Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İş güvenliği uzmanı: ‘Hendek’teki fabrika böyle geldi böyle gider mantığıyla çalışıyordu’

Hendek’teki katliam davasında ceza alan iş güvenliği uzmanı ‘Fabrika, yıllardır böyle çalışıyoruz, sen ne karışıyorsun. Bu düzen böyle geldi, böyle gider’ mantığıyla çalışıyordu’ ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 03.03.2022 , 11:26 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Sakarya’daki havai fişek fabrikasında yaşanan patlamaya ilişkin davada hapis cezası alan iş güvenliği uzmanı Aslı Bozkurt, fabrikaya hizmet veren ortak sağlık güvenlik birimindeki görevinden (OSGB) patlamadan 1,5 ay önce ayrıldığını belirterek, “3 Temmuz’daki patlamada yasal sorumluluğum yoktu” dedi.

Bozkurt, fabrikadaki durumu, “Yazıyorum deftere, tespitlerimi söylüyorum ama bir aksiyon alınmıyor. Hepsi için alınmıyor denilemez, alınanlar da var ama fabrika tehlikeli bir fabrika. Daha sıkı önlemlerin alınması gereken fabrika. Ama bilinç yoktu. Çalışanlarda da işveren de de yoktu. ‘Yıllardır böyle çalışıyoruz, sen ne karışıyorsun. Bu düzen böyle geldi, böyle gider’ mantığıyla çalışıyordu” diye anlattı.

Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda 3 Temmuz 2020'de meydana gelen patlamada 7 kişi hayatını kaybetti, 127 kişi de yaralandı.

Olayın ardından ilk tutuklananlar arasında iş güvenliği uzmanı Aslı Bozkurt da yer aldı. Yedi kişi hakkında, ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıl 8'er aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

Davada 28 Şubat 2022 tarihinde karar çıktı. Mahkeme, ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan fabrika sahipleri Yaşar Coşkun ve Ali Rıza Ergenç Coşkun’u 16 yıl 3’er ay, Hasan Ali Velioğlu’nu 12 yıl 6 ay ve tutuksuz sanıklar Erşan Öztürk, Asiye Angın, Aslı Bozkurt ve Ahmet Çağırıcı’yı 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanıkların ‘olası kast ile birden çok kişinin ölümüne neden olma ve yaralama’ suçundan cezalandırılmasını isteyen mağdur aileler bu cezaları düşük buldu.

'Günah keçisi gibi gösterildim...'

İş güvenliği uzmanı Aslı Bozkur’a verilen cezaya meslektaşları tepki gösterdi. İş güvenliği uzmanları, meslektaşlarının ‘günah keçisi’ gibi gösterildiğini savundu.

Fabrikaya hizmet sunan OSGB’de çalışan ve patlamadan önce istifa etmesine rağmen yargılanan iş güvenliği uzmanı Aslı Bozkurt, fabrikaya hizmet veren OSGB’den patlamadan yaklaşık 1,5 ay önce, 22 Mayıs 2020 tarihinde istifa ettiğini söyleyerek, “İhbar sürem 30 Haziran’da dolmuştu. Ben ne Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nın ne de OSGB’nin çalışanıydım. 3 Temmuz’daki patlamada yasal sorumluluğum yoktu. Patlama olduğunda ben oranın uzmanı değildim, yasal olarak sürem bitmişti” dedi.

Bozkurt, fabrikada tespit ettiği uygunsuzlukları bildirdiğini ve bunlar giderilmediği için istifa ettiğini kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yazıyorum deftere, tespitlerimi söylüyorum ama bir aksiyon alınmıyor. Hepsi için alınmıyor denilemez, alınanlar da var ama fabrika tehlikeli bir fabrika. Daha sıkı önlemlerin alınması gereken fabrika. Ama bilinç yoktu. Çalışanlarda da işverende de yoktu. ‘Yıllardır böyle çalışıyoruz, sen ne karışıyorsun. Bu düzen böyle geldi, böyle gider’ mantığıyla çalışıyordu.”

‘Çalışan herkes oranın patlayabilir olduğunu biliyordu’

Bozkurt, patlayıcı üzerine çalışan bir fabrikanın patlayabileceğini öngörmek için uzman olmaya gerek olmadığını belirterek, “Orada çalışan herkes, oranın patlayabilir olduğunu biliyordu. Orası çikolata, otomobil fabrikası değil. Orası, patlayıcı malzeme ana hammaddesi olan bir fabrika. Patlayacağını güvenliğinden en üstüne kadar herkes tahmin eder, öngörür” dedi.

Bozkurt, çalıştığı süreçte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan gelen iş müfettişlerine hiç eşlik etmediğini aktararak, “Kısmi zamanlı orada bulunuyordum. Onun dışındaki zamanlarda denetime gelindiğinde bunu çalışanlar söylüyordu. ‘Bize makineleri kapattırıyorlar’. Mahkemede bu ifadelerde çok geçti. ‘Bize denetime geliyorlar, makineleri kapatın, şu alanda çalışmayın, toplanın’ diye. Ben hiç denetimlere şahit olmadım, nezaret etmedim” diye konuştu.

‘Patronlardan önce beni tutukladılar’

Bozkurt, dosyada tanık sıfatıyla yer almayı beklediğini ve ifade vermeye gittiğini aktararak, “Beni tanık olarak değil de sanık olarak yargıladılar. Ben orada ne işveren ne işçi tarafıyım. İkisinin ortasında, birbiriyle nasıl çalışması gerektiğinin kural ve kaidelerini söyleyen üçüncü bir gözüm. Maalesef ki yargı, iş güvenliği uzmanlarının rehber ve danışman olduğunu bilmiyor, denetmen zannediyor. Bizim o fabrikayı kapatma ve işi durdurma yetkimiz var zannediyor. Onun için de patronlardan önce ben tutuklandım” dedi.

Bozkurt, dokuz ay tutuklu kalabileceğini aklından bile geçirmediğini kaydederek, “Biz tutuklandığımızda (fabrikanın sahibi) Yaşar Coşkun daha tutuklanmamıştı. Ali Rıza Coşkun hiç cezaevine girmedi” diye konuştu.

‘Hiç hatırlamak bile istemediğim 9 ay geçirdim’

“Sorumlu biz değiliz. İş güvenliği uzmanı bulundurmak yetki devri değildir, işverenin sorumluluğunu üzerinden atmaz” diyen Bozkurt, işverenlerin sorumluluğun iş güvenliği uzmanında olduğunu sandığını belirterek, “Kanun koyucular da bunu bilmiyor. Maalesef bazı işverenler de bunu bilmiyor. Biz kendimizi anlatana kadar süreç dokuz aya tekabül etti. Benim hayatımda bir dokuz ay, hiç hatırlamak istemediğim, hatırladıkça kötü olduğum dokuz ay geçirdim” dedi.

‘Sorumluluğum carsa cezaya razıyım’

“Patlamaya ilişkin sorumluluğum varsa cezaya razıyım” diyen Bozkurt, kendisine ceza verilmesine karşın patlamanın sebebinin halen bulunamadığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Orada patlama her an olabilir. Mesela üzerlerine giydikleri kıyafetin sürtünmesinden çıkan bir kıvılcımdan orası patlayabilir. Çünkü kullanılan malzemelerin parlama derecesi düşük. Güneşe maruz kalmaktan patlayabilir. Şu sebepten olmuştur diyemem. Biz patlamaya neyin neden olduğu bilinmeden karara çıktık. Patlamanın fabrikanın hangi bölümde olduğu, patlamaya neyin sebep olduğu bulunmadığı, suçun belli olmadığı yerde cezaya çıktık.”
Bozkurt, çalıştığı süreçte yaptığı tespitler arasında çalışanların önünde fazla patlayıcı malzeme bulunması olduğunu kaydederek, “Ben bu konuyla ilgili noter onaylı deftere yazdım. İSG tutanaklarına yazdım. İş güvenliği uzmanlarının noter onaylı deftere yazması şikayet mahiyeti taşır. Direk gidip bir kuruma ‘patlayacak’ diye şikayet edemezsiniz, zaten orası ana üretim malzemesi patlayıcı olan bir fabrika”.

'Çalıştığımız firmayı şikâyet etmemizi bekliyorlar'

Bozkurt, “Çalıştığımız ya firmayı ya da dışarıdan hizmet verdiğimiz firmayı şikayet etmemizi bekliyorlar” diyerek, sistemin sorunlu olduğunu şöyle anlattı:

“Benden sonra bir arkadaşım çalıştığı yeri şikayet etti. İş akdi feshedildi. Çok uzun zaman işsiz kaldı. Çünkü OSGB’lerde şikayet usulüyle çalışan iş güvenliği uzmanını çalıştırmak istemiyorlar. Onlar şikayet ettiğinde çalıştıkları firma ile sözleşmeleri sona eriyor. Onlar firma kaybediyorlar. Bakın, şikayet usulü ile ne firma ne OSGB’de çalışabiliyorsunuz.”

'O fabrika işçileri esas billirkişiydi...'

Bozkurt, mağdur aileler ve fabrika çalışanlarının kendisine destek olduğunu söyleyerek, “Bana gerçekten çok destek verdiler. Ölenlerin ailesinden birkaç kişi çok öfkeliler. Onlar ne söyleseler bir şey diyecek değilim. Canları gitti. Onlar tabii ki öfkeliler. Daha farklı şeyler bekliyorlar. O fabrikanın çalışanları esas bilirkişiydi ve hep benim yanımdalardı. Benim işimi nasıl yaptığımı, doğru yaptığımı, eksiğimin olmadığını mahkemede anlattılar” diye konuştu.
Mesleği bırakacağını söyleyen Bozkurt, bir daha bir iş güvenliği uzmanının yargılanmaması için meslektaşlarının harekete geçmesi gerektiğini belirterek, “İş güvenliği uzmanlarının birlik olup sesimizi duyurmamız lazım. Ben bu mesleği bir daha asla yapmayacağım ama konunun takipçisi olacağım. O dokuz ay boyunca ne yaşadığımı ben biliyorum. Hiçbir meslektaşımın bunu yaşamasını istemiyorum” ifadelerini kullandı. (ANKA-Tamer Arda Erşin)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.