Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Güney Afrika seçimlerinde Mandela'nın partisi ilk kez çoğunluğu kaybetti, koalisyon kurması gerekiyor

Güney Afrika'da iktidarda olan ANC partisi, 30 yıl sonra ilk kez parlamentoda çoğunluğu kaybetti. ANC'nin koalisyon hükümetini hangi partilerle kuracağı ülkede büyük tartışma konusu.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 04.06.2024 , 15:48 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Güney Afrika'da geçen haftaki seçimlerde iktidardaki Afrika Ulusal Kongresi (ANC) tarihinde ilk kez parlamentoda çoğunluğu elde edemedi.

Seçimlerde büyük bir darbe almış olan ANC, koalisyon hükümeti kurma görüşmelerine başlamak için siyasi rakipleriyle kapalı kapılar ardında görüşmelere başladı.

Güney Afrika’nın Seçim Komisyonu (IEC) ülkenin seçimlerin "özgür ve adil" olduğunu ancak hiçbir partinin kesin bir çoğunluk elde edemediğini duyurdu. Nihai seçim sonuçlarına göre, ANC'nin oyları yüzde 41’de kaldı. Bu, partinin Apartheid'e son verdikten sonraki 30 yılın en düşük oy oranı oldu. ANC, böylece ilk defa mecliste çoğunluğu kaybetti.

Partilerin bir Cumhurbaşkanı seçmeleri için iki haftalık bir süresi bulunuyor. ANC'nin koalisyon hükümeti kurmak için bir dizi talebi kabul etmesi gerekeceği görülüyor.

Seçim sonuçlarının ardından diğer partilerle bir toplantı düzenleyen ANC, koalisyonla "ulusal birlik hükümeti" kurma olasılığını görüştüler. 

ANC üç eyalet yönetimini de kaybetti

ANC, ulusal seçimde yaşadığı gerilemeye ek olarak, şu anda yönetimde olan üç eyalet olan KwaZulu-Natal, Gauteng ve Kuzey Kap’ta da çoğunluğu kaybetti. En büyük darbeyi, eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma'nın ANC’den ayrılarak kurduğu MK Partisi'nin desteğini artırdığı KwaZulu-Natal'da aldı.

Ana muhalefet olan merkez sağ Demokratik İttifak (DA), yüzde 21,8 oranla oylarını önemli ölçüde yükseltti. ANC'den kopmuş olan sol parti Ekonomik Özgürlük Mücadeleleri’nin (EFF) oylarıysa yüzde 9,5'e geriledi.

Eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma ve partisi uMkhonto we Sizwe (MK Partisi) seçimin en büyük kazananı oldu. Henüz 2023'ün sonlarında kurulan parti, ilk kez seçimlere katıldı ve oyların yüzde 14,6'sını alarak üçüncü sırayı aldı. MK Partisi, şu anda Zuma'nın memleketi olan KwaZulu-Natal'daki en büyük parti.

Bu gelişmelerin ardından ANC, Pazar günü yaptığı açıklamada, diğer siyasi partilerle ön görüşmelere başladığını açıkladı.

ANC genel sekreteri Fikile Mbalula, düzenlediği basın toplantısında, “ANC, halkın iradesini yansıtan bir hükümet kurmaya kararlıdır. Bu sabit bir durumdur, parti etkili bir yönetim gösterebilir” ifadelerini kullandı

ANC'nin bu belirsizlik ortamında sorumlu bir şekilde hareket edeceğine dair taahhütte bulunan Mbalula, “Güney Afrika seçmenleri, bu ülkenin liderlerinin herkesin çıkarları doğrultusunda birlikte çalışmasını beklediklerini gösterdiler. Sorumlu, ilerici ve her zaman Güney Afrika halkının çıkarları doğrultusunda hareket etmeye devam edeceğiz. Hukukun üstünlüğünü savunmayı sürdüreceğiz ve tüm Güney Afrikalıları seçimlerin yürütülmesini yöneten yasalara, kurallara ve kodlara saygı göstermeye çağıracağız” diye konuştu.

ANC Genel Sekreteri Fikile Mbalula

ANC, liberal muhalefetle ittifak kurabilir mi?

ANC'nin bu hafta koalisyon planlarını netleştirmek için birkaç üst düzey toplantı yapması bekleniyor.

ANC’nin geleneksel olarak ana rakibi olan DA ile bir anlaşma yapma ihtimali de merak konusu. Liberal ideolojiye sahip DA; ANC’den ayrılan kadroların kurduğu MK ve EFF partilerinin koalisyona dahil olması ihtimalinden oldukça rahatsız.

DA, Pazar günü ANC, EFF ve MK arasında, muhafazakarların "kıyamet koalisyonu" olarak tanımladığı birlikteliği engellemek için ANC ile görüşmelere başlayacağını duyurmuştu.

DA, ANC ile görüşmeleri yönetmek için üst düzey bir ekip kursa da, aralarında ideolojik karşıtlıklar olan ANC ve DA’nın koalisyon kurması kolay olmayacak.

Azınlık beyaz çiftçilerin arazilerinin tazminatsız kamulaştırılmasını isteyen EFF, ANC ile bir anlaşmaya açık olduğunu söyledi. EFF lideri Julius Malema da hafta sonu gazetecilere "ANC ile çalışmak istiyoruz çünkü ANC, taviz verildiğinde kibirli olmuyor" dedi.

Diğer yandan, ülkedeki patronlar, EFF'nin “solcu pozisyonları” nedeniyle bir ANC-EFF koalisyonu olasılığına karşı “temkinli olduklarını” ifade ediyor.

Güney Afrika İş Liderliği (BLSA) CEO'su Busisiwe Mavuso yerel medyaya "Kitlesel ekonomik yıkım politikalarını öven bir yönetimi desteklemeyeceğiz" dedi.

MK: Koalisyon görüşmelerine Cumhurbaşkanı Ramaphosa katılmasın 

Ülkenin beşinci büyük partisi olan IFP de, ANC’yle görüşmelere açık olduğunu söyledi.

Bununla birlikte MK de, ANC’nin Genel Başkanı olan Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa'nın toplantının başında olmaması kaydıyla ANC’yle görüşebileceklerini dile getirdi.

MK Partisi ayrıca, seçimlerden en kazançlı parti olmasına rağmen seçimlerin hileli olduğunu iddia etti.

Seçim sürecinde Güney Afrika anayasasının üstünlüğünü ortadan kaldırma ve yerine "sınırsız parlamento egemenliği" koyma çağrılarında bulunmuş olan parti, seçim sonuçlarını tanımamayı içeren birtakım tehditlerde de bulundu.

Pazartesi sabahı yayımlanan haftalık bülteninde bu tehditleri reddeden Ramaphosa, "Önümüzdeki haftalarda ve aylarda siyasi partiler olarak birbirimizi bu uçurumun ötesinde bulmak için çalışırken, hem eylemlerimizde hem de söylemlerimizde anayasayı ve hukukun üstünlüğünü en önemli şey olarak gördüğümüzü gösterelim. Unutmayalım ki, bize emanet edilen her türlü yetki, her türlü güç, Güney Afrika halkının çıkarlarını ilerletmek için kullanılmalıdır. Şimdi her zamankinden daha fazla, farklılıklarımızı bir kenara bırakıp ortak iyilik için birlikte çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Ramaphosa

MK’nin bu çıkışının ardından ANC de, Ramaphosa'nın istifa etmesi yönündeki talepleri dikkate almayacaklarını duyurdu.

ANC Genel Sekreteri Mbalula, Ramaphosa'nın parti lideri olarak kalacağını ve görüşmelerin devam etmesi için kendisinin istifa etmesine dönük taleplerin "çıkmaz sokak" olduğunu vurguladı.

Mbalula, seçim sonuçlarının ardından kamuoyuna yaptığı ilk açıklamada, "Cumhurbaşkanı Ramaphosa ANC'nin genel başkanıdır. Ve eğer Ramaphosa'nın cumhurbaşkanlığından istifa etmesi talebiyle bize gelirseniz, bu gerçekleşmeyecek" diye konuştu.

ANC'nin bir hükümet kurma çabası içinde diğer tüm siyasi partilerle görüşmelere açık olduğunu söyleyen Mbalula, “Ancak hiçbir siyasi parti bize, ANC'ye şartları dikte etmeyecek. Bunu yapmayacaklar. Siz bize bu taleple gelirseniz, unutun gitsin" dedi.

MK’nin Ramaphosa’ya karşı tavrı nereden geliyor?

MK’nin Genel Başkanı Zuma, cumhurbaşkanı olduğu dönemde yolsuzluk soruşturmasına maruz kalmıştı. Zuma 2021’de suçlu bulunarak 15 ay hapis cezası almıştı.

Zuma’ya yönelik suçlamaların ardından dönemin ANC genel sekreteri olan Ramaphosa, 2019 seçimlerini, ANC'nin yolsuzluğunu ortadan kaldırma sözüyle kazanmıştı.

Yaşananların ardından ANC’den ayrılan Zuma, 2023’te MK partisini kurmuştu.

Bugün MK'nin Ramaphosa'nın istifasını talep etmesinin arkasında büyük oranda o dönemde yaşanmış olan gerilimler yatıyor.

MK Genel Sekreteri Jacob Zuma

ANC’ye olan destek neden düştü?

Oyların sadece yüzde 40'ından biraz fazlasını alan ANC, ülkede bu tarihe kadar sahip olduğu parlamento çoğunluğun çok gerisinde kaldı. Diğer yandan, ANC parlamentodaki en büyük parti olmaya devam edecek. Parti, bir yandan da Güney Afrika Sendikalar Kongresi (COSATU) ve Güney Afrika Komünist Partisi (SACP) ile üçlü bir ittifak içinde.

Güney Afrika’da bugün işsizlik rekor seviyelerde. İşsizliğin yüzde 32 civarında seyrettiği ülkede gençler yüzde 50'nin üzerinde işsizlik oranlarıyla karşı karşıya. Dünya Bankası'na göre yoksulluk oranı yüzde 62’yken nüfusun en alt tabakasında enflasyon yüzde 9,3 seviyesinde. Elektrik ve su kıtlığı birçok Güney Afrikalı için hayatın olağan özellikleri haline gelmiş durumda.

Muhalefet partileri, seçim sürecinde bu durumu istismar etmeye çalıştı. Yüzde 21 oy oranıyla seçimlerde ikinci olan DA, desteğini ağırlıklı olarak İngiliz patronlardan alıyor.

Güney Afrika'da işsizlik oranı bugün tarihi rekor seviyesinde

Komünist parti DA’ya karşı uyarıyordu

Seçim öncesinde SACP Genel Sekreteri Solly Mapaila, DA’nın iktidara gelmesinin tehlikeli olacağı konusunda uyarmıştı. DA'nın "özel bir tür neo-sömürgeciliği temsil ettiğini ve emperyalist rejimlerin, özellikle ABD'nin hizmetinde olduğunu" vurgulayan Mapaila, Güney Afrika'nın iç ve dış politikalarını Washington'ın istekleriyle uyumlu hale getireceğini söylemişti.

SACP, seçmenlere DA'nın ayrıca devletin boyutunu küçültme adına kamu istihdam programlarını geri çekeceğini, sosyal güvenlik harcamalarını keseceğini ve öğrenci finansmanı programı ve Siyah Ekonomik Güçlendirme gibi popüler ANC girişimlerini ortadan kaldıracağını açıkça belirttiğini hatırlatmak için çabalamıştı.

Mapaila, "ANC'yi devirme ve dolayısıyla başarılı bir Ulusal Demokratik Devrim için tüm umutları yok etme" çabasının arkasındaki başlıca itici güç olarak "sermayenin belirli kesimlerine" işaret etmişti.

ANC hükümetinin devam etmesi gerektiğini ancak 1994'te Apartheid'in devrilmesinden bu yana kaydedilen ilerlemeyi sürdürmek için "ulusal-devrimci dönüşümün" yeniden vurgulanması ve neoliberal ekonomik politikalara son verilmesi gerektiğini savunan Mapaila, ANC'nin bazı ekonomik yönetiminde açıkça zayıflıklar olduğunu da sözlerine ekledi. 

SACP Merkez Komitesi üyesi Buti Manamela’ysa, ANC’nin hala "işçi sınıfının ve yoksulların ihtiyaçlarını, çıkarlarını ve isteklerini ilerleten tek değerli siyasi güç" olduğunu savundu.

Mandela'nın partisi

Apartheid'e karşı çıkmasıyla bilinen bir kurtuluş hareketi olarak ortaya çıkan ANC, 1912'de kuruldu. 1990 yılında yasal bir parti haline gelen ANC, Güney Afrika'nın Nelson Mandela öncülüğünde Apartheid rejiminden kurtulmasının ardından 1994'te iktidara geldi. Apartheid sonrası ilk seçim Nelson Mandela'nın Güney Afrika Cumhurbaşkanı seçilmesiyle sonuçlandı. ANC, o dönemden bu yana tüm seçimlerde parlamentoda çoğunluk sağlayarak iktidarda kaldı.

Nelson Mandela

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.