Sayfa yolu
Gülenciler hâlâ temizlenemedi, peki Yerlikaya'nınkileri kim temizleyecek?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 04.01.2024 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Son zamanlarda devlet makamları, kamuoyuyla kurdukları ilişkiyi Twitter'a, basınla kurdukları ilişkiyi WhatsApp'a taşımış durumda.
Bu işten en keyif alanlardan biri, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya. Mümkün mertebe her sabah, basın mensuplarına "günün operasyonu" mesajı iletiyor. Mesajlar giderek WhatsApp'ın ruhuna da uygun hale geliyor, Bakanlık mesajlarında çiçekli emojiler bile kullanılıyor.
Yerlikaya'nın kurumundan 28 Aralık günü basına gönderilen mesajda, emojilere yer yoktu. Konu netameliydi. 445 aktif emniyet mensubu, Gülenci oldukları iddiasıyla açığa alınmıştı.
Yani 15 Temmuz’un üzerinden 7,5 yıl geçmişken Emniyet’in içinde 445 cemaat üyesi olduğu ortaya çıktı.
Uzun süredir Gülen Cemaati’nin yerine başka tarikat-cemaatlerin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nde (EGM) yapılandığı konuşuluyor. Daha önce Sağlık Bakanlığı’nı da kontrol altına aldığı konuşulan Menzil tarikatının emniyette de güçlendiğine ilişkin iddialar gazeteciler tarafından defalarca gündeme getirildi.
Geçmiş dönemde İçişleri Bakanlığı yapan Süleyman Soylu, bakanlıkta Menzilcilerin kadrolaştığı, atama ve tayin yaptırdığı yönündeki iddialara karşı “Bir Menzilci gösterin bakanlığı bırakırım” ifadelerini kullanmıştı.
'Acaba Menzil'e kadro mu açılıyor?'
445 Gülencinin ihracına geri dönersek, T24 yazarı Tolga Şardan, Büyüteç adlı köşesinde yılın ilk yazısını bu konuya ayırdı. Yazıda ilk dikkat çeken yer açığa alınanların başkomiser rütbesine kadar olan polisleri kapsaması yani amirlere sıra gelmemesiydi.
Aslında 3 binden fazla personelle ilgili verinin ifşa olduğunu söyleyen Şardan, sadece 445 kişiyle sınırlı kalınma sebebini ‘yerel seçimler’ olarak özetliyor. Yeni Şafak yazarı Bülent Orakoğlu, “MİT’in 6 yıl sonra kırmayı başardığı şifreli dokümanlardan 4 bin 121 mahrem sorumlu daha ortaya çıktı. Bunlardan 3 bin 400’ünün örgütün emniyetteki kadın emniyet müdürleri, amirleri ve polis memurlarından sorumlu mahrem abla oldukları tespit edildi” diyerek veriyor bilgiyi.
MİT’in 2017’de Garson isimli gizli tanık sayesinde ele geçirdiği ve 6 yıl sonra kırabildiği hard diskle birlikte ortaya çıkan bu hikayeyi anlatırken Şardan şu soruyu soruyor: “Acaba Menzil'e kadro mu açılıyor?”
Şardan yazısında şu sözleri dile getiriyor konuya ilişkin:
“Bakmayın siz, Emniyet'in 400 bin kişilik teşkilat olduğuna. Herkes, herkesin seceresini bilir!
Açığa alma, renklendirilen personelin tespiti ve branş dışına çıkarma gibi tasfiye işlemleri, teşkilatın FETÖ bağlılarından temizlendiği görüşü kadar, deyim yerindeyse "şeytanın gör dediği" meselesini de gündeme getirmiyor değil.
Son zamanlarda tıpkı TSK'da güçlendiği gibi Emniyet içinde de kendisini hissettiren Menzil başta olmak üzere diğer cemaat ve tarikatlara yer açılmadığını düşünmek isterim doğrusu!
Ancak; gerçekleşen bazı kritik atamalar ve görevden almalar, bu iyimserliği ortadan kaldırıyor maalesef.
Umalım ki, karar vericiler bir an önce süreci yeniden değerlendirsinler. Tarikat ve cemaatlerden uzak duran kadrolarla görev yapsınlar.”
'Orta ve uzun vadede sıkıntılara yol açacağı değerlendirilmektedir'
Fethullahçıların yerine Menzilcilerin geçmesine ilişkin yüzlerce haber yapıldı. Benzerlikler ve ortaya çıkanlar şaşırtıcı. Örneğin sermayeyi elde tutmak için Gülenciler Türkiye İş Adamları ve Sanayiciler Konfederasyonu’nu (TUSKON) kurmuştu, Menzilciler de Türkiye Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’ni (TÜMSİAD). Beşir Derneği, Semarkand TV’si derken Menzil adım adım vakıf, dernek, medya alanında ağlarını büyüttü. Gazeteci Saygı Öztürk, “Menzil köyünde çalışan emniyet müdürleri var” iddiasını dile getirdi. 2019 yılında ortaya çıkan, Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait olduğu iddia edilen, resmi görevlilerin bugüne kadar yalanlamadığı Dini-Sosyal Teşekküller, Geleneksel Dini-Kültürel Oluşumlar ve Yeni Dini Yönelişler adlı gizli raporda, bu oluşuma da yer veriliyor. Raporda oluşumdan, "Geleneksel Dini Kültürel Oluşumlar (Tarikatlar)’" başlığı altında bahsediliyor ve grup için "Menzil/Semerkand Cemaati" tanımı kullanılıyor.
Oluşum hakkında, “Menzil grubu ülkemizdeki benzer yapılar içerisinde en çok taraftara sahip olanlardan biri olarak görülmektedir” değerlendirmesi yapılıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait olduğu öne sürülen raporun son bölümünde Menzil grubuyla ilgili şu ifadeler yer alıyor:
“Son zamanlarda Menzil grubunun bürokraside teşkilatlandığı ve kamuda etkinliğini artırdığı yönünde kamuoyunda bir kanaat dillendirilmeye başlanmıştır. Doğru olması halinde bu tezahürün ülkemizde orta ve uzun vadede sıkıntılara yol açacağı değerlendirilmektedir.”
Gazeteci Saygı Öztürk’ün kitap çalışması sırasında bu tür iddiaları sorduğu "Menzilciler" ise bu iddiaların doğru olmadığını söylüyor.
Şardan 2019 yılında yazdığı bir başka yazıda, "Emniyette her üç atamanın biri Menzil cemaati referansıyla yapıldı" iddiasını dile getirip şunları kaleme almış:
"Şöyle ki, 17-25 Aralık’tan sonra Fethullahçılar’a yönelik tüm bürokraside başlayan ve 15 Temmuz süreci sonrasında FETÖ’ye dönüştürülen “temizlik” çalışmaları sonucunda yeni bazı farklı yapılanmalar devlet kadrolarında hayat bulmaya başlamıştı.
Okuyucular, Yazıcılar’la birlikte son dönemde Menzilciler de diğer kurumlarda olduğu gibi emniyet teşkilatı içinde örgütlenmeye başladı. FETÖ’den doğan boşluğun doldurulması çerçevesinde bir süredir emniyette yapılan tayinlerde Menzilcilerin etkisi “güçlü” biçimde hissediliyor.
Bu etki, son emniyet müdürleri kararnamesinin yanı sıra birinci sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ve polis okullarına yapılan müdür atamalarında da kendisini gösterdi. Her üç atama ve terfi sırasında Menzil cemaatinden doğrudan veya dolaylı gelen referanslar kabul gördü.”
Gülenci temizliği hâlâ bitmedi, bugün örgütlenenler nasıl temizlenecek?
15 Temmuz'un üzerinden yıllar geçmesine rağmen Gülenciler hâlâ devletten temizlenebilmiş değil. Aksine, son operasyonla ortaya çıktı ki, binlercesi aktif görevlerini sürdürüyor.
Gülen Cemaati, geçmişi de olmakla birlikte, AKP döneminde çok hızlı bir şekilde devlet içinde örgütlenmişti. Şimdi Ali Yerlikaya Gülencileri temizlemekle övünürken, sayısız başka cemaat ve tarikat aynı pozisyonları hızla dolduruyor.
Bu arada kabinenin bir diğer bakanı, eğitim alanında cemaatlerle işbirliğini göğsünü gere gere savunuyor.
Bir kısırdöngü baştan yaşanıyor. İleride, bugünlerde devlete çöreklenen tarikat ve cemaatlerin tasfiyesiyle uğraşılacak.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
