Sayfa yolu
Gemi söküm işçileri: Denetlemelerden önce haber veriliyor
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 26.04.2021 , 10:12 Güncelleme Tarihi: 26.04.2021 , 12:06
Brezilya donanmasına ait Nae Sao Paulo uçak gemisinin İzmir Aliağa'da sökülmek üzere SÖK Denizcilik ve Tic. A.Ş. tarafından açık arttırma ile satın alındığının ortaya çıkmasının ardından tepkiler de gecikmemişti. Öte yandan tesisteki gemi sökümü nedeniyle yaklaşık 200 ila 300 milyon ton atık olduğu söyleniyor.
Defalarca yüzlerce tonluk gemilerin sökümüne ev sahipliği yapan Aliağa ve İzmir'in işçileri yanında İzmir halkı, havası, toprağı ve suyu da artık tehlike ile burun buruna.
Konu hakkına daha önce bir açıklama yapan Yenimahalle Semt Evi, bu kez de 24 Nisan Cumartesi günü çevrimiçi bir etkinlik gerçekleştirdi. Etkinliğe Araştırmacı İrfan Ertel ile Halk Sağlığı Uzmanı Ahmet Soysal katıldı.
'Hayatımızın her alanında asbest var'
Sisam depremi sonrası hâlâ süren hasarlı binaların yıkımında da asbest temizliği yapılmadığına dikkat çeken Soysal, kentteki tehlikeli atık yoğunluğunun giderek arttığını söyledi.
Asbest süresinin miktarı ve maruz kalma süresinin önemli olduğunu ancak etkilerinin yıllar sonra görüldüğünü dile getiren Soysal, maddenin 1850'lerden bu yana enerji yalıtımı açısından ucuz bir mineral olması nedeniyle kullanıldığını aktardı. Hayatımızın her alanında asbest maddesine rastlayabileceğimizi söyleyen Soysal, uçak, gemi ve lokomotiflerde kullanımının yaygın olduğunu belirtti.
Asbestin akciğer dokusunun sertleşmesine ve kanserojen içeriğine dikkat çeken Soysal, maddenin doğrudan soluma olmadan çevreye verdiği zarar üzerinden insanlara olan etkisini hatırlattı. "Dünya Sağlık Örgütü'nün Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın sınıflandırmasına göre de asbest ilk grupta yani kesin kanserojen maddede yer alıyor" diyen Soysal, "Asbest liflerini solunum yoluyla alıyoruz ve kanser ile kanser dışı hastalıklara neden oluyor" şeklinde konuştu.
'Zehirli maddeler İzmir'e hatta Aydın'a taşınıyor'
Araştırmacı İrfan Ertel de, "İşçilerin bu sömürü karşısında örgütlenmekten başka çaresi yok" dedi. Gemilerin yüzeylerinde kullanılan zehirli boyanın atmosfere saçıldığını İzmir ve hatta Aydın'a taşındığını belirten Ertel, "Havamız, suyumuz, toprağımız, besinlerimiz bu asbestler nedeniyle kirleniyor" diye konuştu. "Yapılması gereken Aliağa'daki işçilerin ve halkın örgütlenerek bariyer oluşturulması" diyen Ertel, ithal gemi alınmasının da karşısında durulması gerektiğini söyledi.
Her isteyenin giremediği Aliağa'daki söküm bölgesinde ağır koşullarda çalışan işçiler de toplantıya katıldı. "Haberli denetleme yapılıyor, görünsün diye sahaya iniliyor, geminin etrafında dönülüp gidiliyor" diyen bir işçi, gemileri gönderen firmaların da denetlemeci gönderdiğini ama kaçak iş de yapıldığını anlattı.
'Yarım günümüzü kendimize geri kalanını şirkete çalışıyoruz'
"Para sadece hurdadan kazınılımıyor, gemideki her türlü eşya satılıyor" diyen işçi, "Yarım günümüzü kendimize geri kalanını şirkete çalışıyoruz. Karşılığında kıymetimiz de yok. Örgütlenmeye çalışıyoruz, sesimiz çıkınca işten atılıyoruz" dedi.
Kendilerine asbestin ne olduğu konusunda bile bilgilendirme yapılmadığını söyleyen işçiler, güvencesiz çalıştıklarını belirterek, günlük yevmiyelerinin düşüklüğüne dikkat çekti. Yurtdışında yüksek ücretler nedeniyle iş çıktığında hemen gittiklerini söyleyen işçiler, "Makinelerle soyum da yapılıyor nadiren, genelde yakılarak yaıpılıyor. Bir ara kablo soymak yasaktı, şimdi tekrar yapılıyor" dedi.
Rafineri ile yan yana olan söküm tesisleri risk taşıyor
Brezilya donanmasına ait Nae Sao Paulo nedeniyle bölgedeki gemi sökümüne tekrar dikkat çekilse de, bu gemi öncesi 13 savaş gemisi sökülmüş. Yüzlerce tonluk gemilerdeki tek tehlike de asbest değil. Asbest gemideki tehlikelerin yüzde 30'unu oluşturuyor. 1200 dereceye kadar bozulmayan madde olan ve sökümü için yaklaşık 1600 derecelik bir ısı gerektiren maddenin çevre sağlığına uygun bertarafı oldukça maliyetli. Bu nedenle gemi söküm tesislerinde denetimden uzak sökümü yapılan bu gemiler başta iş güvencesinden uzak çalıştırılan söküm işçilerine ardından da tüm bölgeye zarar veriyor.
Aynı zamanda söküm tesislerinin yeri de başlı başına problem teşkil ediyor. Bölgede bir yanda rafineriler, bir yanda sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) depoları ve bunların bulunduğu depo gemileri mevcut. Dolayısıyla çok riskli bir ortam. Bu ortamda çok sayıda iş cinayeti ve iş kazası da gerçekleşiyor. Bu kazaların ve cinayetlerin büyük bölümü kamuoyundan gizleniyor. Söküm tesislerinin izin ve kiralama sürelerinin dolduğu tartışmaları da tüm bu kazaları ve denetimsizliği meşrulaştırıyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

