Sayfa yolu
Fon soygununda üç ismin hikayesi ve AKP’nin ‘kelle alıyoruz’ efsanesinin boşa düşüşü
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 20.10.2026 , 12:14 Güncelleme Tarihi: 20.10.2026 , 12:56
Dün akşam saatlerinde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Mahmut Sütcü'nün sağlık sorunları nedeniyle istifa ettiği açıklandı.
Bu açıklamadan yaklaşık 6 saat sonra ise Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalı bir kararla Sütcü'nün görevden alındığı duyuruldu.
Fon soygunun başından bu yana hedefteki isimlerden biriydi Sütcü.
Haliyle bundan haftalar önce görevden alınması, sorumluluğu dolayısıyla yargılanması talepleri gündeme gelmişti.
Hiçbir adım atılmadı.
Sonra ne ilginçtir ki istifa ettiğini duyurduğu günün akşamında görevden alındı.
Bu tuhaf gelişmeyi “sevinçle” paylaşan bazı yandaş yazarlar, iktidarın fon soygununun sorumlusu olan isimlerin “kellesini” almaya başladığını iddia etti.
Oysa ortada alınan bir kelle değil, istifa eden bir ismin görevden alınması gerçeği vardı.
Peki, nasıl oldu da Erdoğan, 6 saat önce istifa eden bir ismi görevden alma kararı yayımlayıp böyle boşa düşebildi?
Bu tablo olsa olsa AKP iktidarının içine düştüğü dağılma görüntüsüyle ilgili olabilir.
Zaten son derece dağınık bir görüntü veren iktidar, çok büyük tepki gördüğü bir konuda “görevden alma” kararıyla bile elini daha da zayıflatmayı başardı.
Ömer Gönül hamlesi: Önce koltuk verdiler, sonra koltuk aldılar
Fon soygunun sorumlularından birinin de yıllardır SPK Başkanı olan İbrahim Ömer Gönül olduğu biliniyor.
AKP iktidarında Millî Savunma Bakanlığı yapmış Vecdi Gönül'ün oğlu olan İbrahim Ömer Gönül, 2002-2026 arasında kurumun başında bulunmuştu.
Görev süresi geçtiğimiz Mayıs ayında dolan Gönül, 8 Mayıs 2026’da Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanlığı’na atanmıştı.

O dönem belki de fon vurgunu patlamaz diye düşünüldü, böyle bir "emeklilik" koltuğuna oturtuldu.
Ancak vurgun patlayıp gerçekler ortaya saçılınca o da “emeklilik” koltuğundan oldu, dün Erdoğan tarafından Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanlığı görevinden alındı.
Peki, bu görevden alma kararının olduğu gün ortaya hangi skandal çıktı?
Dün soL’da ayrıntılarıyla aktarmıştık. Bir yerel haber sitesine yansıyan, gündem olunca da yayından kaldırılan yazıda, Gönül’ün SPK Başkanlığı sırasında kurulan rüşvet ağına ilişkin çarpıcı iddialar gündeme gelmişti.
İddialar o kadar çarpıcıydı ki, işin bir tarafında Gönül bir tarafından da bir AKP’li vekil vardı.
Borsaya giren patrondan 600 bin dolar rüşvet alınmış, sonra da ilgili patronun dibinde Tera ekibi bitmişti.
Tezgah rüşvet ve vurgunun kesiştiği noktaya kurulmuştu.
İşte Gönül bu skandal da ortaya çıktığı gün görevden alınmak durumunda kaldı.
Ve bu haber de yine bazı “yandaşlar” tarafından “kelleler alınıyor, fon vurgununun üzerine gidiliyor” iddiasıyla sunuldu.
soL Haber, fon soygunu sonrası gerçekleri yazmaya devam ediyor. soL'un bu haberlerine destek ve güç vermek isteyen tüm okurlarımızı abone olmaya çağırıyoruz.
Esenyurt: Kelle mi alındı, başka bir kanal mı patladı?
AKP’nin dün “temizlik” operasyonu olarak sunduğu üçüncü adım Esenyurt’a atanan AKP kayyımının yerine kayyım atanması oldu.
Esenyurt kayyımı Can Aksoy dün görevinden alınarak merkeze çekildi.
Ve aynı gün, Aksoy’un görevden alınmasından saatler önce, tutuklu başkan yardımcısı, eski AKP İstanbul İl Yöneticisi Yusuf Ulutaş’a dair çok çarpıcı bilgiler ortaya çıktı.
Bilgilerin kaynağında bir yandaş isim var.
Fuat Uğur, Ulutaş’ın Can Aksoy ile de bağlantısı olduğunu belirttiği konuşmasında neden hâlâ görevde olduğunu soruyordu.
Bu sorundan saatler sonra Aksoy da görevden alındı.
Ancak ortaya saçılanlar diyecek söz bırakmayacak cinsten.
İki ayrı evinde toplam 400 milyon liraya yakın para çıkan Ulutaş’ın bu paraları kimin için sakladığı büyük tartışma konusuydu.
Uğur’un AKP içinden bilgi alarak anlattığına göre, gizli evde çıkan 7 milyon dolar ve 400 bin avro sadece çerez parası, AKP’li kayyım belediyesinin rüşvet çarkı milyarlarca lira değerinde.
Üstelik bu çarkın bir tarafında Fatma Betül Sayan Kaya’nın da rol aldığı yine yandaş isim tarafından gündeme getirildi.
Yani AKP, fon vurgunu sonrası şimdi sadece bir belediye üzerinden kurduğu milyarlarca liralık rüşvet çarkıyla gündemde.
Ve bu son görevden alma da uzun süreli bekleyişin ardından dün tüm rezillikler ortalığa saçıldıktan sonra geldi.
Neden önemli?
AKP içinde büyük bir kazan kaynıyor.
Bir eski vekil çıkıp fon vurgunu sonrasında partisinin oylarının yüzde 6 düştüğünü, Esenyurt’ta yaşananların da en az fon vurgunu kadar ağır darbe olduğunu söylüyor.
Erdoğan sonrasına hazırlık yapan isimlerin tamamı ortaya saçılan bu bilgileri kendi stratejileri için kullanmaya çalışıyor.
Haliyle “temizlik” iddialarının hiçbiri, kimseyi tatmin etmiyor.
“Yasa dışı bahis”, "nitelikli dolandırıcılık”, “rüşvet” ve “kara para aklama” iddialarıyla düzenlenen operasyonda tutuklanıp kısa süre önce salıverilen Rasim Ozan Kütahyalı dışında kimse “temizlik” iddiasında bulunamıyor.
Bu durumun kendisi dahi AKP’nin içine düştüğü durumu anlatmaya yetiyor.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.