Sayfa yolu
Gazze'de uçurtmayı vurmasınlar: Filistinli çocukların uçurtmasını 'silah' sayan İsrail katliama girişti
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 27.08.2026 , 00:00
"Uçurtmayı Vurmasınlar" filminde küçük Barış'ın sadece izlemekle yetindiği bir uçurtmayla kurduğu bağa ve o bağın diğer kadın mahkumlara yansımasına tahammül edemeyen hapishane yönetimi, uçurtmayı vurmaya karar verir. Uçurtma vurulamaz, Barış ve kadın mahkumlar sevinir, film biter...
Bugün o hapishane avlusu çok daha geniş ve çok daha kanlı bir coğrafyada, Gazze'de yeniden kurulmuş durumda. Yıllardır abluka altında tutulan, dünyanın gözü önünde eşi benzeri görülmemiş bir katliama sahne olan bu devasa açık hava hapishanesinde, zalimin masumiyete ve özgürlüğe duyduğu o tanıdık tahammülsüzlük bir kez daha sahnede.
Ancak bu sefer kameralar kurmaca bir senaryoyu değil, gerçek bir soykırımı çekiyor. Dünyanın en gelişmiş silahlarına sahip siyonist rejimin uykularını birkaç tane uçurtma kaçırıyor. Bir de o uçurtmayı havalandıran yaşama iradesi.
"Gazze'de uçurtmayı vurmasınlar" sesleri yükselse de hem uçurtmalar hem de Filistinli Barışlar vuruluyor.
Yıkıntılar arasından havalanan uçurtmalar
Gazze Şeridi’nde evlerini, okullarını ve oyun alanlarını kaybeden çocukların ellerinde birkaç poşet parçası, biraz da ip... Gazzeli çocuklar için belki de bir anlığına korkudan ve yıkımdan uzaklaşmanın en masum yolu, yıkıntılar arasından havalandırdıkları bu uçurtmalar.
Sınırın diğer tarafında ise dünyanın en gelişmiş silahlarıyla donatılmış ve arkasına ABD emperyalizmini almış olan İsrail, gökyüzünde süzülen bu poşet parçalarından büyük bir "varoluşsal tehdit" çıkarmayı başardı.
"Bunun bir şaka olduğunu düşündüm ama sosyal medyada güç kullanılarak sert karşılık verileceğini görünce gerçek olduğunu anladım."
Gazzeli bir baba olan Ebu Muhammed Raid, İsrail'in uçurtma paranoyasını tam olarak bu sözlerle özetliyor. Fakat İsrail şaka yapmıyor. Yaklaşan seçimlerde oy devşirmek ve katliamı sürdürmek için her yolu mubah gören Tel Aviv, çocukların elindeki son oyuncağı da kan dökmek için bahane ediyor.
Gazze semalarındaki birkaç uçurtma nasıl oldu da Tel Aviv'in en üst düzey güvenlik toplantılarının bir numaralı gündem maddesi haline geldi?
Ordu 'şüpheli değil' dedi, yerleşimciler 'müdahale' istedi
İsrail basınının aktardığına göre ağustos ayı boyunca Gazze’den sınırın diğer tarafına sadece 12 uçurtma ve 4 balon geçti. Geçtiğimiz hafta sonu Nahal Oz ve Kfar Aza yerleşimlerine düşen birkaç uçurtma ise Tel Aviv'de adeta alarm zillerinin çalmasına neden oldu.
İsrail ordusu her ne kadar uçurtmalarda "hiçbir şüpheli bulgu veya patlayıcı olmadığını" ve kimse için bir tehlike arz etmediğini duyursa da İsrailliler sınırın hemen ötesindeki konforlu yerleşim yerlerinde birkaç poşet parçası yüzünden "dehşete" düştü.
Nahal Oz Kibbutzu yönetimi, İsrail ordusuna atfen yaptığı açıklamada, belirgin bir tehdit oluşturmamasına rağmen olayın ciddiye alınması gerektiğini öne sürdü. Aksa Tufanı Operasyonu öncesinde de benzer durumların yaşandığı savunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"7 Ekim'den önce de böyle başlamıştı. Başlangıçta Gazze Şeridi'nden üzerinde Arapça yazılar olan, görünüşte masum uçurtmalar gönderilmişti. Daha sonra Hamas uçurtmaların tarlalarımıza düştüğünü fark ettiğinde onlara yanıcı maddeler bağladı ve binlerce dönüm buğday tarlası yandı. Bir sonraki adım, yerleşim yerlerindeki vatandaşlara zarar vermeyi amaçlayan patlayıcı balonlardı ve bunun nereye vardığını gördük. Güvenlik güçlerinden uçurtma olayını daha başlamadan bitirmesini talep ediyoruz."
Gazze sınırındaki yerleşim yerlerini kapsayan Shaar Hanegev Bölge Konseyi de benzer şekilde ordunun uçurtmalara karşılık vermesini talep etti.
Konsey Başkanı Uri Epstein, "Ordunun İsrail topraklarına geçen her uçurtmaya karşı harekete geçmesini, yerini tespit etmesini ve gerçek zamanlı olarak müdahale etmesini talep ediyoruz. Yere düştükten sonra değil, geriye dönük olarak değil, gerçek zamanlı olarak" ifadelerini kullandı.
Epstein, "İsrail topraklarına geçen bir uçurtma tepki gerektiren bir olaydır. Tepki verilmediğinde karşı tarafa verilen mesaj, buna devam edebilecekleri yönündedir. Bu hatayı bir daha yapmamalıyız. Olayların derhal soruşturulmasını ve gerçek zamanlı olarak devreye girecek bir müdahalenin olmasını talep ediyoruz" diye konuştu.
Çağrıları fırsata çevirdiler: Uçurtmalar vurulacak, halk yerinden edilecek
Tüm bu çağrılar meselenin siyasi bir şova dönüşmesine zemin hazırladı.
Olayın hemen ardından Başbakan Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir acil bir durum değerlendirme toplantısı düzenledi. Toplantıdan çıkan karar, İsrail'in orantısız güç kullanımının yeni bir kılıfı niteliğindeydi: "Uçurtmalar durmazsa, Gazze'ye yönelik yoğun saldırılar başlatılacak ve uçurtmaların uçurulduğu mahallelerdeki halk zorla yerinden edilecek."
Söz konusu kararın üzerine ordu alarma geçirilirken, Savunma Bakanı Katz da şu açıklamayı yaptı:
"Her fırlatmayı her anlamda bir savaş eylemi olarak görüyor ve İsrail yerleşimlerinin mutlak savunmasına kararlılıkla bağlı kalıyoruz. Balona uçurtma, uçurtmaya ise patlayıcı taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın insansız hava aracı muamelesi yapılır. 7 Ekim öncesi gerçekliğe dönülmesine izin vermeyeceğiz; fırlatmaları organize eden, fırlatan veya fırlatılmasına olanak sağlayan herkesle anında ve en sert şekilde ilgilenilecektir."
Katz'ın bu sözleri Gazzeli çocukların oyuncağına karşı açılan savaşın resmi ilanı olurken, İsrail ordusu bu ilanı bir adım daha ileri götürdü. Ordu, uçurtmaların arkasında "Hamas tarafından yönlendirilen 12-13 yaşındaki çocukların" olduğunu öne sürerek, bizzat Gazzeli çocukları hedef tahtasına oturttu.
Hamas: Saldırıları sürdürmek için bahane
İsrail'in uçurtmaları gerekçe göstererek yaptığı tehditlere Hamas'tan da yanıt geldi.
Hamas sözcüsü Hazım Kasım, söz konusu tehditlerin çocuklar dahil Filistin halkına yönelik saldırıları sürdürmek için uydurulan bir bahane olduğunu ifade etti.
Hazım Kasım, ABD, arabulucu ve garantör devletler ile BM Güvenlik Konseyi'ne Filistin halkına yönelik saldırıları ve Filistin tarafının bağlı olduğu ateşkes anlaşmasını baltalama çabalarını durdurması için İsrail'e baskı yapma çağrısında bulundu.
'Bu çocukların hayatı yıkım ve ölümden ibaret'
Gazzeli bir baba olan Ebu Muhammed Raid ise İsrail ordusunun açıklamalarını ilk duyduğunda bunun bir şaka olduğunu düşündüğünü söylüyor.
"Uçan bir kağıt parçasının ne gibi bir tehlikesi olabilir?" diye soran Raid, 4-5 yaşındaki çocukların oynadıkları bu basit nesnelerin nasıl bir siyasi malzemeye dönüştürüldüğünü şu sözlerle özetliyor:
"Bu uçurtmalar, çocukların nefes aldığı oyuncaklar. Oynayacakları başka bir şey kalmadı. İsrailliler, 'Bunlar bizim hayatımızı tehdit ediyor' diye şikayette bulunuyor. Hükümet de bunu bahane ederek yaklaşan seçimlerde de oy kazanmak için Gazze'de gerilimi tırmandırıyor. İsrail hükümeti çocukların kanları pahasına da olsa seçimleri kazanmak için uğraşıyor."
Sınırın iki tarafı arasındaki tezatlığa dikkati çeken Raid, Gazzelilerin yıkımın ortasında, çadırlarda güç şartlar altında hayatta kalmaya çalışırken sınırdaki yerleşimlerde İsraillilerin konforlu bir hayat sürdüğünü ve Gazze'den gelen kağıt parçalarından bile korktuklarını belirtiyor.
Raid, "Bunlar 4-5 yaşındaki çocuklar. Bu basit şeylerle çadırın kavurucu sıcağından kurtulmaya ve bu iğrenç hayattan çıkmaya çalışıyorlar. Bu çocukların hayatı yıkım ve ölümden ibaret. Yaşadıkları bu hayat yetmiyormuş gibi bir de cezalandırılıyorlar. Uçurtma uçurdukları, onunla oynadıkları için bile ölmeyi hak ediyorlar. İsraillilerse orada müreffeh bir hayat sürüyor" ifadelerini kullanıyor.
İlk başta bunun şaka olduğunu sanan ama sonra yanıldığını anlayan Raid, Katz'ın uçurtmaların tehdit oluşturduğu yönündeki açıklamasının hem provokatif hem gülünç olduğunu vurguluyor.
Şaka değildi: Biri çocuk üç Filistinliyi katlettiler
Ancak Raid'in şaka olduğunu düşündüğü saldırı tehdidi çok geçmeden gerçeğe dönüştü.
"Hamas'ın mühimmat depolarını vuruyoruz" yalanına sığınan Tel Aviv yönetimi, el-Mevasi, Deyr el-Belah ve Bureyc Mülteci Kampı'na saldırılar düzenledi. Hedef alınan bölgelerde biri çocuk olmak üzere üç sivil Filistinli hayatını kaybetti.
Üstelik İsrail basınına sızan bilgilere göre, Netanyahu yönetimi saldırıları genişletme politikasını devreye sokmadan önce ABD Başkanı Donald Trump yönetimini çoktan bilgilendirmiş ve icazetini almıştı.
Gazzeli çocuklardan protesto: 'Bizim suçumuz ne?'
Gazze Şeridi'ndeki Filistinli çocuklar ise Tel Aviv'in gerilimi tırmandırma tehdidinde bulunmasını "uçurtmalarıyla" eylem düzenleyerek protesto etti.
Onlarca çocuğun katıldığı protestoda, Filistin bayrakları ile uçurtmalarını taşıyan çocuklar, "Savaşı durdurun" ve "Oynamak bizim hakkımız" yazılı dövizler açtı.
Eylem sırasında çocuklar, savaşın sona erdirilmesini, çocukların korunmasını ve korkudan ve saldırı tehdidinden uzak, güvenli bir ortamda oynama haklarının güvence altına alınmasını istedi.
Eylemin organizatörlerinden Ummu Leyan ed-Daye, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze'deki çocukların evlerinin de oyuncaklarının da kalmadığını belirterek, savaş ve yıkım nedeniyle çocukların eğlence imkanlarından mahrum kaldığını söyledi. Dünya kamuoyuna Gazze'deki çocukların yaşadığı acılara karşı duyarlı olması çağrısında bulunan Daye, "Gazze'deki çocuklara merhamet ve şefkat gözüyle bakın. Çektikleri acıları artık görmezden gelmeyin. Çocuklukları savaşlar arasında eridi, hayalleri yok oldu" ifadelerini kullandı. Savaş ve yıkım nedeniyle eğlence imkanlarından mahrum bırakılan çocukların uçurtmaları "tek nefes alma alanı" olarak gördüklerini söyleyen Daye, "Bugün işgal güçlerinin kontrolündeki bölgelere bazı uçurtmaların düşmesine gösterdikleri tepkiyi protesto etmek için uçurtmalarımızı denize atmaya geldik." dedi.
Gösteriye katılan çocuklardan Suheyb Cerbu ise uçurtmaların, zor şartlarda yerlerinden edilen çok sayıda çocuğun tutunduğu basit oyuncaklar olduğunu söyledi. Gazze'deki çocukların yüksek sıcaklık altında, kemirgenlerin tehdidiyle çadırlarda yaşadığını belirten Cerbu, çocukların uçurtmayla eğlenme hakkından neden mahrum bırakıldığını sordu. Cerbu, "Gerçekçi olmayan korkular nedeniyle en basit oyunlarımızdan mahrum bırakılıyoruz. Bizim suçumuz ne? Bunlar sadece uçurtma; içinde patlayıcı ya da bomba yok" dedi.

Sorun havada süzülen poşet parçaları mı?
Bugün Gazze'de yaşanan kriz, havada süzülen bir tehlikeden kaynaklanmıyor.
Aksine, bu kriz siyonizmin yarattığı yıkıntıların arasında bile nefes almaya, oyun oynamaya çalışan çocukların varlığına duyulan tahammülsüzlükten, siyasi hesaplardan ve emperyalist hırslardan kaynaklanıyor.
Filmde hapishane yönetiminin asıl derdi uçurtmanın kendisi değil, onun mahkumlara hatırlattığı özgürlük ve umut hissiydi. Bugün dünyanın en donanımlı ordusunu birkaç poşet parçası karşısında alarma geçiren şey de bundan farklı değil.
İsrail devleti, o uçurtmaları vurmak için savaş uçaklarını kaldırabilir ya da uçurtmanın ipini tutan "Gazzeli Barışları" hedef alıp katledebilir. Ancak silahlar ne kadar gelişmiş olursa olsun, Barışlar var olduğu sürece uçurtmalar da gökyüzünde süzülmeye devam edecek.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.