isterse o olacak demiş oluyor."
İçinde bulundukları ekonomik zorluğa dikkat çeken işçiler, "Yazık günah, asgari ücretle çalışan insanların üç kuruşuna gözlerini dikiyorlar" sözleriyle tepkisini dile getiriyor.
Geçmişte kendilerine verilen taahhütlerin tamamen arkasında bırakıldığını belirten işçiler, hukuki olarak haklı konumda olduklarını hatırlattı. Bir işçi, "Geçmişe dönük haklar, promosyonlar dediler. Ama bunlardan hiçbir şey vermeyeceklerini söylüyorlar. Oysa sendika hem açılan davaları kazandı hem yetkiyi aldı, yani şirket bu hakları bize vermek zorunda" diyerek mevcut duruma tepki gösterdi.
Sendika yönetiminin mücadele etmek yerine geri adım attığını ve işverenin sınırları içinde hareket ettiğini öne süren işçiler, maruz kaldıkları yaklaşımı belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Eylem yapmayacağız, Yüksek Hakem Heyetine gitmeyceğiz diyorlar. Bari oturup anlaşma yapın diyoruz, oturup anlaşamayacağız diyorlar. Bundan sonra şirketin himayesinde ilerleyecek diyorlar, dalga geçiyorlar resmen."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.