Sayfa yolu
Eski MHP'li Belediye Başkanı'nın kızına yargı zırhı: Asıl mahkemeden kaçırıldı, talimatla ifade verdi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Fotoğraf: ANKA Haber Ajansı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 18.09.2026 , 15:22
Kastamonu'da 21 Ağustos 2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren 15 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı'nın ölümüne ilişkin davada yargılama süreci başladı. Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından davanın ilk duruşması 12 Kasım 2026 tarihinde saat 14.30'da Kastamonu'da görülecek.
Ancak sanık Fatma Nevra Vidinlioğlu, ikametgahını olaydan sonra Ankara’ya aldırdığı için Kastamonu'daki duruşmada SEGBİS ile ifade vermek yerine savunmasını talimatla bugün Ankara Adliyesi'nde verdi.
Adliye’ye Pehlivanlı ailesi, avukatları ve destek için yakınları geldi.
Sanık Vidinlioğlu’nun ifadesinin ardından Pehlivanlı ailesi ve yakınları adliye önünde basın açıklaması düzenledi. Esin Pehlivan, kızı Yağmur'a çarpan kişinin MHP'den Kastamonu eski dönem Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu'nun kızı Fatma Nevra Vidinlioğlu olduğunu belirtti.
'SEGBİS bağlantısı dahi istenmedi'
ANKA Haber Ajansı'nın haberine göre, Esin Pehlivan şunları söyledi:
Kızıma çarpan kişi MHP’den Kastamonu eski dönem Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu'nun kızı Fatma Nevra Vidinlioğlu’dur ve kendi avukattır. Esas mahkememiz 12 Kasım'da Kastamonu'da olmasına rağmen Kastamonu'ya davet edilmemiş, SEGBİS bağlantısı dahi istenmemiştir. Sadece bugün burada Ankara'da ifade mahkemesine gelip ifadesini vermesi istenmiştir.
'Bugün yine başka bir ifade verdi'
Vidinlioğlu'nun farklı tarihlerde verdiği ifadelere dikkat çeken Pehlivan, "Sanık, kızıma çarptığı gün verdiği ifade farklı bir ifade, 21 Ağustos 2025'te. Kızımın vefat ettiği gün, 24 Ağustos 2025'te verdiği ifade başka bir ifade. Bugün burada yine başka bir ifade verdi" diye konuştu.
Pehlivan, Vidinlioğlu'nun 24 Ağustos 2025'te verdiği ifadesinde hızının 45-55 kilometre arasında olduğunu söylediğini, bugün ise hızını hatırlamadığını ancak hız limitleri arasında olduğunu belirttiğini aktardı.
Vidinlioğlu'nun ön camın patladığını ve cam kırıkları nedeniyle kendisinin de kesildiğini, bu nedenle araçtan hemen çıkamadığını söylediğini belirten Pehlivan, "Neden arabadan çıkmadığını, neden ambulans gelene kadar, ki ambulans çok hızlı geliyor arkasında, ambulans gelene kadar inip bakmadığını, 'Neye çarptım ben?' diye merak etmediğini sorduğumda, 'Çünkü ön cam patladı, cam kırıkları bana da zarar verdi ki şoktan dizlerim tutmuyordu. O yüzden inemedim' dedi" ifadelerini kullandı.
Pehlivan, HTS kayıtlarına göre aynı dakikada telefon araması bulunduğunu belirterek, "Madem şok geçirdin, madem cam kırıkları vardı her tarafında, dizlerin tutmuyordu, 15.50.34'te ambulans geldi, park etti, inmeye başladılar, 15.50.34'te de arama var. İlk aklına gelen nasıl arama yapmak oldu?" diye sormak istediklerini ancak soramadıklarını söyledi.
'Başından sonuna kadar çok çelişkili şeyler var'
Pehlivan, davada başından sonuna kadar çok sayıda çelişki bulunduğunu belirterek, "Çok çelişkili şeyler var bu davada. Başından sonuna kadar. İlk andan itibaren düzgün bir kroki çizilmemiş. Olay yeri işaretlemesi düzgün yapılmamış. Kızıma nerede çarptığı, nereye kadar sürüklendiği işaretlenmemiş. Adli tıp raporu bile dosyada yok. Kızımın ölümünü de defalarca anlatmaktan çok yoruldum artık. Ama çok çelişkiler var" dedi.
Avukat Ulutaş: Hukuka aykırı oluşturulmuş bir iddianame
Pehlivanlı ailesinin avukatlarından Gökhan Işık Ulutaş da Ankara 91. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki işlemin dosyanın esas mahkemesi olmadığını belirtti ve şunları kaydetti:
Burada yapılan yargılama, daha doğrusu bizim taraf olduğumuz bu dosya Ankara 91. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir dosya değil. Bu dosya Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2026/417 esas numarasıyla görmüş olduğu, göreceği bir dosya. Ancak hukuka aykırı oluşturulmuş düzenlenmiş bir iddianame. Bu hukuka aykırı iddianamenin yine hukuka aykırı kabulü ve daha sonrasında Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin oluşturmuş olduğu yine hukuka aykırı bir tensip zaptıyla biz aslında bugün sanığı tırnak içinde söylüyorum ‘kovalayarak’ bir şekilde yakalayıp artık soracağımız soruları savunma açısından sormak zorunda kaldık. Yoksa biz buraya aslında savunmamızı yapmaya, beyanlarımızı vermeye gelmedik. Biz buraya bir tiyatronun parçası olmaya geldik. Sanık az önce beyanlarında çok çelişkili beyanlarda bulundu.
Pehlivanlı ailesinin diğer avukatı Hakan Marangoz ise sanığın ifadesinin alınmasıyla sınırlı bir işlem yapıldığını belirterek, "Sorularımızı istediğimiz gibi yöneltemedik. Zira buradaki mahkeme sanığın ifadesini almaya yönelikti sadece. Birkaç soru sorabildik ancak onu da zorlaya zorlaya" dedi.
Marangoz, "Dediğimiz gibi bir tiyatronun parçası olduk aslında biz burada. Buraya hiç gelinmemeliydi. Fakat bundan sonra gerçek mahkemesinde duruşma görülecek. O mahkemede de tekrar gündeme geçireceğimiz şeyler olacak" diye konuştu.
Baba Pehlivanlı: Dosyaya çok sayıda delil sunduk
Yağmur Pehlivanlı'nın babası doktor Alp Pehlivanlı ise dosyaya çok sayıda delil sunduklarını belirtti. Pehlivanlı, "Görüntüler var, mobeseler var, güvenlik kamera görüntüleri var. Hız tespitini elektronik ortamda yaptırdık. 15 yıl ben üniversitede acilde çalıştım. Travmayla hız ilişkilidir. Bununla ilgili Hacettepe Üniversitesi'nin raporu var. Bunları gönderiyoruz dosyaya" dedi.
Adli tıp uzmanlarına da çağrıda bulunan Pehlivanlı, "Bunu tekrar tekrar söylüyorum, adli tıpta çalışanlar lütfen bir dosyaya bakarken kendi çocuklarınızın resmini masanın üzerine koyun öyle bakın. Ankara böyle demiş, ilk bilirkişi bunu demiş diye raporu bağlayıp göndermeyin. Hayat söndürüyorsunuz. Bu şekilde devam eden dosyalar var. Adli tıpçılar dosyaları lütfen inceleyin, önceki raporların sonuç kısmına bakarak göndermesinler" ifadelerini kullandı.
Ne olmuştu?
Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı, 21 Ağustos 2025'te 15 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı'nın yaşamını yitirdiği trafik kazasına ilişkin iddianame hazırladı.
İddianamede, sürücü Fatma Nevra Vidinlioğlu'nun kavşak levhasını dikkate alarak hızını azaltması gerekirken bunu yapmadığı ve dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak Yağmur Pehlivanlı'nın ölümüne neden olduğu belirtildi. Vidinlioğlu hakkında "taksirle öldürme" suçundan kamu davası açılması ve cezalandırılması talep edildi.
Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında, 21 Ağustos 2025 tarihinde Fatma Nevra Vidinlioğlu'nun kullandığı araçla Akçaabat Kavşağı istikametine seyir halindeyken Şehitlik Anıtı Kavşağı mevkiinde yolun sol tarafından karşıya geçen Yağmur Pehlivanlı'ya çarptığı belirtildi.
İddianamede, kazada ağır yaralanan Pehlivanlı'nın Hacettepe Üniversitesi Hastanesine sevk edildiği ve tedavisi sırasında 24 Ağustos 2025'te hayatını kaybettiği aktarıldı. Ölü muayene tutanağında ölüm nedeninin "araç dışı trafik kazasına bağlı multitravma, subdural hematom, hayati fraktürler" olduğu kaydedildi.
İddianamede şüpheli Fatma Nevra Vidinlioğlu'nun ifadesine de yer verildi. Vidinlioğlu, olay günü babasının üzerine kayıtlı araçla çarşı istikametine seyir halinde olduğunu, kavşaktan geçeceği için hızını azalttığını, sağ şeritte dolmuş gördüğü için hızını daha da azaltarak sol şeritten ilerlediğini anlattı. Vidinlioğlu, aracını kullanmaya devam ederken orta refüjdeki uzun ağaçların arasından çıkan bir kişinin bacağını ve elini gördüğünü, bu sırada hem frene hem de kornaya bastığını, sağa doğru manevra yaptığı sırada kişiye çarptığını belirterek olayda kusuru olmadığını savundu.
Görgü tanıkları aracın hızlı olduğunu aktarmıştı
İddianamede yer verilen bilgi sahibi beyanlarında, kazaya ilişkin farklı tanık anlatımlarına yer verildi. Habibe Parlak, durakta otobüs beklediği sırada çarşı istikametine açık renkli bir aracın hızlı şekilde geldiğini, aracın önünden geçmesinin ardından bir ses duyduğunu ve sesin geldiği yöne baktığında bir kızın havada takla attığını söyledi. İbrahim İpek ise özel halk otobüsünde şoför olarak çalıştığını, olayın olduğu saat aralığında sağlık ocağı durağında yolcu almak için durduğu sırada çarpma sesi duyduğunu, baktığında havada takla atan bir kız çocuğu ve beyaz renkli aracı gördüğünü ifade etti. Osman Kocabıyık da olay günü aracıyla Ankara istikametine seyir halindeyken Yağmur Pehlivanlı'nın karşıya geçtiğini gördüğünü, birkaç adım attıktan sonra beyaz renkli aracın sol çamurluk kısmına çarptığını, Pehlivanlı'nın kafasını aracın ön camına vurduktan sonra havada takla attığını belirtti. Kocabıyık, olay sırasında sürücünün araçtan inmediğini ve fren sesi duymadığını söyledi.
Görüntü izleme tutanaklarında ise Yağmur Pehlivanlı'nın koşarak yolun karşısına geçmeye başladığının, Fatma Nevra Vidinlioğlu'nun kullandığı araçla olay yeri istikametine gittiğinin ve kazanın meydana gelmesiyle Pehlivanlı'nın havaya fırlayıp yere düştüğünün belirtildiği aktarıldı.
İddianamede ayrıca olay sırasında şüphelinin alkolsüz olduğu, BTK kayıtlarında kaza saatinde telefon görüşmesi ya da mesajlaşma işlemi yapmadığının görüldüğü kaydedildi.
Önceki raporlarda sürücü kusursuz bulundu
İddianamede, 21 Ağustos 2025 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, 23 Ağustos 2025 tarihli bilirkişi raporu, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 3 Ekim 2025 tarihli raporu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 3 Mart 2026 tarihli raporunda sürücü Fatma Nevra Vidinlioğlu'nun kusursuz, Yağmur Pehlivanlı'nın ise kusurlu olduğunun belirtildiği aktarıldı. Ancak İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 30 Nisan 2026 tarihli ek raporunda, olay yerinin gerisinde "Ana yol-Tali yol" kavşak levhasının bulunup bulunmadığına göre iki ayrı değerlendirme yapıldığı belirtildi. Raporda, söz konusu levhanın bulunmadığının kabulü halinde sürücü Vidinlioğlu'nun atfı kabil kusurunun bulunmadığı, Yağmur Pehlivanlı'nın ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmekle asli kusurlu olduğu ifade edildi.
Levhanın bulunduğunun kabulü halinde ise Vidinlioğlu'nun kavşağa yaklaşırken hızını azaltması gerekirken bunu yapmadığı ve dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmekle "alt düzeyde tali kusurlu" olduğu, Yağmur Pehlivanlı'nın ise "asli kusurlu" olduğu belirtildi.
Savcılık: Hızını azaltmadığı sabit
İddianamenin değerlendirme bölümünde, olay yerinin gerisinde seyir yönüne hitaben "ana yol-tali yol" kavşak levhası bulunduğu halde şüphelinin aracıyla seyir halindeyken bu levhayı dikkate almayarak kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığının dosyada toplanan delillerle sabit olduğu belirtildi. Savcılık, 30 Nisan 2026 tarihli ek rapor ile şüphelinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, Vidinlioğlu'nun trafikte dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak aracıyla Yağmur Pehlivanlı'ya çarpmak suretiyle ölümüne neden olduğunu ve "taksirle öldürme" suçunu işlediğine dair kamu davası açılması için yeterli delil elde edildiğini değerlendirdi. İddianamede, şüphelinin TCK'nın 85/1 ve 53/6'ncı maddeleri uyarınca cezalandırılması, ayrıca TCK'nın 53/6'ncı maddesi uyarınca hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin şüpheliden tahsil edilmesi talep edildi.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.