Sayfa yolu
FIFA’dan Trump’a Nobel avuntusu: Arkasında ne var?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 06.12.2025 , 13:08 Güncelleme Tarihi: 06.12.2025 , 17:56
“Rüküş ve görgüsüzlüğün zirve yaptığı Dünya Kupası kura çekiminde, Gianni Infantino dünyanın en 'kıymetli' egosunu pohpohlamak için kendini paraladı.”
The Guardian’da David Smith imzalı 5 Aralık'ta yayımlanan makalede ödül bu cümlelerle özetlenmiş.
Endüstriyel futbolun çatı kuruluşu FIFA, sporu milyar dolarlık bir pazar, yolsuzluk iddialarını ise kurumsal kültür haline getirmesinin ardından şimdi de “küresel barış dağıtıcılığına” soyundu. Trump’a, olmayan bir “FIFA Barış Kupası” hediye etti. Mar-a-Lago’daki bu tören, FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun “futbol siyasetin dışındadır” masalını bizzat kendi elleriyle çöpe atması anlamına geliyor.
Nobel Barış Ödülü'nü alamadığı için hayıflanan Trump’a verilen bu “altın teselli”, futbolun patronlarının emperyalizmle kurduğu ilişkinin en ucube örneği olarak kayıtlara geçti.
2026 Dünya Kupası'nın ABD, Meksika ve Kanada ortaklığında yapılacak olması, bu jestin zamanlamasını manidar kılıyor. Tarihin en pahalı biletlerinin satılacağı kupanın New Jersey'deki final maçında sadece otopark ücreti 175 doları bulacak. Bu organizasyonda, elde edilen devasa gelirler tek kuruş vergi ödenmeden doğrudan FIFA'nın kasasına akacak.
Dolayısıyla Infantino-Trump samimiyeti, basit bir dostluk gösterisi değil; milyar dolarlık vergisiz kazancın garanti altına alındığı kirli bir iş modeli.
Yine aynı makalede Smith şu önemli değerlendirmeyi yapıyor:
“Keir Starmer ve Binyamin Netanyahu gibi yabancı liderler, geçen yıl Trump’ı pohpohlamanın bir bebeğe altın şeker yedirmek gibi olduğunu öğrendi. Ne kadar bariz ve göze batarsa o kadar işe yarıyor. Şimdi Infantino sayesinde Trump, dünya sporunun en büyük sahnesinin tam merkezindeydi.”
Mussolini’nin 1934 Dünya Kupası'nı propagandası için nasıl kullandığını anımsatan makale, “resmi Jules Rimet kupasından altı kat büyük, özel bir ‘Coppa del Duce’ (Duçe Kupası) bile yaptırmasını” da hatırlatarak benzerlik kuruyor.
Cuma günü Kennedy Sahne Sanatları Merkezi'nde düzenlenen törende uzun süredir uluslararası onay peşinde koşan Trump, ödülü FIFA yetkilileri, diplomatlar ve davetlilerin önünde kabul etti.
Ödül töreninde oynatılan video ile bu ödülün sadece Trump'ın çıkarı için uydurulmadığına ikna etme çabası da oldukça zayıftı. “Barış umut yaratır ve futbol bu umudu birliğe dönüştürür” denilen video şöyle devam etti:
“Diyalog, gerilimi düşürme ve istikrar fırsatları yaratan, futbolun birleştirici gücünü savunan dinamik bir lideri onurlandırıyoruz.”
Bahsedilen kişi Trump. Bu sözler söylenirken ekranda Trump’ın görüşmeleri ağır çekimde akıyordu.
Infantino, Trump'ın “dünya çapında barışı ve birliği teşvik etmeye yönelik istisnai ve olağanüstü eylemleri nedeniyle” seçildiğini söyledi. Trump; ödül kupasını, madalyayı ve sertifikayı almak üzere sahneye çıktıktan sonra Infantino, “Bu sizin ödülünüz, bu sizin barış ödülünüz” dedi ve ekledi:
“Ayrıca gitmek istediğiniz her yerde takabileceğiniz güzel bir madalya da var.”
Ödülü kabul eden Trump, bunu “hayatımın en büyük onurlarından biri” olarak nitelendirdi ve ardından “milyonlarca ve milyonlarca hayat kurtardığını” iddia etti.
Trump konuşmasının devamında Infantino'yu “bilet satışlarında yeni rekorlar kırdığı” için övdü ve 2026 turnuvasının “belki de dünyanın daha önce hiç görmediği türden bir etkinlik” olacağını söyledi. Trump sözlerini şöyle tamamladı:
“Dünya artık daha güvenli bir yer... Dünyanın herhangi bir yerindeki en gözde ülkeyiz.”
FIFA Başkanı’nın mutluluğu
Her fırsatta “Futbol siyaseti çözemez” diyen Infantino’nun siyasi bağları da dikkat çekici.
Politico’ya göre Infantino tam şöyle biri:
“Diktatörleri ve milyarderleri seviyor. Para gördüğünde eriyor.”
Infantino'nun Trump ile ilişkisi, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika'nın ortak ev sahipliği yapacağı genişletilmiş 2026 Dünya Kupası öncesinde giderek daha görünür hale geldi ancak geçmişleri var.
İkili, Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girmesinden kısa bir süre sonra Ekim ayında Mısır'daki bir zirvede birlikte göründü ve Infantino, futbolun “çatışmaları çözemese” bile “mutluluğa yatırım yapabileceğini” ve “bir barış mesajı” taşıyabileceğini defalarca savundu. Infantino, Trump'ın Gazze'de ateşkes sağlama çabaları nedeniyle Nobel'i kazanması gerektiğini düşündüğünü açıkça ifade etmişti.
FIFA ayrıca Trump'ın yakın çevresiyle bağlarını güçlendirdi. Örgüt bu yılın başlarında, Trump'ın kızı Ivanka'yı, kısmen 2026 Dünya Kupası bilet gelirleriyle finanse edilen 100 milyon dolarlık bir eğitim girişiminin yönetim kuruluna atadı.
11 Haziran'da başlayacak olan ve 16 ev sahibi şehirde rekor sayıda 104 maça sahne olacak 2026 turnuvası, FIFA tarafından “dünyayı birleştirme” fırsatı olarak tanıtılıyor.
Filistin'e ceza, İsrail'e sessizlik
Konu ABD Başkanı olunca “barış ödülü” icat eden FIFA, Filistinliler söz konusu olduğunda yasakçı yüzünü gösteriyor. Bugün Trump’a barış elçisi muamelesi yapan FIFA, geçmişte Filistin Futbol Federasyonu Başkanı Cibril Racub’a 12 ay hak mahrumiyeti cezası vermişti.
Gerekçe ise trajikomikti: Racub'un, Arjantin ile İsrail arasında oynanacak hazırlık maçını protesto etmesi ve Messi’ye çağrıda bulunması “nefret ve şiddete teşvik” sayılmıştı. Bir hazırlık maçına yönelik protestoyu “şiddet” sayarak Filistinli yöneticiyi stadyumlardan uzaklaştıran FIFA Disiplin Komitesi, yıllardır Gazze’de süren ve futbolcuların, hakemlerin, çocukların katledildiği soykırım karşısında İsrail’e tek bir uyarı dahi yapmadı.
Ukrayna-Rusya savaşında Rusya’yı dakikalar içinde aforoz eden mekanizma, konu ABD ve İsrail olduğunda “tarafsızlık” maskesinin arkasına saklanıyor.
Gazze’ye sağır, ABD ve İsrail’e cömert
FIFA’nın Trump’a barış ödülü verdiği günlerde, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve sivil katliamları tüm hızıyla devam ediyor.
Filistin Futbol Federasyonu’nun defalarca yaptığı "İsrail'i men edin" çağrılarını bürokratik labirentlerde boğan FIFA yönetimi, emperyalizmin merkez üssüne gidip, savaş politikalarının mimarlarından birine "barış elçisi" muamelesi yapabiliyor.
Bu sene Filistin Futbol Federasyonu’nun kaleme aldığı 7 sayfalık mektupta Gazze’de 7 Ekim’den bu yana 416 futbolcu ve yetkilinin öldüğü, spor altyapısının sistematik olarak yok edildiği belirtilirken, İsrailli futbolcuların saldırılara destek verdiğinin altı çizilmişti. İsrail Futbol Federasyonu’nun askıya alınması için UEFA Yürütme Komitesi’nde 19 üyenin çoğunluğu yeterli. Ancak tepkilerin arttığı süreçte ABD Dışişleri böyle bir girişim olursa engellemek için kesinlikle çalışacaklarını söylemişti, ki öyle de oldu.
55 üyesi olan UEFA'nın 25 üyesi, İsrail'in men edilme talebini desteklediğini iletse de hepsi lafta kaldı.
‘FIFA Gate’ ve FBI Baskınları: Temizlenen bir şey yok
FIFA’nın bugün Trump’la ilişkilenme biçimi, kurumsal genetiğindeki çürümüşlüğün bir tezahürü.
2015 yılında Zürih’teki lüks otele düzenlenen FBI baskını ve sonrasında Sepp Blatter’in istifaya zorlanması, futbol kamuoyuna “temiz eller” operasyonu olarak pazarlanmıştı.
Ancak o gün “rüşvet, kara para aklama ve şantaj” suçlamalarıyla sarsılan, yöneticileri çarşaf çarşaf iddianamelerle yargılanan FIFA, bugün sadece vitrinini değiştirdi. Blatter gitti, yerine gelen Infantino sermaye ve emperyalizmle ilişkileri daha “profesyonel” bir zemine taşıdı.
2015’teki FBI operasyonu, futbolu temizlemekten çok, pastanın paylaşımında ABD’nin masadaki ağırlığını artırmasıyla sonuçlandı. Bugün Trump’a verilen ödül, bu “yeni ortaklığın” bir nişanesi.
Endüstriyel futbolun bu devasa şirketi, uzun yıllardır rüşvet, kara para aklama ve oylama manipülasyonlarıyla anılıyor. FIFA’nın sicili sadece rüşvetle sınırlı değil; kurum, sistematik bir ahlaki çöküşün de merkezi.
Hafızamızı tazelemek için birkaç olayı anımsayalım.
Tarihin en tartışmalı Dünya Kupası olmaya aday Katar 2022 çöl sıcağında, binlerce göçmen işçinin korkunç koşullarda çalışırken hayatını kaybettiği stadyumlarda gerçekleşti. Katar’la ilgili kimi haberlere göre ülkenin 2022 Dünya Kupası maçlarına ev sahipliği yapma hakkını kazandığı 2010 yılından bu yana 6 binden fazla işçi kötü çalışma koşulları nedeniyle hayatını kaybetti.
Katar, FIFA yetkililerine turnuvayı garantiye almak için 3.7 milyon dolar rüşvet vermekle itham edilmiş ve iki yıllık bir soruşturmanın ardından temize çıkmıştı.
2018 ve 2022 Dünya Kupası organizasyonlarının Rusya ve Katar’a verilmesinde yaygın yolsuzluk iddiaları dile getirilmiş, İsviçreli savcılar ve ABD Dışişleri Bakanlığı 2015’te iki ayrı soruşturma başlatmıştı. Katar ve Rusya ise yolsuzluk iddialarını hep reddetti. Rüşvet olayı FIFA tarafından da soruşturuldu. Ancak yetkililer somut bir sonuca varmaksızın, soruşturmayı kapattı.
FIFA'nın o zamanki başkanı Sepp Blatter, Katar'ın teklifini desteklemişti ancak daha sonra yanlış karar vermiş olabileceklerini söylemişti. 17 yıl boyunca FIFA başkanlığı yapan Blatter, 2015’te eski UEFA Başkanı Michel Platini’ye yaklaşık 2,2 milyon dolar parayı yasadışı yollardan transfer ettiği iddialarının ardından istifa etmişti.
FIFA’nın skandalları bunlarla sınırlı değil. Örneğin 1998’de Fransa'daki Dünya Futbol Şampiyonası öncesinde FIFA Genel Sekreteri Blatter rakibi UEFA Başkanı Lennart Johansson'a karşı seçimleri kazanmasının ardından Blatter'in Afrikalı delegelere kendisini seçmesi için 50'şer bin dolar rüşvet verdiği iddia edilmişti.
Blatter'den önce görevde olan Joao Havelange ve damadı Ricardo Teixeira'nın batık durumdaki pazarlama şirketi ISL'den Dünya Şampiyonası için milyonlarca dolar rüşvet aldığı iddia edildi. Blatter 1997 yılında FIFA Genel Sekreteri olarak Havelange'ye 1.5 milyon İsviçre Frankı havale etmesine rağmen, rüşvet suçlamalarından aklandı.
Milyonlarca futbolseverin heyecanla piyasaya sürülmesini beklediği dünya kupası biletlerinin satışıyla ilgili sık sık spekülasyon yapıldı. 2006 yılında biletlerin pazarlanması sırasında o dönemki FIFA yöneticisi Jack Warner'ın aile şirketinin 900 bin dolar komisyon aldığı iddia edildi. FIFA soruşturmasına Warner'ı dahil etmedi. Soruşturma sadece Warner'ın oğlu ile sınırlı kaldı. 2014 yılında Brezilya'da dönemin FIFA yöneticilerinden Arjantinli Julio Grondona'nın yasadışı yollardan Dünya Kupası bileti sattığı yönünde haberler yayımlandı.
İsviçre Federal Başsavcılığı, 2020 yılında FIFA Başkanı Gianni Infantino hakkında rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla ilgili soruşturma başlattı. Suçlamalar 3 yıllık soruşturmanın ardından düşürüldü. Infantino ile dönemin İsviçre Başsavcısı Michael Lauber arasında gizli bir anlaşma yapıldığı şüphelerini araştırmak için başlatılan soruşturmada “İsviçre Başsavcılığı'nın FIFA tarafından kullanıldığı şüphesi, kapsamlı soruşturma sırasında kanıtlanmadı. Aksine, şüphe reddedildi” ifadeleri yer aldı.
Ucu yakalanamayan bir ip gibi, kanıtlanamayan yolsuzluk iddialarıyla dolu FIFA, geleceğini de geçmişinden referansla yazıyor. Menfaati için soyunduğu barış şaklabanlığı da tamamen “duygusal“!
Nobel alamayan Trump’a “uydurma kupa” vererek vergisiz Dünya Kupası hayallerine koşan FIFA, aslında kime hizmet ettiğini açıkça ilan ediyor.
Bu ödül sporun değil; savaş baronlarının, işçileri sömürenlerin ve soykırıma sessiz kalanların “barış” anlayışını temsil ediyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.