Sayfa yolu
Evet Enes Hikmet Bey, savcı, Furkan Karabay’ın 'burnu sürtülsün' diye tutukluluğunun devamını istedi!
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Fotoğraf: Fatoş Erdoğan
Burak Soyer
Yayın Tarihi: 03.12.2025 , 00:24 Güncelleme Tarihi: 03.12.2025 , 00:23
Gazeteci Furkan Karabay, sosyal medya hesabından paylaştığı haberleri ve YouTube’da katıldığı bir programda söyledikleri nedeniyle geçtiğimiz 15 Mayıs’ta, doğum gününde tutuklanıp cezaevine kondu. Ancak ne tesadüf ki, Furkan hakkındaki iddianameyi hazırlayacak savcı 60 günlüğüne tatile çıktı. Furkan Karabay’ın soruşturmasındaki iddianame 114 gün sonra hazırlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun hazırladığı iddianamede, Furkan Karabay'ın katıldığı bir YouTube kanalındaki beyanları ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanı'na hakaret” ve “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme" suçlamasıyla cezalandırılması talep edildi. Ve bugün, haybeye tutuklanmasından 202 gün sonra hakim karşısına çıkan Furkan Karabay, “iddaa kuponu”na benzettiği iddianameyi yırtıp attı. Mahkeme, 4 yıl 3 ay hapis cezası istemiyle yargılanan Karabay’ın, tutuklu yattığı süre göz önünde bulundurularak tahliyesine karar verdi. Ancak savcılık tahliye kararına itiraz etti. 40 dakikalık aradan sonra esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Furkan Karabay hakkındaki tutuklamanın devamına ve “kamu görevlisine hakaret” suçundan da cezalandırılmasını istedi.
Neydi peki gerçekten Furkan Karabay’ın suçu? AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatının, Erdoğan’ın “zarar gördüğünü” belirtip davaya katılma isteği olabilir mi? Mis gibi de olur. Daha Fatih Altaylı’nın cezasını sindirememişken, gerçekleri kanıtlarıyla, belgeleriyle yazmaktan başka bir “suçu” olmayan bir adliye muhabirinin, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tahliyesine karşı çıkarak AKP iktidarı döneminde sayısını unuttuğumuz tutuklu, hakkında dava açılan, hapis yatan gazetecilere bir yenisi eklemeye çalışmak başka bir şekilde açıklanamaz çünkü.
Artık gırtlağımızı içine çökerten, bir yandan “terörsüz Türkiye” diyerek milletin aklıyla oynayıp Kürtlerin ağzına balın alasını çalarken diğer yandan kendinden olmayan istisnasız herkesi eşi benzeri görülmemiş bahanelerle “terörist” diye niteleyip, türlü şekillerde susturan Erdoğan, “gerçeklerden” zarar gördüğü için mi davaya katılmaya karar verdi ve ardından savcı, Furkan Karabay’ın tahliyesine itiraz ederek tutukluluğunun devamını istedi?
Eş kenarları birbiriyle eşit olmayan bir üçgene dönüşen Türkiye’de, o üçgenin en tepesindeki “ağalar” ve liderleri Erdoğan, yaşayan değil, hayatta kalmaya çalışan yurttaşların bu çabasına dahi göz dikerken, içten içe, onurlu bir şekilde mesleğini icra eden genç bir gazeteciden zarar görebilecek kadar “hassas” bir siyasetçiymiş meğerse. Kendisinin iki dudağından çıkacak tek bir kelimeyle, “rahatsız olduğu” birinin hayatını zamanında kararttığı gibi şimdi de karartabilecek yetkileri elinde bulunduran Erdoğan, meşruiyeti olmamasına rağmen hâlâ kendini bu ülkenin lideri olarak görüyorsa; kendi partisinin üyeleri de dâhil olmak üzere 85 milyon insanın üzerinden elini çekmelidir! Tamamen keyfi kararlarla, “bir sene yatsın da burnu sürtülsün” diye insanların hayatlarıyla bu kadar kolay oynamak hiçbir vicdana sığmaz ve sığmamalı ama bunu kaldıracak kadar vicdan yoksunu olanı da göreceğimiz varmış. Varmış da, sizin de “burnu sürtülsün” diye içeri attığınız insanların programlarında kullandıkları boş koltukların da sizi fena hâlde korkutası varmış. Onu da unutturmayız…
T24’ün düzenlediği ve 10 binden fazla kişinin katıldığı “Yılın Kelimesi” anketinde, “Gözaltına alınıyorum”un birinci, “Yarınsızlık”ın ikinci çıkması da haybeye değilmiş demek ki!
Editörün Notu: Başlıkta adı geçen Enes Hikmet Ermaner, davada gazeteci Furkan Karabay’ın avukatlığını üstlenmiştir.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.