Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Falco Tinnunculus* ya da Kerkenez

Kitapta yazıldığı gibi bazen susmak en dirençli yanımızdır. Ne çok sustular, ne çok sustuk. İçimizde hem Lilit’in hem Leyla’nın hikayesi var. İkisinin de hikayesi bizimdir.

Tunç Tatoğlu

Yayın Tarihi: 18.02.2026 , 00:44

Çok nadirdir bir romanı bitirdikten sonra dönüp ilk kırk sayfayı yeniden okuduğum. Zor başlayan romanlar vardır. Başlarken zor akar, biraz sabrederseniz yavaş yavaş kendi ritmini bulur. İşte Sibel Ahıska’nın “Falco’nun Kanatları” da bu romanlardan. Dönüp ilk kırk sayfayı tekrar okuduğumda su gibi akıp gitti. İçimdeki kopuk filmin huzursuzluğu da yok oldu.

Zor sayılabilecek bir konuyu titizlikle, zamanda ileri geri giderek, olayları birbirine bir günlük marifetiyle bağlayarak yazmış Sibel Ahıskalı. Anadolu’nun kadim halklarından Ermenilerin yaşadıklarını, köy enstitülerine benzer bir okulun çevresinde, çocukların gözünden anlatan bir hikâye.

İlk başlarda, bölümlerin başında yer alan Latince çiçek ve hayvan isimleriyle anlatılan öykü arasında bir ilişki var mı diye düşündüm. Zorlama birkaç denemeden ilişki kuramadıklarımı kendi haline bıraktım. Muhtemelen kurulması düşünülen herbaryum** ile alakalı diyerek okuma hızımı düşüren takıntımdan vazgeçtim. Benden daha dikkatli okurlara bırakıyorum gerisini. Yine de şunu yazmadan geçmeyeyim. Latince orijinal isimler bitki ya da hayvanların özelliklerinden faydalanarak konulan isimlerdir. Çevirmeye kalktığınızda aynı şey gözetilmemiş olabilir. 

1. Dünya Savaşı’nın etkilerinin hissedildiği, yurtsever subayların da ülkelerini savunmak için gizli hazırlıklara başladığı, Ekim Devrimi’nin desteğinin yarattığı hava… hepsi, romanın ana hikayesini bozmadan, anlamamızı sağlayacak bir derinlikte geri planda yerlerini alıyorlar.

Romanda kullanılan birçok simge var beni en çok etkileyen Tulipa Sprengeri*** oldu. Anadolu’nun kaybettiği renkleri, tükenenleri ve direnenleri anlattığı için olsa gerek. Romanın kahramanlarından Lilit de soyu tükendiği sanılan çiçeği yanından ayırmıyor kaybettiklerimizi yeniden bulma umuduyla.

Bu arada bir dostumun yurtdışına göçerken bana emanet ettiği Spatifilyum çiçeğinden bir dal çoğaltmak istedim, yaklaşık bir yıl sonra artık ümidimi kestiğim sırada geçen ay iki yaprağıyla açtı. Romanda anlatıldığı gibi “doğru boğumdan koparmalısın” bilgisine sahip olsaydım keşke diye düşündüm. “Çalıntı çiçek tutar” söylencesine bu kadar güvenmeseydim ya da.

Kendi sayıklamalarımı bir kenara bırakıp, “Lilit ya da Leyla ne fark eder ki? Fark etmez miydi gerçekten?” sorusuna döneyim. Kitapta yazıldığı gibi bazen susmak en dirençli yanımızdır. Ne çok sustular, ne çok sustuk. İçimizde hem Lilit’in hem Leyla’nın hikayesi var. İkisinin de hikayesi bizimdir. Birlikte yaşamanın tadını çıkaracağımız bir düzen kurmak Daniel’e, Lilit’e, Mina’ya, Memduh’a, Ardo’ya ve tüm susmak zorunda bırakılanlara borcumuzdur.

Yazarın polisiye romanları sevdiğini ya da bir sonraki romanın polisiye olabileceğine dair güçlü bir hissim var. Yanılırsam bile Ahıska’nın polisiye yazma ihtimalini sevmiş olurum. Okurun ipuçlarını izleyerek ilerlemesi, kopuk gibi görünen kurgunun sonrasında birleşerek bir bütünlük oluşturması, merakın canlı tutulması… polisiye tadını artırıyor.

İlk romanlarda kurgu önemlidir ama en az onun kadar dili de önemlidir. Okumaya başlayınca dikkatimi çeken ilk şey ustalıkla kullanılan yazım dili ve metaforlar oldu. “Yürürken halka küpelerden gelen ses” benzetmesi yazım dili üzerine titizlikle düşünülmüş duygusu veriyor. Hele bir milföy pasta ile hayattan keyif alma benzetmesi var ki gülümseyerek okudum.

Sibel Ahıska zor bir konuyu ustalıkla yazmış. İyi insanlar olma şansı veren Baba’ya ithaf edilmiş kitap. İyi insanlar için yazılmış bu romanı okurken siz de benim gibi sona yaklaştıkça başa dönerek okuyacaksınız.


*Kerkenez kuşu
** Kurutulmuş bitki örneklerinin belli bir sistemle düzenlenerek saklandığı yer. 
***Yitik lale

1
Falco’nun Kanatları, Sibel Ahıska, 216 syf., Yazılama Yayınevi, 2026.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.