Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Gazeteci Selahattin Günday tutuklanmıştı: İfadesi alınmadı, avukatları çağrılmadı, suçlandığı örgüt belirsiz

Eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklanan gazeteci Selahattin Günday hakkında ilk tutukluluğa yapılan itirazın ardından gelen ikinci tutuklama kararı tartışma yarattı. İfadesiz sevk olması, örgüt suçlamasının belirsizliği dikkat çekti.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 17.09.2026 , 10:33

Eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevindeki şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 12 Eylül gecesi tutuklanan gazeteci Selahattin Günday, avukatlarının ilk karara itiraz etmesinin hemen ardından ikinci kez tutuklandı. 

Silivri Sulh Ceza Hâkimliği, bu defa Günday hakkında "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma" iddiasıyla tutuklama kararı verdi. 

Ancak tutuklama gerekçelerindeki soru işaretleri tıpkı ilk tutuklama kararında olduğu gibi yanıtsız.

Kendi avukatlarına haber verilmedi

Evrensel'den Dilan Temiz'in haberine göre, tutuklandığı süreçte Günday’ın söz konusu suçlama özelinde ne kolluk kuvvetlerinde ne de savcılıkta ifadesi alındı. Tutuklu bulunduğu Marmara 1 Nolu Ceza İnfaz Kurumu’ndan SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağlanan Günday’ın kendi avukatlarına haber verilmeden barodan atanan CMK avukatı ile süreç tamamlanmak istendi.

Hâkimlikte söz alan Selahattin Günday, savcılıkça ifadesi alınmadan sevk edildiğini ve kendi avukatları olmadan ifade vermeyeceğini belirterek suçlamaları reddetti. 

Duruşmaya verilen aranın ardından salona dâhil olan müdafi Av. Buse Şahin, yapılan işlemi hem yetki gaspı hem de savunma hakkının ihlali olarak nitelendirerek, "15 eylül 2026 tarihli sevk yazısına bakıldığında tek bir gerekçenin dahi talepte yer almadığı görülmektedir. Bu talep hali hazırda devam eden İhlallere bir yenisini eklemiştir. Müvekkilimin hangi eylemi ile kuvvetli suç şüphesinin varlığına kanaat getirildiği hiç bir şekilde açıklanmamıştır" dedi.

'Şüpheliye kollukta vermiş olduğu ifadesi olmadığından okunamadı'

Şahin, 15 Eylül 2026 tarihli sevk evrakında somut bir eylem veya gerekçe gösterilmediğini, gazetecinin hangi örgütle ilişkilendirildiğinin dahi yazılmadığını vurguladı.

Şahin’in itirazları da sonuçsuz kalarak Silivri Suç Ceza Hakimliği, “kuvvetli delil, kaçma şüphesi, delilleri karartma ihtimali” diyerek Günday’ı “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlamasıyla tutukladı. 

Aynı ilk tutukluluğunda olduğu üzere, "Hangi örgüt, hangi eylem, örgüte üyeler kimler" gibi sorularınsa yanıtı yok.

Karar metninde yazan “Şüpheliye Silivri Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesi olmadığından okunamadı. Şüpheliye kollukta vermiş olduğu ifadesi olmadığından okunamadı” ifadelerinin yer alması da dikkat çekti. 

Yani Günday’a bu kapsamda hiçbir sorgulama yapılmadığı mahkemece de doğrulanmış oldu.

'İtiraza karşı yedek tutuklama'

Buna dair Günday’ın avukatı Hüseyin Ersöz ise kararı "yedek tutuklama" diyerek açıkladı. Ersöz, ilk tutuklama kararına yönelik yaptıkları itirazın kabul edilerek tahliye kararı çıkma ihtimaline karşı bu ikinci adımla sürecin engellendiğini söyledi.

Kozinoğlu soruşturmasında suçlamalar neler?

Selahattin Günday’ın ilk tutuklanmasına gerekçe gösterilen olay, Kaşif Kozinoğlu’nun 10 Mart 2011 tarihinde Beşiktaş Adliyesi’ne girişi sırasında çekilen görüntülerine dayanıyor. Ancak orada da yine tutuklanmasına dönük hukuk garabetleri art arda sıralanıyor.

Görüntüyü çeken kişi farklı

Tutanakta suçlama “istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” diye yer alıyor. Suçlamaya konu olan görüntüleri o dönem Doğan Haber Ajansı’nda çalışan Selahattin Günday görüntüleri kendilerinin çekmediklerini belirtti. Buna göre Selahattin Gündayo zaman muhabir, kameraman değil. O gün birlikte çalıştığı gözaltına alınan kameraman İdris Tiftikçi adli kontrolle serbest bırakıldı.

Zira görüntülerin kendisinin belirttiği gibi “Cihan Haber Ajansı (CHA) kameramanı Osman Arslan” tarafından çekildiği 2012 yılındaki arşiv haberlerinde açıkça yer alıyor. 

Bu husus avukatların itiraz dilekçesinde de yer aldı.

Geriye dönük 'kanun' uygulaması

Suçlamaya temel yapılan MİT Kanunu’nun 27. maddesindeki ilgili düzenlemeler 2014 ve 2017 yıllarında yürürlüğe girdi. Anayasa’nın 38. maddesi uyarınca, işlendiği tarihte yürürlükte olmayan bir kanun maddesiyle suçlama yapılamayacağı ifade ediliyor.

Zamanaşımı süresi dolmasına rağmen 'suç' tarihi yanlış yazıldı

Günday’ın tutuklamaya sevk yazısında yer alan suç tarihi ve yeri ile ilgili çelişki mevcut. 

Savcılığın mahkemeye sunduğu sevk yazısında suç tarihi 12 Kasım 2011, suç yeri ise Silivri Cezaevi olarak kaydedildi. Ancak dosyadaki suçlamaların odağında yer alan olay, Kaşif Kozinoğlu’nun Beşiktaş Adliyesi’ne girdiği 10 Mart 2011 tarihli görüntülere dayanıyor. Bu tarih çelişkisi, dosyadaki zamanaşımı hesaplaması açısından kritik bir önem taşıyor. Günday’a yöneltilen suçlama maddesinde yasal zamanaşımı süresi 15 yıl olarak uygulanıyor.

Kozinoğlu’nun adliyede görüntülendiği tarih esas alındığında, 15 yıllık zamanaşımı süresi 10 Mart 2026 tarihi itibarıyla dolmuş bulunuyor. Savcılığın sevk yazısına yazdığı ölüm tarihi esas alındığında ise 15 yıllık sürenin dolmasına yaklaşık iki ay kalmış görünüyor.

Haberler mahkemeye sunuldu

Günday, Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’deki ölümünün ardından şüpheli durumlara ilişkin avukat görüşlerini ve iddiaları haberleştiren ilk gazetecilerden biri. Haberlerini tutanakla mahkemeye sundu. 

Tüm itirazlara rağmen Silivri Sulh Ceza Hâkimliği; delillerin toplanmamış olması, kaçma ve karartma şüphesini gerekçe göstererek CMK 100. maddesi uyarınca tutuklama kararı verdi. Avukatların yeni tutuklama kararına karşı da itiraz dilekçesi sunacağı öğrenildi.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.