Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Facianın eşiğinden dönüldü: Baltalimanı Kemik Hastanesi’nde acil çıkış kapısı yok mu?

Dört gün önce Baltalimanı Kemik Hastanesi’nde çıkan yangında hastaların facianın eşiğinden şans eseri döndüğü ortaya çıktı. Tahliye edilen hastalardan biri hastanede acil çıkış kapısı için planlanan yer halen faaliyete geçmediği için büyük bir tehlike atlattıklarını söyledi. Genel Sağlık-İş İstanbul Şube Başkanı ihmallere karşı öfkeli olduklarını, sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu.

Mertbey Kadan

Yayın Tarihi: 12.03.2026 , 16:19

İstanbul Sarıyer’deki Baltalimanı Kemik Hastanesi’nde dört gün önce çıkan yangında facianın eşiğinden dönüldüğü ortaya çıktı.

Yangın sırasında tahliye edilen hastalardan biri, yaklaşık 10 kişiden oluşan bir grubun hayati bir tehlike atlattığını söyledi.

Genel Sağlık-İş sendikası aynı hastanede altı ay içinde ikinci bir yangın çıkmasının olağan olmadığına işaret etti ve ihmallerin sendikaya bildirilmesi çağrısında bulundu.

Baltalimanı Kemik Hastanesi’nde 8 Mart Pazar günü elektrik tesisatından çıkan yangında hastaların güvenli bir biçimde tahliye edildiği duyurulmuştu. Yangın itfaiye ekiplerince söndürülmüştü.

Yangın sırasında tahliye edilen bir hastanın soL’a anlattıkları yangın sırasında 10 kişiden oluşan bir grubun ihmaller yüzünden hayati tehlike atlattığını ortaya koydu.

‘Tek seçeneğimiz asansörle aşağıya inmekti’

İsminin yayınlanmaması koşuluyla konuşan hasta olayın nasıl geliştiğini şöyle anlattı:

Yangının çıktığı bölüm hastanenin özel servis bölümü. Bu servisin girişinde bir ameliyathane bulunuyor. Yangın elektrik tesisatından çıktıktan sonra ameliyathane girişindeki oksijen tüplerinin alev almasıyla büyümüş. 

Bu nokta merdivenlerin olduğu nokta, yani binadan çıkış yapabileceğimiz nokta. Fakat yangın o tarafta olduğundan, biz bir grup hasta olarak hastane personelinin yönlendirmesiyle kat koridorunun diğer ucuna doğru yöneldik. Bu esnada dumanlar yoğunlaştı ve katı kaplamaya başladı. Sanırım bu an, oksijen tüplerinin yangını şiddetlendirmesine denk geliyor. Koridorun sonuna geldiğimizde pencereleri açmaya çalıştık ama açamadık. Olağan koşullarda hasta güvenliği gerekçesiyle kilitli tutuluyorlar galiba. 

Dumandan etkilenmeye başladık. Tek seçeneğimiz koridorun sonundaki asansörle aşağı inmekti. Yangın sırasında asansör kullanmanın tehlikelerini bilmemize rağmen mecburen asansörle alt kata inerek binadan çıkış yaptık. Biz asansörden çıktıktan çok kısa bir süre sonra elektrikler kesildi. Sonuç olarak tahliye olmayı başardık fakat aslında yaklaşık 10 kişiden oluşan bir grup insan olarak ciddi bir hayati tehlike atlattık.”

‘Acil çıkış kapısı yoktu, şans faktörü bizden yana olmasa ölecektik’

Hastanenin o bölümünde bir acil çıkış kapısının, buna dair bir yönlendirme ve planın olup olmadığını sorduğumuz hasta şunları söyledi:

Hayır, temel mesele de bu. Biz acil çıkış kapısı bulunması gereken bir yerde, üstelik de bir hastanede, eğer şans faktörü bizden yana olmasaydı ölecektik. Eğer serviste sedyeli bir hasta olsaydı, ki olma ihtimali düşük de değildi, kurtulması mümkün olmayacaktı. Ya da elektrikler birkaç saniye daha erken kesilseydi şu an haberlerde bir faciayı okumuş olacaktınız. Sonradan öğrendiğimize göre aslında acil çıkış kapısı olarak planlanan bir yer varmış. Fakat her nedense bu planlama henüz faaliyete geçmemiş.”

Hastanenin aynı yerleşkede bulunan başka bir binasında Temmuz 2025’te de bir yangın çıktığını öğrendiklerini belirten hasta bir hastanede 6 ay arayla iki yangın çıkmasının bir tedbirsizliğe işaret ettiğini dile getirdi. Bu konuda hastane yönetimi ve bakanlığın gerekli önlemleri alması, denetimleri eksiksiz yerine getirme gerektiğini söyleyen hasta şöyle konuştu:

Bir hastane binasındaki olası bir acil durumda insanların kapana kısılmış gibi kalakalmaları asla kabul edilecek bir şey değil. Hastalar da sürekli orada bulunan sağlık personeli de risk altında. Özellikle hastanenin daimi çalışanlarının, yani sağlık ve idari personelinin bu konuda haklarını aramaları, gerekli önlemlerin alınması talebiyle birlikte hareket etmeleri gerektiğini düşünüyorum."

Genel Sağlık-İş Şube Başkanı: İhmalleri bize bildirin

Olaya ilişkin görüşüne başvurduğumuz Genel Sağlık-İş İstanbul Şube Başkanı Şeyda Aslandoğan Temel “Büyük bir facianın eşiğinden şans eseri dönülmesine ise ayrıca öfkeliyiz” dedi.

Sendikanın sürecin takipçisi olacağını ve ihmaller yüzünden can güvenliğinin hiçe sayılmasına karşı gerekli adımları atacağını belirten Temel sağlık emekçilerine de can güvenliklerini hiçe sayan ihmalleri sendikaya bildirmeleri çağrısında bulundu:

Çok değil geçtiğimiz yıl yaşadığımız Kartalkaya faciasından Sağlık Bakanlığı ve hastane yönetiminin en ufak bir ders çıkarmadığı ortada. Aynı yerleşkede altı ayda iki yangın çıkıyorsa bunun en büyük sorumlusu iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğine aykırı hareket eden hastane yönetimidir.

Sendikamız sürecin yakın takipçisi olacak, bir daha ihmaller nedeniyle can güvenliğinin hiçe sayılmaması için gerekli adımları atacaktır.

Değerli sağlık emekçisi arkadaşlarımıza tekrar geçmiş olsun dileklerimizi sunuyor ve can güvenliklerini hiçe sayan ihmalleri ve keyfi uygulamaları Genel-Sağlık İş İstanbul Şubesi’ne bildirmelerini rica ediyoruz.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.