Sayfa yolu
'Gazze'de bir 'Çocukkırım' yaşanırken Dünya Çocuk Kitapları Haftası'nı nasıl kutlamalıyız?'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 23.11.2023 , 14:18 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Karikatürist, yazar Behiç Ak, Dünya Çocuk Kitapları Haftası Bildirisi'nde savaşı durdurma çağrısında bulundu.
Ankara Üniversitesi Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin talebi üzerine bu sene Dünya Çocuk Kitapları Haftası Bildirisi'ni kendisinin kaleme aldığını duyuran Ak, bildiride "Gazze'de tüm dünyanın gözleri önünde bir "Çocukkırım" yaşanırken, Dünya Çocuk Kitapları Haftasını nasıl kutlamalıyız?" diye soruyor. Ak "Her şeyden önce yapmamız gereken tek şey var. Savaşı durdurmalıyız! 'Çocukkırımı' engellemeliyiz!" diyor.
Bu yıl Behiç Ak'ın kaleme aldığı Dünya Çocuk Kitapları Haftası bildirisi şöyle:
"DÜNYA ÇOCUK KİTAPLARI HAFTASI
Çocuk hikâyeleri çocukların iyiliksever yüreklerinden güç alır. Kelimelerimizi çizgilerimizi birbirine bağlayan şey, çocukların insanlara, hayvanlara, bitkilere, yıldızlara sevgiyle bağlanma hissidir.
Biz yazarlar çizerler, bu hisle Dünya Çocuklarının birbirini kucaklamasını isteriz. Develerin tellal, pirelerin berber olduğu masallar, Bremen mızıkacıları, Rapunzel, Alaadin'in Sihirli Lambası, Güliver, Küçük Prens gibi hikâyelerin açtığı yoldan gelen biz çağdaş yazarlar ve çizerler, çocukların sevgi dolu, tertemiz evrenini zenginleştirmenin yollarını ararız.
Pinokyo'nun sevimli burnu, Sindirella'nın masumiyeti, Gulliver'in şaşkınlığı, Dev anasının anaçlığı, Ocak başında tatlı dilleriyle masal anlatan büyükannelerimizin bilgeliği, Nasreddin Hoca'nın muzipliği yanında biz günümüz yazarların kalemi de, sevgi ve umut dolu bir gezegen oluşturma amacını taşır.
Barış, adalet ve özgürlük duygularıyla dolu bu gezegen, günümüzde çocuk kitaplarının sayfalarında yaşam buluyor. Bu düşler âleminde çocuklar uçar, hayvanlar, ağaçlar konuşur, trenler evlerin içinden geçer, bulutlar şarkı söyler... Çocuk kitaplarının yapraklarında ülkelerden ülkelere taşınan bu umut; hikâyelerimizdeki sevgi dolu dünyanın, elbet bir gün, sevgisizliğin ve savaşların hüküm sürdüğü gerçek dünya ile yer değiştireceği umududur. Ne yazık ki bu umudu yitirdiğimiz zamanlardayız.
Çocuklar herkesin gözü önünde öldürülürken nasıl umutlu olalım ki? Dünya Çocuk Kitapları Haftasını böyle bir çağda nasıl kutlamalıyız? Dünyanın, Çocukların, Kitapların, Günlerin, Haftaların, Ayların bombalandığı bir iklimde bunu başarabilir miyiz?
Yetişkinler ilgisiz, üzgün, çaresiz televizyon karşısında çocuk ölümlerini seyrediyorken, sahteliğe düşmeden Dünya Çocuk Kitapları Haftasını kutlamayı nasıl becerebiliriz?
Ya da bakıp da görmemenin, ertelemenin, hemen unutmanın, gerçeğin yerine gerçek olmayanı geçirmenin teknolojik gelişmeler sayesinde kolayca yapılabildiği günümüzde, bunu başarabilir miyiz?
Yetişkinlere sunulan tek seçenek, tv kanalını değiştirmek ya da komik bir tik tok hikâyesini arkadaşına ileterek bir an için mutlu olmaksa, işimiz çok zor. Çocuklar ise büyük şehirlerde sokaklara bile çıkamıyor artık. Evin bir odasındaki bilgisayar ekranına hapsedilmişler.
Böyle bir ortamda, İletişim Algoritmalarının, sevginin ve barışın kalplere sızmasını engelleyen görünmeyen duvarlarını aşabilir miyiz?
Tek umudumuz kitaplarımız.
Kitaplarımızın sayfaları yine barış dolu, yine umut dolu, yine kardeşlik dolu. Bombalar, füzeler, kurşunlar, bomba yüklü savaş uçakları havada uçuşurken kendi yollarını bulmaya çalışıyor kitaplarımız.
Bu yolla ekran karşısında pasifleştirilmiş yetişkinleri etkileyebilir miyiz? Yazıp çizdiklerimiz, bilgisayar ekranına mahkûm edilmiş çocuklara ulaşıp, onları özgürleştirebilir mi?
Televizyonda kanal kanal dolaşarak mutluluğu arayan yetişkinler, gerçekleri hep halının altına süpürmekten yana.
Bir kanalda çocuklar paramparça edilirken,
Diğer kanalda çocukların en sevdiği pasta tarifleri yapılıyor ve bu günümüzün normali.
Mutlu olmak için pasta kanalına geçmek yeterli.
Günümüzün normallerinden biri haline dönüştürmeden, geçiştirmeden, uyum sağlamayarak, uyararak Dünya Çocuk Kitapları Haftasını kutlayabilir miyiz? Pasifliği üzüntüyle hafifleten, sadece kanal değiştirerek dünyanın değiştiğine inanan, çaresizliği özgürlük zanneden, beklentisiz bir şekilde bekleyen, her şeyi normal gören ve daha da önemlisi kendi gücüne inanmayan milyarların dikkatini çekebilir miyiz?
Onların barış istediklerini biliyoruz, ama ne yazık ki onlar hiçbir şeyi değiştirebileceklerine, kötülüklerle baş edebileceklerine inanmıyorlar. Yorgun, bıkkın, çaresiz ve umutsuzlar.
Kitaplarımızla onların barışsever gücünü harekete geçirebilir miyiz? Gazze'de tüm dünyanın gözleri önünde bir "Çocukkırım" yaşanırken, Dünya Çocuk Kitapları Haftasını nasıl kutlamalıyız?
Her şeyden önce yapmamız gereken tek şey var.
Savaşı durdurmalıyız!
'Çocukkırımı' engellemeliyiz!
Ama nasıl?
Bunu Devletlere ya da BM'ye ya da Avrupa Birliği'ne bırakamayız. Onlar sermayenin gücü karşısında boyun eğmişler.
Ertelemeyi, vakit geçirmeyi, kötülüklerden bireysel çıkar elde etmeyi amaçlayan ikiyüzlülere de bel bağlayamayız.
Savaşlardan strateji devşirenlere, çocuk ölümlerinden siyasi ikbal elde etmeye çalışanlara da.
Bunu sadece biz sıradan insanlar, barışseverler başarabiliriz. Pasif, sessiz, iyimser ve barışsever milyarlar.
Eli kalem tutanlar bu barış ordusunun içinde küçük bir azınlığız ama yine de umudumuzu yitirmemeliyiz.
Sayfaları çocuk kanlarıyla ağırlaşsa da kitaplarımızı tekrar tekrar uçurmanın yollarını bulmalıyız.
Her şeye rağmen, Barış içindeki bir Dünya için, asla geri adım atmadan, sevgi ve inatla...
Dünya Çocuk Kitapları Haftası Kutlu olsun!"
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.