Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Gelecek için portre: Feyyum portreler

Feyyum portrelerinde resmini yaptıran kişiler kendilerince gelecekte kullanacakları “pasaportlarını”, ebedi yaşamın başlangıcında onları tanıtacak olan “kimlikleri” oluşturuyorlardı.

Fide Lale Durak

Yayın Tarihi: 04.09.2022 , 09:10 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Bir genç kadına ait mumya portresi, 3.yy., Louvre, Paris

Portre resmi, günümüze kadar uzanan ve kendi içinde sürekliliği olan bir gelenek. İnsan evladının neden portre yaptırdığını anlamaya çalıştığımızda ilk aklımıza gelen, insanın “kalıcılaşma” isteği olabilir. Bu gerçekten böyle de olabilir; kalıcılaşma isteğinin izlerini günümüzün özçekim/selfie alışkanlığına kadar genişletebiliriz. İnsanın kalıcı/sonsuz olma arzusunun eylemlerimizi belirlemesi kaçınılmaz. Eylemlerimiz de bilincimizi belirliyor ve zaten insanlık tarihi bilinçli eylemler ile yazılıyor.

Portre geleneği ile insanın ölümle baş etme yöntemi arasında doğrudan ilişki kurulabilir ki Feyyum portreleri buna iyi bir örnek. Feyyum ya da fayyum (her iki yazım hali de kaynaklarda geçiyor) portreleri, Mısır’da bulunan bir kentten adını alıyor. Roma Dönemi 1 yy. ile 3.yy aralığına tarihleniyor portrelerin yapımı. Şu an Paris Louvre’da, Berlin Altes ve New York Metropolitan müzeleri başta olmak üzere çeşitli müzelerde örneklerini görmek mümkün. 

Bilindiği kadarıyla tarihte yapılan ilk portreler. Sıradan insanların portrelerinin yapılmış olması bakımından ise ayrıca önemli. Sıradan insan olarak bahsedilenler meslek erbabı olanlar. Yani kral, imparator dışında; ticaretle uğraşanlar, askerler, sporcular vb. Açılan her mumya sandukasından portre çıkmaması portre yaptırmanın ucuza mal olmayan bir istek olduğunu gösteriyor bize. Sanatçının özgürleşerek kimliği önemsiz insanları resmine konu edebilmesi için modern dönemlere yaklaşmamız gerekecek. Ancak yine de iktidarı temsil eden portreler dışında toplum içerisinden insanların portrelerinin bu kadar erken dönemlerde konu edinilmiş olması çarpıcı.

Feyyum portreleri insanın portre ile ölümsüz kılınmasının başlangıcını oluşturuyor. Berger’in güzel anlatımıyla “Çakal başlı tanrı Anubis’le Osiris Krallığına yapacakları yolculukta ölülerin kimliğini gösteriyorlarmış, pasaport fotoğrafları gibi”Berger, John. 2018. “Portreler” (Çev: Beril Eyüboğlu). Metis yayınları, İstanbul. Aslında mumyalama geleneğinin bir uzantısı olarak; dünyadaki yaşamdan sonra ölüler dünyasındaki yaşam, diğer bir deyişle sonsuz yaşam amacıyla yapılıyorlardı. Ahşap panel üzerine yapılan bu portreler, sarılmış mumyaların yüz bölgesine yerleştiriliyorlar ve mühürlenen sandukanın üzerine kimlik bilgileri de eklendikten sonra mezar odasına konuluyorlardı. Ruhun doğru bedeni bulabilmesi için görsel ve yazılı adresleme.

Portreler içerik ve biçim açısından tam bir hibrit. Çünkü Mısır’da portrelerin profil yerine karşıdan göründüğü ve gerçekçi (natüralist anlamında) üslupla resmedildiği bir gelenek yok. İskender’in Mısır’ı fethetmesi sonrasında Mısır’a yerleşmiş olan Yunan’lılar taşıyor bu geleneği. Belli başlı ana renkler kullanılıyor resimlerde. Kullanılan teknik nedeniyle, balmumuna boya karıştırma ve tempera, fırça izlerini görmek hala mümkün. Neredeyse empresyonist diyebileceğimiz fırça izlerinin yanında portrelerin bakışlarının bıraktığı canlılık hissi, sanki çağımıza ait resimlermiş gibi hissettiriyor. O kadar güncel ki (belki de çağdaş), bu sene bienalde görsek garipsemeyiz. Bunun önemli bir nedeni de resimlerin yapılma amacında düğümleniyor. Biliyoruz ki yüz yıllar sonra asil sınıf da hatırlanmak için ya da başka bir ifadeyle sonsuz bir imge bırakmak için portrelerini yaptıracak ressamlara. Diğer taraftan asil sınıfın ve burjuvazinin tariflediği sonsuzluk, portrenin yapıldığı an için bile geçmiş zamana vurgu yapacak. İktidarının ihtişamlı yıllarıyla hatırlanmak için at üstünde ve arka planda fetih için başlattığı savaşın manzarası ile bir kral ya da tüm gücünü ve güzelliğini sonsuza kadar kalıcılaştıran kraliçe, mutlu ve sağlıklı aile resimleriyle asiller; hepsi sonsuz bir hatırlanışa görünmek istedikleri hallerinin izini bırakmak istiyorlardı. Hatırlamak geçmişe dönük bir eylem. Gelecek ise hatırlanmaz, hayali kurulur. Bu yüzden, alışık olduğumuz portrelerin çoğunda, yapıldığı andan itibaren bir ölünün ifade edilmesini görüyoruz. 

İçinde yaşadığımız dönemde özçekim portelerinin daha farklı olduğunu söyleyebilir miyiz? Benzerleşen bakış ve gülüşlerin ardında farklı kimlikler birbiri ile aynılaşırken silikleşiyor ve kalıcı olma amacıyla yapılan bir eylemden beklenen sonucun aksine daha fotoğrafın çekildiği anda toz gibi dağılarak yok oluyor. Halbuki feyyum portrelerinde resmini yaptıran kişiler kendilerince gelecekte kullanacakları “pasaportlarını”, ebedi yaşamın başlangıcında onları tanıtacak olan “kimlikleri” oluşturuyorlardı. O yüzden portrelerin bakışları bu kadar canlı. Hala bize bakıyorlar…

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.