Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ertuğrul Özkök gezi masrafıyla ilgili Sabah gazetesiyle yaşadığı diyaloğu paylaştı

Ertuğrul Özkök, Ekrem İmamoğlu'nun düzenlediği geziye ilişkin Sabah gazetesiyle yaşadığı diyaloğu aktardı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 06.05.2022 , 12:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Ertuğrul Özkök, Ekrem İmamoğlu'nun düzenlediği Karadeniz gezisine katılan isimlerden biri olmuştu.

Özkök gezi sonrası yaşanan tartışmalara dair Sabah gazetesiyle yaşadığı diyaloğu aktardı:

geziye ilişkin Sabah gazetesiyle yaşadığı diyaloğu aktardı.

Dün öğle saatlerinde Sabah gazetesinden bir muhabir arkadaşımız aradı.
Muhabir arkadaşımızın adını vermiyorum çünkü çok iyi biliyorum ki, bu olay onunla ilgili değil. O nedenle onun adının ilerde böyle bir şeyle anılmasını istemem. Ona haksızlık olur.
Şahidim, o gazeteci olarak gerekeni yaptı.

Havaalanına girerken sorulan ilk soru
Bana şu soruyu sordu: “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Karadeniz gezisine nasıl davet edildiniz?”
Tam o sırada Bodrum’a gitmek üzere havalimanına giriyordum, cevap veremedim.

İlk soruya verdiği yazılı cevap ise şuydu
Biraz sonra yazılı olarak şu cevabı verdim:
“Geçmişte Sayın Erdoğan başbakan olarak beni Amerika gezisine nasıl davet ettiyse; Başbakanlığı döneminde yerel seçim için İzmir’e özel uçakla giderken nasıl davet ettiyse, pandemiden önceki 29 Ekim’de Külliye’ye nasıl davet ettiyse; Atatürk Kültür Merkezi’nin açılışına nasıl davet edildiysem; Kültür ve Turizm Bakanı çeşitli gezilerine nasıl davet ettiyse; son yerel seçimde AKP’nin İstanbul, Ankara, İzmir büyükşehir belediye başkan adayları nasıl davet ettiyse, Beyoğlu Belediyesi'nin son iki başkanı birçok yemek ve törenine nasıl davet ettiyse aynen öyle davet edildim. Yani şöyle oldu: “Belediyenin basın bürosundan aradılar davet ettiler ben de bir gazetecilik fırsatı olarak görüp kabul ettim.”

Biraz sonra asıl soru geliyor
Biraz sonra yazılı olarak şu soru geldi:
“Gezinin masraflarını kim karşıladı?”
Ben de şunu yazdım:
“Geçmişte ve bugün bakanların, AKP’li belediye başkanlarının özel uçaklarla seçim bölgelerine, yurtdışına yaptığı çeşitli gezilere katılan gazetecilerin masraflarını kimin karşıladığını sorarsanız, sorduğunuz sorunun cevabını öğrenip seve seve size cevabını veririm.”

Onlara da sorarız ama şimdi size soruyoruz
Muhabir arkadaşımız buna kaşılık şunu yazdı:
“Onlarda da sorarız ama şimdi size soruyoruz.”
Cevabım şu oldu:
“Ama bugüne kadar sormadınız. Üstelik sormak o kadar zor değil, hemen öğrenebilirsiniz. Yapacağınız iş, gazetenizin binasında bir kat çıkıp üst kattaki yöneticilerine köşe yazarlarınıza sormak. Hemen sorun cevabını alın, ben de hemen sorup cevabını alır size veririm.”
Muhabir arkadaşımız “Ama onlar devlet görevi yapıyor. Siz soruma cevap vermiyorsunuz” deyince ben de şunu yazdım:
“Hayır cevabını öğrenip vereceğim ama sıramı bekliyorum. Önce ilk gezilere giden cevap verecek, sonra son giden. Siz bunu yapın, ben de sorup öğreneyim. Böylece Türkiye’de hem siyaset hem yerel yönetimler için çok faydalı bir tartışmayı başlatırız.”

Yazışma bu, gazetede çıkan haber ise şu
Evet muhabir arkadaşımızla aramızda geçen yazışma aynen böyleydi.
Peki ertesi gün Sabah gazetesi ve internet sitesinde çıkan haber neydi:
Başlığı şu:
“İmamoğlu’nun Karadeniz gezisinin faturası Ertuğrul Özkök’e çıktı.”
Başlıktaki ironiye farkettiniz mi? İyi de fatura bana çıktıysa mantıken hesabı ödeyen de ben olmuyor muyum?
Neyse fazla ısrar etmeyeyim. O başlığı atan irade şimdi bunu da ciddiye alıp başlık yapar
O başlığın altında verilen haber de şundan ibaretti:
“Ertuğrul Özkök: İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin basın bürosundan davet ettiler.”
Altında da şöyle bir cümle:
“Ertuğrul Özkök ısrarlı sorularımıza cevap vermedi.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.