Sayfa yolu
Günler önce duyurmuştu: 'Erdoğan AFAD'ın bütçesini ikinci örtülü ödeneği olarak kullanıyor'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 08.02.2023 , 17:52 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Kahramanmaraş Pazarcık'ta 6 Şubat saat 04.17'de 7,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
Sarsıntı birçok kentte hissedildi. Çok sayıda kentte evler yıkıldı. Depremin ardından çok sayıda şiddetli artçı sarsıntı gerçekleşti. Binlerce yurttaşımız yaşamını yitirdi. Yine 6 Şubat günü saat 13.24'te ikinci bir büyük deprem daha meydana geldi. AFAD depremin büyüklüğünü 7,6 merkez üssünü Elbistan olarak duyurdu.
Depremlerin ardından 10 kentte büyük yıkım meydana gelirken, AFAD'ın arama kurtarma yetersizliği bir kez daha tartışma konusu oldu.
Depremden 2 gün önce açıklamıştı
CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer depremlerden 2 gün önce yani 4 Şubat'ta yaptığı açıklamayla AFAD'la ilgili çok önemli iddialarda bulunmuştu. AFAD'ın 23 Kasım’da Düzce depreminin ardından afet sonrası müdahaleyle ilgili hazırladığı etki analizi raporundaki bulguları değerlendirmişti.
Taşcıer, "AFAD’da kurulan bir usulsüzlük düzeni vardır ve Erdoğan da bu kurumun bütçesini ikinci örtülü ödeneği olarak kullanmaktadır" demişti.
'Afet toplanma alanı bile doğru düzgün belirlenememiş'
Taşcıer’in yazılı açıklaması şöyleydi:
"Geçtiğimiz ay yaptığım açıklamada AFAD’ın tam manasıyla çiftlik gibi yönetildiğini, Erdoğan’ın ikinci örtülü ödeneği olarak kullanıldığını belirtmiştim. Düzce depremi sonrası ortaya çıkan rapor, tespitlerimin ne denli doğru olduğunu gösteriyor.
Afete müdahale için kâğıt üzerinde yazan koordinasyon sisteminin kurulamadığı, ekiplerin başına bir sorumlu görevlendirmekten bile aciz olunduğu, belki de en kritik konulardan biri olan afet toplanma alanının bile doğru düzgün belirlenemediği, koordinasyon kurulunun bile toplandığı yerin zafiyet yarattığı, afet nakliye grubunun bile iki gün sonra kente ulaştığı AFAD’ın iç raporunda görülebiliyor. Daha da vahimi, çadırlar konusundaki başıboşluğun yıllardan bu yana sürdüğünü görüyoruz.
'Malzemelerin kaydı tutulmuyor'
2017 yılındaki Sayıştay raporunda denetçiler çok kritik ve skandal tespitlerde bulunmuşlardı. AFAD’ın bir mahalledeki küçük büfenin bile yönetilmeyeceği tarzda idare edildiği ortaya çıkmıştı. O raporda, lojistik depolar ve geçici barınma merkezlerindeki çadır, çadır içi malzemeler, battaniye, makineler, ocaklar, fırınlar, giyim malzemeleri, ayakkabılar gibi malzemelerin hiçbir şekilde kaydının tutulmadığı tespit edilmişti. Hatta UNICEF gibi kuruluşlardan yapılan bağışların kaydı ve bilgisinin tutulmadığı, uluslararası yardım ve insani yardım hesaplarından karşılanan yabancı ülkelere gönderilmek üzere alınan, bekletilen ve gönderilen malzemelerin kaydının tutulmadığı da tespit edilmişti.
Denetçiler ayrıca kritik bir bulguya daha ulaşmıştı. Yardım malzemelerinin dağıtımına ilişkin standart bir uygulamanın olmadığını, depoda bulunan, gelen ve çıkan yardım malzemelerine ilişkin kayıtların sistematik olmadığını belirtmişlerdi. Hatta açıkça şöyle demişlerdi, ‘Yardım malzemelerinin dağıtımının, depo sorumlusunun uygulama takdirine göre değiştiği anlaşılmıştır.’
Yani AFAD depolarında kaç çadır ve yardım malzemesi olduğunu bilmiyor, üstüne üstlük depo sorumluları bunları kafalarına göre dağıttığı için gerçekten ihtiyaç sahiplerine mi gitti, yolsuzluk mu oldu, hırsızlık mı oldu bilinemiyordu.
'Bir çadırın takibini dahi yapamıyorlar'
Düzce depreminden sonra sızan rapordan görüyoruz ki, aradan geçen altı yılda değişen bir şey yok. Raporda, ‘Çadırlara kabulde herhangi bir standart olmadığından, kalanların listesi ancak birkaç gün sonra hazırlanabilmiştir’ ve ‘Çadır dağıtımında teslim muhtarlara yapıldığından bireysel takip sağlanamamıştır’ ifadeleri yer alıyor.
Bu tam anlamıyla bir skandaldır. Milletin canı kimlere emanet. Uzmanlar Marmara’da büyük bir depremin kaçınılmaz olarak gerçekleşeceğini söylüyorlar. Bir çadırın takibini dahi yapmaktan aciz bu kurum mu afet sonrası müdahale edip vatandaşın yardımına koşacak? Bir takip sistemi nasıl olur da bunca uyarılara rağmen yıllardır düzeltilmez? Demek ki kasıt var, buna hata ya da eksiklik demek mümkün değil. AFAD’da kurulan bir usulsüzlük düzeni vardır ve Erdoğan da bu kurumun bütçesini ikinci örtülü ödeneği olarak kullanmaktadır. Allah ülkemizi afetlerden ve özellikle AKP döneminde afet gerçekleşmesinden korusun.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
