Sayfa yolu
Filo Jet faciasında ilk bilirkişi tespiti: Kaptan gemiyi önce terk etti, denetleme kurulu yıllardır çalıştırılmıyor!
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Fotoğraf: Anadolu Ajansı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 02.09.2026 , 11:28
Filo Jet hızlı deniz otobüsünün Kıbrıs açıklarında batmasının ardından kayıpları arama çalışmaları devam ederken hukuki süreç de sürüyor.
Filo Jet faciasıyla ilgili yürütülen soruşturma ve başlayan yargı sürecinde bilirkişi olarak uzmanlığına başvurulan Kaptan Ulus Göker, polisle birlikte belgeler ve görüntüler üzerinde yaptığı ilk incelemelerin sonuçlarını Bugün Kıbrıs’tan Ayşemden Akın'a anlattı.
Göker, soruşturmanın henüz tamamlanmadığını ve bazı önemli belgeleri beklediğini vurgularken, ilk bulguların geminin teknik durumu, kaptanın kriz anındaki tutumu ve denetim sistemindeki boşluklar üzerinde yoğunlaştığını söyledi.
'Düzenli bir tahliye planı uygulanmadı, geminin hızı düşürülmedi'
Kaptanın kriz anındaki sevk ve idaresini ağır sözlerle eleştiren Göker, yolcuların zamanında bilgilendirilmediğini, geminin hızının düşürülmediğini ve düzenli bir tahliye planının uygulanmadığını belirtti.
Göker, “Kaptan gemiyi önceden terk etti, yolculara bilgi vermedi. Yolculara ne yapmaları gerektiği anlatılmadı. Gemiyi sevk ve idare etmek, sadece bir noktadan diğerine götürmek değildir. Yolcu taşıyorsanız kriz anında doğru bilgiyi vermek ve tahliyeyi yönetmek zorundasınız” dedi.
'İlk ve en temel müdahale geminin hızının derhal kesilmesiydi'
Göker’e göre facianın büyümesini önleyebilecek ilk ve en temel müdahale, geminin hızının derhal kesilmesiydi.
Geminin yaklaşık 18-20 knot hızla ilerlediğini hesapladıklarını anlatan Göker, hız arttıkça teknenin suya daha fazla gömüldüğünü ve hasarlı bölgenin dalgalarla daha yoğun biçimde temas ettiğini söyledi.
Göker şöyle konuştu:
En basit yapacağı şey yolu kesmekti. Yolu kesecek, duracaktı. Gemi durdurulsa batışı çok daha geç gerçekleşebilirdi. Yolculara bilgi verilip herkes düzenli biçimde dışarı çıkarılabilirdi. Belki de kimseye bir şey olmayacaktı.
Kaptanın geri dönmeye çalışmasının geminin dengesini daha da bozmuş olabileceğini belirten Göker, bunun henüz teknik incelemeyle kesinleştirilmesi gereken bir değerlendirme olduğunu vurguladı.
'Yardım çağrısı yapılmadı'
Göker, kaptanın zamanında yardım çağrısı yapmadığını da belirterek, olayın çevredeki bir denizcinin durumu fark edip Sahil Güvenlik’e haber vermesiyle duyulduğunu söyledi.
“Turuncu can sallarının denizde görülmesinin ardından Sahil Güvenlik’e haber verildi. Kaptan yardım çağrısını zamanında yapmış olsaydı müdahale daha erken başlayabilirdi” diyen Göker, yolcuların tahliyesinin de gemi personeli tarafından yönetilemediğini kaydetti.
Can salları kendiliğinden açılmış: 'Herkes kendi başının çaresine bakmaya çalıştı'
Göker, görüntülerde deniz yüzeyinde görülen can sallarının personel tarafından planlı biçimde indirilmediğini, geminin yan yatması ve batması sırasında basınçla kendiliğinden açıldığını anlattı.
Gemide sekiz can salı bulunduğunu ve görünen can yeleği kapasitesinin yolcu sayısını karşılıyor gibi göründüğünü belirten Göker, asıl sorunun bu ekipmanların nasıl kullanılacağı konusunda yolculara hiçbir yönlendirme yapılmaması olduğunu söyledi.
Göker, “İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyordu. Can yeleğini nerede ve nasıl giyecekleri, hangi çıkışa ve hangi can salına yönelmeleri gerektiği anlatılmamıştı. Herkes kendi başının çaresine bakmaya çalıştı” dedi.
'Kaptan en son gemiyi terk eder, gemi evraklarını ve jurnalini yanına alır ancak böyle olmadı'
Soruşturma açısından en önemli belgelerden birinin gemi jurnali olduğunu belirten Göker, söz konusu belgeye henüz ulaşılamadığını söyledi.
Gemide yaşanan gelişmelerin, alınan kararların ve kaptanın yaptığı müdahalelerin gemi jurnaline kaydedilmesi gerektiğini anlatan Göker, kaptanın gemiyi terk ederken bu belgeyi yanına alması gerektiğini ifade etti.
Göker, “Kaptan en son gemiyi terk eder. Gemi evraklarını, personelin belgelerini ve gemi jurnalini yanına alır. Ancak kaptan gemiyi önce terk etti ve jurnal de alınmadı. Jurnali görmeden olayın dakika dakika seyrini belirlemek zorlaşıyor” diye konuştu.
Geminin daha önce su aldığı anları gösteren yolcu görüntüleri ortaya çıktı
Filo Jet’in 21 Mayıs’ta su aldığı anları gösteren yolcu görüntülerinin önemli olduğuna dikkat çeken Göker, sonraki aylarda da benzer görüntülerin bulunduğunu söyledi.
Geminin Nisan ayının son günlerinde kuru havuza alındığını, burada ağırlıklı olarak boya ve rutin bakım işlemleri yapıldığını anlatan Göker, su girişine neden olan hasarın ne zaman oluştuğunun araştırıldığını belirtti.
Göker, “Hasar 21 Mayıs’tan önce de var olmuş olabilir. Geminin tamir raporlarını ve önceki belgelerini karşılaştırıyoruz. Şu aşamada kesin konuşmak için bütün evrakların görülmesi gerekiyor” dedi.
Denetleme kurulu yıllardır çalıştırılmıyormuş!
Göker’in açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de gemilerin teknik ve operasyonel koşullarını kontrol etmekle görevli denetleme kurulunun yıllardır çalıştırılmaması oldu.
Kurulun bir kaptan ve başmühendisten oluştuğunu anlatan Göker, emekli olan üyelerin yerine yeni görevlendirme yapılmadığını söyledi:
KKTC bayraklı gemileri ve limanlara gelen gemileri denetleyen bir kurul vardı. Gemilerin çalışma koşullarını ve güvenliğini değerlendiriyordu. Bu kurul üç, dört, belki beş yıldır çalıştırılmıyor. Emekli olanların yerine kimse atanmadı. Denetimsizlik olunca uygun olmayan gemilerin çalıştırılması da kolaylaşıyor.
Göker, klas kuruluşlarının yaptığı yıllık kontrollerin yanı sıra yerel ve düzenli liman denetimlerinin de gerekli olduğuna dikkat çekti.
Geminin sigorta belgeleri istendi
Göker, geminin yolcu sorumluluk sigortası ile tekne ve makine sigortasına ilişkin belgelerin kendisine sunulan dosyada bulunmadığını, bu nedenle söz konusu evrakların şirketten istenmesini talep ettiğini açıkladı.
Hazırlayacağı bilirkişi raporunda yalnızca kaptanın eylemlerinin değil, armatör şirketin bakım, onarım, denetim ve sigorta yükümlülüklerinin de ele alınacağını belirten Göker, “Bütün sorumluluğu kaptana yüklemek doğru olmaz. Armatörün geminin su aldığından haberdar olup olmadığı, gerekli tamiratı yaptırıp yaptırmadığı ve kaptanın daha önce şirkete bildirimde bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Göker, nihai teknik değerlendirmesini geminin bakım ve onarım kayıtları, jurnal, sigorta poliçeleri, kaptanın asıl yeterlilik belgeleri ve diğer evrakların incelenmesinin ardından hazırlayacağını belirtti.
Eski mürettebattan Filo Jet iddiası: 'Geminin durumunu görünce ayrıldım'
Yunanistan’da yayımlanan eReportaz da, Filo Jet’te 2017 yılında çalıştığını söyleyen eski bir mürettebatın iddialarını gündeme taşıdı.
Eski çalışan, geminin o dönemde Iris Jet adıyla İstanköy’e getirildiğini ve On İki Ada’ya günübirlik seferlerde kullanılmasının planlandığını belirtti.
Eski mürettebat, geminin Antalya’daki onarımının ardından İstanköy’e getirildiğini ancak makine çalışmalarında üretici firmanın uzman teknisyenlerinin kullanılmadığını ileri sürdü.
İddiasına göre gemi Levitha açıklarında seyrederken sağ ana makine arızalandı ve Kalimnos’a çekilmek zorunda kaldı.
Geminin Kalimnos’ta birkaç gün kaldığını söyleyen eski çalışan, “Ne olduğunu ve gemideki durumu gördüğüm için mürettebattan ayrılmaya karar verdim” dedi.
Geminin daha sonra Pire’ye götürüldüğünü ve sertifika alma sürecinde sorun yaşadığını da iddia etti.
eReportaz, anlatılanların eski mürettebatın iddiaları olduğunu ve henüz resmî soruşturma bulgularıyla doğrulanmadığını özellikle vurguladı.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.