Sayfa yolu
Gayrettepe Katliamı davası yine ertelendi: Ailelerin keşif ve yeni bilirkişi talepleri reddedildi
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 18.05.2026 , 13:49 Güncelleme Tarihi: 19.05.2026 , 01:39
Beşiktaş Gayrettepe’de 2 Nisan 2024’te Masquerade adlı gece kulübünde tadilat sırasında çıkan yangında 29 işçinin yaşamını yitirmesiyle ilgili davada bugün 14. duruşma görüldü.
Halen bir ilerlemenin sağlanmadığı davada mahkemenin talebiyle alınan son bilirkişi raporu, 20 yıldır denetlenmediği ortaya çıkan gece kulübüne ilişkin bakanlıklar ve belediye yetkilileri dahil kamu görevlilerinin sorumluluklarının olmadığını öne sürüyor.
Raporda imzası olanlardan birinin Bahçelievler Belediyesi'nde Yapı Denetim ve Ruhsat Müdürü olarak çalışmış bir isim olduğu ortaya çıkarken, aileler bugün yaptıkları basın açıklamasında gerçek sorumluları aklamaya çalışan bu rapora tepkilerini dile getirdi.
İstanbul Çağlayan’daki adliyede görülen duruşma öncesinde aileler adliye önünde bir basın açıklaması yaptı. Ailelere, Sakarya’nın Hendek ilçesinde havai fişek patlamasında ve Kocaeli’nin Dilovası ilçesindeki kozmetik üretim tesisinde çıkan yangında hayatını kaybedenlerin aileleri de destek verdi.
“İhmal değil, olası kasıt, Gayrettepe katliamı için adalet” yazılı pankart açan aileler, “Kaza kader değil, bu bir katliam” sloganları attı. Basın açıklaması öncesi gece kulübü faciasında hayatını kaybeden işçilerin isimleri tek tek okunarak “burada” denildi.
Açıklamayı hayatını kaybeden işçilerden Şivan Dolu'nun ablası Zülfiye Dolu okudu.
‘Bu bilirkişi raporunu kabul etmiyoruz’
29 canın çığlığını haykırmak için toplandıklarını ifade eden Zülfiye Dolu, iki yıldır adalet mücadelesi verdiklerini hatırlatarak, “Adalet Bakanlığı ‘adaleti’ sağlayamıyorsa, sevdiklerimizi bize geri versin!” dedi.
Dosyaya sunulan son bilirkişi raporuna da tepki gösteren Dolu, “Son bilirkişi raporu gerçeği örtme ve aklama çabasıdır. 29 canımızın hayatını kaybettiği bu iş cinayetini ‘basit bir kaza’ gibi göstermeye çalışarak aklımızla ve acımızla dalga geçmektedirler. Sorumluluğu sadece işletmecilere yükleyip asıl denetim mekanizmalarını aklamaya çalışan bu raporu kabul etmiyoruz” diye konuştu.
Dolu, bilirkişi raporunun altında imzası bulunan isimlerden birinin 20 yıl boyunca Bahçelievler Belediyesi'nde Yapı Denetim ve Ruhsat Müdürü olarak görev yapmış, emekli bir bürokrat olduğunu ve bu kişinin yapı denetim ve ruhsat ihmallerini tarafsız inceleyemeyeceğini dile getirdi.
‘Göz yuman kamu görevlilerinden hesap soracağız’
Bilirkişi raporunda 29 kişinin can vermesine neden olan tadilat çalışmasının, ‘basit tadilat’ olarak geçiştirilmesine de tepki gösteren Dolu, “16 katlı binanın bodrum katında; onlarca sanayi tipi oksijen tüpünün, kaynak makinelerinin ve tonlarca yanıcı izolasyon malzemesinin denetimsizce bir arada bulunduğu, çıkış kapılarının kilitlendiği bir ortama ‘basit tadilat’ demek, vicdanın körelmesidir. 2006'dan beri 7 kez el değiştiren bir işletmenin, tek bir güncel itfaiye raporu olmadan çalışmasına göz yuman kamu görevlilerinden sonuna kadar hesap soracağız. İdarenin ‘bilgim yoktu’ savunması kabul edilemez” dedi.
‘'İşçinin fıtratında ölüm vardır' anlayışını reddediyoruz’
“Bizim için bu davanın rengi, partisi veya belediyesi yoktur. Bizim için sadece sevdiklerimizi bizden alan ‘sorumlular’ ve ‘ihmaller’ vardır” diyen Dolu şöyle devam etti:
Hiçbir ölüm, ölenin banka hesabıyla, unvanıyla veya sosyal statüsüyle ölçülemez. Dökülen yaşın, yaşanan acının rengi birdir. Bizler, 'İşçinin fıtratında ölüm vardır' anlayışını reddediyoruz! Bu bilirkişi raporu, gerçek suçluları korumaya yönelik hukuki bir kılıftır. Biz bu kılıfı yırtıp atacağız. 29 canımızın hesabı sorulana, tüm sorumlular yargı önüne çıkana kadar adalet arayışımıza kararlılıkla devam edeceğiz.
Ailelerin talepleri reddedildi, duruşma yine ertelendi
Yangında hayatını kaybeden 26 yaşındaki Mahmut Emin Kaya'nın annesi Gülsen Kaya, davadaki tutuklu sayısının azalmasına tepki göstererek, “İmza yetkisi olanlar bu kulübün açılışında imzası olanlar neden tutuksuz yargılanıyor. Biz davada tutuklu sayısının artmasını beklerken dörde düştü. Aynı şeyleri söyleyip duruyoruz. Mahkemenin bizi dikkate aldığını düşünmüyorum. Lütfen cevap verin. Neden serbest bu kadar insan” diye sordu.
Yangında hayatını kaybeden Mehmet Okumuş'un kardeşi Tuğba Okumuş şöyle konuştu:
"Bundan iki duruşma önce kardeşini kaybeden müştekiye 'gevezelik yapma lan!' denilmişti. Mahkeme bütün sanıkları alıp dışarı çıkarıldık. Buradan şunu çıkarıyorum; bu ülkede suçlu da olsanız bir şekilde can güvenliğiniz korunuyor demek ki. 29 kişinin can güvenliği sağlanabilirdi demek ki. Türkiye bir hukuk devleti. Siz 29 kişinin canına kast etseniz bile canınız korunuyor. Savcılıktan görüntüleri aldığımızda 55 saniyelik 51 farklı kamera kaydı var ama elektrikler kesildiği için sadece 55 saniyeyi izleyebiliyoruz. Bu 55 saniyeden sonra içeride ne olduğunun kaydını istiyorum. İlaveten yaptınız mı yapmadınız mı bilmiyorum. Ben sizden bir kere olay yerini incelemenizi istiyorum. Çünkü göreceksiniz labirent gibi bir alan. Gün ışığında bile aydınlık olmayan bir alan. Tek bir giriş çıkışı var. Mal kabul kapısı ve baca olan çıkış. Dilerim gider görürsünüz."
Yangın faciasında ölen Özkan Baş'ın eşi Emine Kayabaş, “Her gün, her sene, her ay, her bayram olmadıklarını hissettikçe geçmiyor. Zaman da geçmiyor. Biz başkalarının acılarına da şahitlik etmek istemiyoruz. Üç kapı var. Deniyor ikisi pasaja açılıyor. Bilirkişi heyeti onu kapı olarak geçirmiş orada” dedi.
Hayatını kaybeden Onur Aladağ'ın annesi Gülşen Aladağ da şu ifadeleri kullandı:
Ben iki yıldır çocuğumu görmüyorum. Ben çocuğumdan iki gün bile ayrılmamıştım. Hep onu düşünüyorum. ‘benim oğlum nerede?’ diyorum. Onur'umun ve 29 canın gittiğine inanamıyorum. 2 Mart’a annemi 2 Nisan’da Onur’u kaybettim. Annemin acısı hiçbir şeymiş. Ben bu mahkemenin daha fazla uzamasını istemiyorum. Ölenlere acısınlar. Bir gün onların yakınları da toprak olacak. Hakime hanım size yalvarıyorum. Bana ya Onur’umu verin ya da ağırlaştırılmış müebbet hapsi verin.
Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verirken ailelerin yeni bilirkişi ve keşif taleplerini reddetti. Duruşma 10 Temmuz’a ertelendi.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.