Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Gazeteci Barış Pehlivan'ın yargılandığı davanın duruşması başladı

Hakkında 3 yıl 9 ay hapis cezası verilen dava kapsamında cezaevine giren gazeteci Barış Pehlivan, tutuklu bulunduğu cezaevinden izin alarak geldiği Çağlayan Adliyesi'nde hakim karşısına çıktı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 09.11.2023 , 17:45 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Gazeteci Barış Pehlivan, hakkında 2020 yılında açılan ve 3 yıl 9 ay hapis cezası verilen dava kapsamında, beşinci kez cezaevine girmişti.

Denetimli serbestlik yasasından yararlanmasına izin verilmeyen Pehlivan, tutuklu bulunduğu açık cezaevinden izin alarak geldiği Çağlayan Adliyesi'nde hakim karşısına çıktı.

Duruşma öncesi açıklamada bulunan Pehlivan, "Açık Cezaevi’nden izin alıp bu duruşma için geldim. Üç aydır hukuksuz bir sürecin içindeyim. Umarım o sürecin bittiğine tanık olacağız. Herkese çok teşekkür ederim" dedi.

13.30'da başlaması gereken İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma 16.50'den sonra başladı.

Barış Pehlivan'ın savunmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

  • Yazdığım yazı bir iş kadının suç duyurusunu haberleştirmekten ibarettir. Ben hukuki bir yargılamayı haberleştirdim. Bir yargılamayı yasal belgelerle haberleştirmek benim özgürlüğüme neden oluyor.
  • Bir iş kadınıyla, bir uyuşturucu tacirinin arasında kurulan ilişki içerisinde Ömer Faruk Aydıner'in ne işi var? Ben bu ilişkiyi, Ömer Faruk Aydıner'in adı dahi geçirmeden yazdım. Hakaret kastım olsa açıkça kullanırdım. Ancak ben masumiyet karinesine uygun bir şekilde haberimi hazırladım.

Dava, 16 Kasım saat 14.30'a ertelendi.

Ne olmuştu?

Barış Terkoğlu, geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı "Benim bir önerim var" başlıklı yazısında, Pehlivan'ın tutuklanmasını şöyle aktarmıştı:

"Pehlivan 30 Kasım 2022’de gazetemizde 'Mide Bulandıran Öykü' başlıklı bir yazı yazdı. Yazısında bir işkadınının savcılığa yaptığı suç duyurusunu anlattı. Suç duyurusuna göre iş kadını A.K, yargıda ilişkileri olan N.K’ye borçlanmış, bu vesileyle olay mallarına çökmeye kadar gelmişti. İşkadını A.K., borçlandığı N.K. ve onun ilişkili olduğu yargı mensubu hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Sonuçta yargı mensubunun olduğu dosya kapanmıştı. Bu kez yargı mensubu, işkadınından 'FETÖ’cü' diye şikâyetçi olmuş, ancak iş kadının da FETÖ ile bağlantısı araştırılmış, hiçbir şey bulunamayınca o dosya da takipsizlikle sonuçlanmak zorunda kalmıştı.

Pehlivan, bu hikâyeyi tarafların açıklamalarıyla anlattı. Üstelik yargı mensubunun adını da vermemişti. Gelgelelim, Pehlivan’ın yazısı, Ömer Faruk Aydıner’in başvurusuyla kısa sürede yasaklandı. Yetmedi, Aydıner, 'Yazıda bahsedilen yargı mensubu benim' diyerek Pehlivan’dan şikâyetçi oldu.

Pehlivan, savcılığa yazıyı yazmasına neden olan belgeleri sundu. Haliyle hakkında iftiradan kovuşturmaya yer yok kararı verildi. Ancak hakkında yazı yazdığı isim yüksek yargı mensubuydu. Pehlivan hakkında 'kamu görevlisine alenen hakaret'ten iddianame yazıldı. Sanki ortadaki olay kamu göreviyle ilgiliymiş gibi Pehlivan’a açılan dava bu suça dayandırıldı.

Yetmedi, yargıdaki güçlü bir ismin sadece dava açması Pehlivan’ın hapse atılmasına yetti. Pehlivan’ın denetimli serbestliği kaldırılarak cezaevine atıldı."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.