Breadcrumb
İddianamesini yırtıp savunma yapmadı: Gazeteci Furkan Karabay tahliye edildi, savcılık itiraz etti
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 02.12.2025 , 14:04 Güncelleme Tarihi: 03.12.2025 , 00:46
Haberleri, sosyal medya paylaşımları ve sadece “gazetecilik” yaptığı için 201 gündür özgürlüğünden mahrum bırakılan gazeteci Furkan Karabay, bugün İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hakim karşısında.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturmalar ve "kent uzlaşısı" kapsamında yaptığı haberlerin "suç" sayıldığı bu dosyada, gazetecilik faaliyetinin kendisi yargılanıyor.
Aylarca iddianamesi dahi hazırlanmadan cezaevinde tutulan Karabay'ın davası, yargının basın üzerinde nasıl bir "sopaya" dönüştürüldüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor.
’20 yaşındaki çocukları tutuklayan mahkemelerde savunma yapmayı zûl sayarım’
Furkan Karabay için Çağlayan Adliyesi'nin koridorları ne yazık ki yabancı değil. Genç gazeteci, meslek hayatı boyunca defalarca gözaltına alındı, evi basıldı ve tutuklandı.
Karabay, şu an “terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef gösterme”, “kamu görevlisine hakaret” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarıyla tutuklu.
“Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasına konu olan suçlamanın sebebi Karabay’ın sağlık sorunları yaşayan tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat hakkında yazdığı paylaşımlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 15 yıl önceki sözlerini ve geçmişte cezaevinde hayatını kaybedenleri hatırlatmasıydı.
“Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme” suçlamasının gerekçesi, Karabay’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Can Tuncay’ın isim ve fotoğraflarını haberlerinde kullanması olmuştu.
15 Mayıs 2025'te, doğum gününde evine yapılan şafak baskınıyla gözaltına alındığında, savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği hakimlikte akıllara kazınan bir savunma yapmıştı:
Buraya üçüncü gelişim. İkisinde tutuklanarak çıktım, yine tutuklanacağım, umurumda değil. 20 yaşındaki çocukları tutuklayan mahkemelerde savunma yapmayı zûl sayarım.
Karabay bu sözlerin ardından "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme" gibi, artık gazetecileri susturmanın "standart" kılıfına uydurulan suçlamalarla tutuklanarak Silivri'deki (Marmara) Cezaevi'ne gönderildi.
Tahliye talepleri üç kez “kaçma ihtimali olduğu” iddiasıyla reddedildi.
Yolsuzluk iddialarının, soruşturmaların izini sürmüştü
Galatasaray Üniversitesi mezunu olan Furkan Karabay, Gerçek Gündem ve 10Haber gibi mecralarda yaptığı dosyalarla tanındı. Özellikle yolsuzluk iddiaları, yargı mensuplarının karıştığı şaibeli olaylar ve yerel yönetimlere dair soruşturmaları konu alan haberleri, iktidarın dikkatini ve öfkesini üzerine çekmesine yetti.
"Gurban" adlı kitabın da yazarı olan Karabay'ın cezaevindeyken yazdığı yeni öykü kitabı da yakında çıkacak.
Karabay tutuklanmadan önce serbest gazetecilik yapıyordu.
Bir 'gözdağı' kronolojisi: Gözaltılar ve beraatler
Karabay'ın adliye mesaisi, aslında iktidarın yargı pratiklerinin de bir kronolojisi niteliğinde.
Karabay, geçtiğimiz dönemde AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan ailesi tarafından açılan bir davada hapis cezası aldı. Erdoğan ve çocukları Bilal Erdoğan, Ahmet Burak Erdoğan ve Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Karabay’dan şikayetçi olmuştu. Mahkeme, gazeteci Karabay’a 2 yıl 1 ay hapis cezası vermişti.
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması ve belediyeye kayyım atanması ile ilgili yaptığı haberleri ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle 9 Kasım'da tutuklanmış 10 gün sonra tahliye edilmişti.
Karabay tutuklanmasına gerekçe gösterilen haberlerinde, tartışmalı kararların yargıçları Akın Gürlek ve Can Tuncay'ın geçmişinden bahsediyordu. İki ismin tanışıklığının Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudukları yıllara dayandığını söylüyor, bugüne dek pek çok "FETÖ" soruşturması yürüttüğünü belirttiği Tuncay’ın bir TSK mensubu hakkında hazırladığı tartışmalı iddianameyle ilgili detayları aktarıyordu.
Son tutuklamasının sebebi YouTube’da hazırladığı bir video ve sosyal medya paylaşımları.
Karabay tutuklandığı günden bu yana tutuklanma gerekçesi olan gazetecilik faaliyetini yapmayı içerden de sürdürüyor.
Bu tablo bize şunu gösteriyor: Ortada işlenmiş bir suç değil, cezalandırılmak istenen bir gazetecilik faaliyeti var.
Furkan savunma yapmadı: ‘Ben bu iddianameye karşı savunma yapmam, yırtarım’
Karabay'ın duruşması bugün İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
10.30 başlaması gereken duruşma 12.00’de başladı. Karabay, savunmasına Fatih Altaylı, Ercüment Akdeniz, Tayfun Kahraman ve İBB dosyasına ilişkin görüşleriyle başladı ancak hakim sözünü kesti, “Suçlamaya ilişkin savunma yap” dedi.
Karabay mahkemede savunma yapmayı reddetti ve iddianameyi yırttı.

Karabay şunları söyledi:
Son aylarda yapılan operasyonlarla birlikte, gazeteci Ercüment Akdeniz’i HDK ile yargılayan ve Fatih Altaylı’ya hükmen tutukluluk devamı veren İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ni, eksikliklerle ve maddi hatalarla dolu İBB iddianamesini kabul eden İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ni, Tayfun Kahraman hakkındaki AYM’nin hak ihlali kararını tanımayan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ni, öğrenciler ve gençler hakkında tutuklama kararı veren sulh ceza hakimliklerini, iddia kuponu doldurur gibi hakkımda suçlamalar yönelten iddianameyi kabul eden 25. Ağır Mahkemesi’ni protesto ediyorum.
Savunma yapmak için çıktığı kürsüde elindeki iddianameyi yırtarak “Ben bu iddianameye karşı savunma yapmam. Ben bu iddianameyi sadece yırtarım. Savunma yapmayı reddediyorum” dedi.
Önce tahliye, sonra itiraz
Savcı mütalaasını açıkladı, Furkan Karabay'ın tutukluluk halinin devamını ve ceza talep etti. Karabay, savcının mütalaasına karşı da savunma yapmayı reddetti. Avukatlarının savcının mütalaasına ilişkin savunmasının ardından karar için ara verildi.
4 yıl 3 ay hapis cezası alan Karabay hakkında tahliye kararı verildi.
Tahliyesine karar verilen gazeteci Furkan Karabay akşam saatlerinde Silivri'deki Marmara Cezaevi'nden çıktı. 201 gün sonra özgürlüğüne kavuşan Karabay'ı cezaevi çıkışında sevenleri, meslektaşları karşıladı.
Öte yandan 25. Ağır Ceza Mahkemesi savcısı, tahliye kararına itiraz etti.
Savcılığın itirazında şu ifadelere verildi: "Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, sanık hakkında hükmedilen toplam ceza miktarı dikkate alındığında sanık hakkında tutuklama kararı verilmesi itirazen talep olunur."
Ancak İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, karara itirazı reddetti. Şimdi savcılık 26. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gidecek.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.