Sayfa yolu
Fidan’dan Suriye itirafı: ‘Bu olumlu sayfanın insanların umduğu gibi gitmesi zor olacak gözüküyor’
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 13.08.2025 , 15:08 Güncelleme Tarihi: 13.08.2025 , 15:14
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’deki HTŞ yönetiminin Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Savunma Bakanı Murhef Ebu Kasra ve İstihbarat Başkanı Hüseyin Salameh ile Ankara’da görüştü. Görüşme sonrası Fidan ve Şeybani ortak basın toplantısı düzenledi.
HTŞ liderliğindeki cihatçıların iktidara gelmesiyle Suriye’de “yeni bir umut kapısı açıldığını” öne süren Fidan “Muazzam bir olumlu gündemle ilerleyen bir süreci hayata hep beraber geçirdik” dedi.
Ancak Fidan “belli aktörlerin” süreci olumsuza çevirmeye çalıştığını savunarak işlerin istenildiği gitmesinin “zor olacak gözüktüğü”nü itiraf etti.
Suriye Demokratik Güçleri'nin ana omurgası olan YPG’yi “oyun bozanlık”la suçlayan Fidan “Lazkiye’de başlayan olaylar, daha sonra Süveyda'daki hareketlilik, YPG'nin bir türlü sisteme entegre olmamadaki oyun bozan rolü gösteriyor ki Suriye'de açılan bu olumlu sayfanın insanların umduğu gibi, istediği gibi gitmesi bir halde zor olacak gözüküyor. Burada bir meydan okuma var, bir zorluk var” ifadelerini kullandı.
Süveyda’da yaşananların ardından Türkiye’nin Amman’daki toplantılar serisini desteklediğini söyleyen Fidan "Amerika'nın, Ürdün'ün, Suriye'nin ve kabilelerin bir araya gelerek bu sorunu barışçıl bir şekilde çözme arayışını tabii ki son derece olumlu buluyoruz. Ama burada bu karanlık tablonun şu anda en büyük aktörlerinden biri İsrail olmuş durumda” dedi.
‘İsrail’in güvenliği komşularının zayıflığından geçmiyor’
Suriye’de karışıklık çıkmasının “İsrail'in kendi ulusal güvenlik değerlendirmeleri için bir öncelik parametresi” göründüğünü söyleyen Fidan, “İsrail yönetimine, İsrail halkına tavsiyemiz sizin güvenliğiniz komşunuz olan ülkelerin zayıflığından, kaos içerisinde bulunmasından geçmiyor. Ülkelerin tam tersine müreffeh, istikrarlı bir durum içerisinde bulunmasından geçiyor” ifadesini kullandı.
'Oyun bozanlar var'
"Bu konuda ABD, Avrupa ve bölgedeki 'dostlarımız'la yakın fikir alışverişi içindeyiz" diyen Fidan, “bölgedeki her aktör bizim gibi yapıcı bir niyet, yapıcı bir vizyon taşımıyor. Oyun bozanlar var ve bunların başında da İsrail yönetiminin uygulamış olduğu politikalar geliyor” dedi. Fidan HTŞ yönetimini kastederek “Kardeşlerimiz bu sıkıntılı konuyu da diplomasi yoluyla aşmak için her türlü çabayı gösteriyorlar” diye konuştu.
Şeybani: İsrail'in tehditleri devam ediyor, görüşmeler sürüyor
HTŞ’nin Dışişleri Bakanı Şeybani de İsrail’in tekrar eden tehditlerinin “Suriye’nin egemenliğini ve vatandaşlarının güvenliğini tehlikeye soktuğunu” söyledi. Şeybani “Bu konuda görüşmeler devam ediyor. İstiyoruz ki bütün bölgede istikrar sağlansın. Doğrudan olan veya olmayan tehditlerle karşı karşıyayız. Mesela Suriye’nin bölünmesi isteniyor. Bu girişimleri bizler mezhepsel ve ideolojik olarak bölmeyi amaçlamaktadır. Bunlara karşı olmalıyız. Her şeye rağmen Suriye bugün dengeli bir şekilde ve pratik bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. İstikrarın bütün Suriye genelinde ve devlet kurumlarının ayakta durması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Şeybani Türkiye ile askeri ve güvenlik açısından koordinasyon içinde olmaları gerektiğini kaydetti.
Ortak açıklamanın ardından Fidan ve Şeybani gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Şeybani, Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack ile yaptığı görüşme hatırlatılarak, Süveyda’da ateşkesin pekiştirilmesi ve Dürzi topluma ve siyasi sürece yönelik öngörüleri sorulması üzerine şu yanıtı verdi:
“Süveyda konusunu ele aldık. Süveyda’da olanlar Suriye’de oluyor, bizim halkımıza karşı oluyor. Devletimiz onlardan sorumludur. Suriye’de olup bitenler İsrail tarafından yaratılıyor. Biz istiyoruz ki orada bir barış süreci olsun. Süveyda’nın Suriye tarihinde tarihi bir yeri vardır. Bir kez daha söylüyoruz, Dürziler Suriye toplumunun bir parçasıdır ve onları dışlamak gibi bir niyetin olmadığını, bunu İsrail zaten öne sürmektedir, biz Dürzilerin ile her zaman konuşuyoruz ve diyoruz ki, aklın galip olması gerekmektedir.”
Şeybani’den SDG’ye: ‘Bu iși bilgelikle halledelim’
SDG’nin 8 Ağustos'ta Haseke’de düzenlediği toplantıya dair değerlendirmesi ile bu konferansın 10 Mart’ta imzalanan mutabakat ile uyumlu olup olmadığıyla ilgili soru üzerine Şeybani, “10 Mart’ta bir anlaşma yapıldı. O anlaşma gereği, bütün azınlıkların sorumluluğu Suriye Devleti’ndedir, onları koruma altına almaktadır. Burada veya şurada bazı olaylar meydan geliyor ve bunu istismar edenler var. Biz istiyoruz ki, bilgelikle bu işi halledelim. Bilgeliğin galip gelmesi gerekiyor. Suriye halkıyla hükümet arasında bu konular her zaman çözüm yolundadır” yanıtını verdi.
Fidan: 'Eylemci sol ve PKK'nın unsurlarını burada tutmaya devam ederim’ politikası iyi değil
Fidan, “SDG’nin silah bırakmayacakları yönünde açıklamaları var. Aynı zamanda 10 Mart mutabakatı henüz uygulanmadı. 'Terörsüz Türkiye' bağlamında, bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusu üzerine şunları söyledi:
“Yeni dönemde YPG-SDG tarafından çok fazla açıklama yapıldığını görüyoruz. Maalesef bu açıklamaların toplamına baktığımız zaman ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: Biz 10 Mart mutabakatını bu şekilde algılamıyoruz. Yani Suriye ile yaptığımız anlaşma çok fazla, bu anlaşmada yazan maddeler de bizi bağlar bir nitelik taşımıyor ifadeleri var. İkincisi Türkiye'de yürüyen süreç de bizi hiç ilgilendirmiyor. Peki sizi ne ilgilendiriyor? Yani bölgenin aziz Kürtlerini, Kürt kardeşlerimizi, Suriye’deki Kürt kardeşlerimizi İsrail'in maşası yapmak mı ilgilendiriyor? Ne ilgilendiriyor? Artık bu politikaya son vermeniz lazım. Bölgeden birisi gelecek sizin örgütünüzün devamlılığını sağlayacak ve bu da sadece Kürtlerin aleyhine sonuçlanmakla kalmayıp Suriye'nin tamamına tesir edecek. Böyle bir strateji içinde mi devam etmek istiyorsunuz? Maalesef bu noktada bizim de artık tolere etmekte zorlandığımız gelişmeleri görmeye başlıyoruz.”
Fidan "halihazırda Türkiye'den, Irak'tan, İran'dan, Avrupa'dan gelen örgüt üyelerinin Suriye'yi terk etmediğini” gördüklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Örgütün ne 10 Mart'tan sonra ne Türkiye'deki süreçten sonra Suriye'de herhangi bir olumlu manada, güven telkin edici, silahlı hareketteki tehdidin ortadan kaldırdığını ifade eden bir gelişmeyi de görmüyoruz. Tam tersine bütün süreçleri gerek Şam'daki süreçleri gerek Ankara'daki süreçleri örgütün ömrünü uzatmak ve ortaya çıkacak muhtemel bir krizde faydayı maksimize etmek için bir bekleyiş içerisinde olduğunu görüyoruz. Bunu görmediğimizi zannetmesinler, bunu görüyoruz. Gerçekten hem Şam hem Ankara büyük bir iyi niyet içerisinde, sorunun kimse için bir silahlı tehdidin olmadığı, herkesin hakkının, hukukunun, inancının, kültürünün, kimliğinin korunabildiği bir denklemi aramak için. Ama ‘Ben bunu korumanın tek yolu benim silah ve başkasının üzerinde domine etme ve tehdit oluşturma. Arap topraklarını da işgal ederim, Türkiye'ye karşı operasyon yapan bütün grupları da burada eylemci sol olmak üzere diğer PKK'nın unsurları olmak üzere burada tutmaya devam ederim. Ben böyle olacağım. Bunun için de gerekiyorsa daha önce geçmişte başka ülkelerle işbirliği yapıyordum. Şimdi İsrail'i yardıma çağırırım’ diye bir politika takip etmek iyi bir politika değil. Burada gerçekten barış ve sulh yoluyla, sözle, ifadeyle bir şey yapmaya çalışan bir irade var iki tarafta. Bu tarihi bir iradedir. Bunu kullanmaları lazım.”
‘Barrack’ın olumlu çabaları var’, ‘Biz enayi değiliz’, ‘Durduğunuz yer yer değil’...
Fidan sözlerine şöyle devam etti:
“Diğer taraftan Amerika'nın yeni yönetiminin özellikle atadığı Özel Temsilcisi, Ankara Büyükelçisi Sayın Tom Barrack’ın bu noktada olumlu çabaları ve gayretleri var. Özellikle YPG'nin, SDG’nin Suriye yönetimi ile sulh içerisinde tehdit olma özelliğini kaybederek bir entegrasyon süreci içerisine girmesi, herkesin hakkının, hukukunun korunduğu bir ortamın ortaya çıkması için orada devam eden bir süreç var. Bu süreci de biz yapıcı bir süreç olarak görüyoruz.
YPG yönetim kadrolarının da zaman kazanma, zamana oynama politikasını da bırakması lazım. Bekledikleri karışıklık çıkmayacak. Çıksa bile onların istediği bir sonuç hiçbir zaman gerçekleşmeyecek. Yol yakınken Kürt kardeşlerimizi daha fazla riske atmakta, onların geleceklerini rehin almaktan çıkmaları lazım. Bölgede yeni bir dönem var, yeni bir ruh var. Türkiye'de yeni bir ruh var, dönem var, olumlu bir süreç var. Bunlardan olumlu bir şekilde istifade etmek lazım. Kusura bakmayın, kimse enayi değil, biz enayi değiliz. Biz bu süreçlere büyük bir iyi niyetle yaklaşıyoruz diye sizin orada ortaya koyduğunuz küçük kurnazlıkları görmüyor değiliz. Ama büyük devlet olmanın, büyük bir amaca hizmet etmenin de bir kuralı var, onu yapıyoruz sadece. Ama sizi tekrar buradan uyarıyorum, davet ediyoruz. Durduğunuz yer halihazırda yer değil, bunu değiştirin artık. Suriye'yi beraber nasıl inşa edeceğinizi düşünün. Önemli olan bu.
‘Bizim burada rahat durma şansımız yok’
Bizim tek derdimiz Suriye'deki bütün etnisiteler, bütün inanışlar Suriye'nin birliği bütünlüğü içerisinde kimseye tehdit oluşturmadan, hiçbir ülkenin sınırına göz dikmeden, hiçbir ülkeden kendi topraklarında terörist unsur, silahlı unsur bulundurmadan hayatlarına devam etsinler. Türkiye'nin istediği bu. Türkiye bölgede bir işgal ve dominasyon peşinde değil ama Türkiye'nin güvenlik taleplerinin tatmin edilmediği bir ortamda bizim burada rahat durma şansımız da yok. Bunu da açıkça söylüyoruz. Cumhurbaşkanımız da defalarca bunu ifade ettiler. Bizim bir numaralı siyasi refleksimiz her zaman için barış, sulh, iyi niyet, yapıcı bir yaklaşım.
YPG yönetimi, Şam yönetimi ile olumlu bir angajmana girsinler. Suriye'nin geleceğini beraber inşa etmek için ellerinden geleni yapsınlar. Oradaki silahlı unsurlarla dünyadan topladıkları bir ton teröristle Türkiye ve bölge için tehdit olmaktan çıkarsınlar kendilerini bir an önce. Biz bunu istiyoruz.”
| SDG-HTŞ gerilimi artıyor, AKP avcunu ovuşturuyor: 'Ortadoğu Osmanlı'yı çağırıyor' | ![]() |
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
